10/10
·168 syf.··
2025 9. kitabı
·
31 günde okudu
·
Okunma: 18 Eylül 2025 21:45
"Müslüman çağın gözüyle İslam'a bakmaz;İslam'ın gözüyle çağa bakar." Bu kitap Rasim Özdenören'in okuduğum ilk kitabı ve bu kitaptan sonra bütün kitaplarını okumaya karar verdim. Yazarın dili oldukça ağır olmasına rağmen müslümanların dünyaya hangi pencereden baktığını sorgulatan bir kitap. Özdenören'e göre asıl sorun Müslümanların İslam'a batılı kafa yapısıyla bakmasıdır. Ve önemli olan İslam hakkında bilgi sahibi olmak değil müslümanca düşünebilmektir. Çoğu Müslümanın yaptığı hata batılı kafa yapısıyla hayata bakarak kafalarında binlerce soru işaretine yer açmaktır.Tam da bu noktada bu kitap ile birlikte nasıl Müslümanca düşünmemiz gerektiğini ve bu çağa İslam'ın gözüyle nasıl bakmamız gerektiğini öğreniyoruz. Bu kitap bende çok şey değiştirdi. Aklımdaki birçok soru işaretine cevap bulabildiğim ve çok etkilendiğim bir kitap oldu. Bu kitabı okuduktan sonra hayata daha farklı bir pencereden bakacaksınız. Bu kitap bir reçete değil bir bakış açısı kazandıracak sizlere.. Keyifli okumalar
1000Kitap
Müslümanca Düşünme Üzerine DenemelerRasim Özdenören · İz Yayınları · 202110,4bin okunma
10/10
·148 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
MÜSLÜMANCA DÜŞÜNME ÜZERİNE NOTLAR Dünya toplumlarını bir bütün olarak düşündüğümüzde bir kısmın açlık ve yoksulluk pençesinde ölürken diğer bir kısmın da israf ekonomisiyle heva ve zevk havuzunda yüzdüğü görülür. Bu durumda bir hata olduğunu fark etmek için uzmanlaşmaya gerek yoktur. Müslüman toplumlarda da benzer görüntüler ortaya çıktığında asıl problemin Müslümanca düşünmek üzerine olduğu fark edilecektir. Dil ile Müslüman olduğunu ikrar eden toplumlar, temelde açlık korkusu taşımakta bu da onu Allah'a teslimiyetten uzaklaştırmaktadır. Toplumlar bireyselleştirilmekte, hasbilik ortadan kaldırılmakta ve çıkar ilişkileri kurulmaktadır. Bireyselleşen toplumda insanlar, "bilimsel şablonlar"ı parçalamadan Müslümanca yaşama kavuşamamaktadır. İnsan, kendi ürettiği teknolojinin karşısında hissettiği acziyet ile ya ürünü tanrısallaştırmakta ya da kendisini yaratıcı konumuna yükseltmektedir. Kavramların birer parola ve şifre halinde geldiği kaygan, kaypak zeminde insanlar, itiraz etme hakkından yoksun bırakılmaktadır. Çünkü bir kavramın karşılığı bir toplumda başkayken başka bir toplumda bambaşka anlamlara gelebilmektedir. Böylece kavram kargaşası, insanları bitmek bilmeyen tartışmalara itmekte ve tek hakikatin önüne perde olmaktadır. İslam'a müsteşrik gözüyle bakıldığında, İslâmî olmayan ürünlerin sonunda yaşanan problemlerin çözümü İslâmî çerçevede aranmaya kalkışılmaktadır. Hâlbuki İslâmî olmayanın çözümünü İslam'da aramak sahici değildir. (Ticarette taksit örneği) İslam, zamana ve mekana göre değişim göstermez. Karmaşıklaşan hayat düzeninde yetersiz de kalmamıştır. İslam'ı saf ve yalın bir şekilde yeniden, sıfırdan anlamak için çaba sarfedilmelidir. İçerisine sızmaya çalışan batılı ideolojilerden ve onların getirdiği handikaplardan arındırarak çözüm arayışına
Müslümanca Düşünme Üzerine DenemelerRasim Özdenören · İz Yayınları · 202110,4bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Puan vermedi·704 syf.·
2026 15. kitabı
Öncelikle böyle seriyi bizlerle buluşturdukları için İnci Enginün ve Zeynep Kerman'a teşekkür etmek gerekiyor. Halit Ziya'dan Mehmet Rauf'a, Hüseyin Rahmi'den Ahmet Rasim'e, Emine Semiye'den Halide Nusret Zorlutuna'ya kadar birçok yazar; komediden dramaya, olay tarzından durum tarzına kadar birçok çeşitli hikaye barındıran, her okuyanın kendinden bir şeyler bulacağı eser olmuş. Kitabı sipariş ederken hikaye metinlerinin incelemesi olduğunu zannediyordum fakat okumaya başlayınca ilk hikaye örneklerinden Cumhuriyet dönemine kadar yazılmış hikayelerin derlemesi olduğunu gördüm. Ziyanı yok, hem yazar hem de hikaye çeşitliliği açısından oldukça kapsamlı eser okumuş oldum. Hem hikayeciliğimiz hakkında hem de yazarlarımızın yazarlıkları hakkında genel bilgi edinmek için tavsiye niteliğindedir. Bir noktaya değinmek gerekiyor. Mehmet Rauf, 'Küçük Kumral' adlı hikayesinde "henüz on bir, on iki yaşlarında" (s. 264) çocuğa tutulmuş, "kendimi onun sevgilisi, nişanlısı, zevci görüyordum." (s. 267) diyen birinin hikayesini işliyor. Demek ki bugün olsa mangalda kül bırakılmayan konu, geçmişte edebiyattan sayılıp kimsede rahatsızlık uyandırmıyormuş ve itirazsız/engelsiz yayınlanabiliyormuş. Bir de diğer taraftan bakalım: Oyunla meşgul olması, hayatın tadına varması gereken çocuk geçmişten günümüze kadar, ister yaşlıyla ister kendisi gibi çocukla evlendirilerek hayatının hep bir yönü eksik olarak yetişiyor, beşikte evlendiriliyor, çocuk olmadan yetişkinliğe adım atıyormuş. (çocuk olmadan yetişkin olunur mu/olunmalı mı sorgulamak gerekir) * Bu biçare işte o zaman anladı ki dünyaya bedbaht olmak için gelmişti! (s. 133) * Fakat bu hayatavakf-ı eyyam edip mesut olanlar olduğunu düşünerek asıl sebeb-i felaketinin herkes gibi olmadığından ibaret bulunduğunu düşündü ve başını eğerek itiraf
Yeni Türk Edebiyatı MetinleriZeynep Kerman · Dergah Yayınları · 20114 okunma
Gül Yetiştiren Adamın Bahçesi
10/10
·152 syf.·
2026 143. kitabı
Bu kitap çoğu kişiye hitap etmeyeceği düşünülmektedir. Lakin hayır. Herkese hitap ediyor. Nasıl mı? Anlatayım. Öncelikle bu kitabın fizikisi baskısı elime ulaşana kadar okumayacaktım lakin ramazan ayında sövemediğim kargocular sağ olsun 1 aydır getirmediği için bitirip incelemesini yapmaya karar verdim. Bu yüzden yeterince alıntılar yapamadığım için biraz kısıtlı olacaktır. Giriş 2 farklı bakış açısı ile iki farklı karakterin hayatından kesitler yer almaktadır. İlkin değişen rejimle birlikte değişimden korkan ve bu yüzden 50 yıl boyunca kendini eve kapatan, bahçesinde gül yetiştiren adam ile. Batının rengine tutulmuş, o parti benim şu parti benim diye koşan seküler bir kadına aşık olan adamı konu alır. Kültürel yozlaşma, Doğu-Batı çatışması ve köklerinden kopan toplum yapısına yönelik bireysel direniş işlenmektedir. Gül yetiştiren adam, yeni düzeni (kılık kıyafet, yaşam tarzı) benimsemeyerek kendisini gül yetiştirmeye ve ibadete adayarak sessiz bir protesto gerçekleştirir. Hatta fötr şapka görünce aklını yitirmektedir. Sitare... Gül Yetiştiren Adam kitabında Sitare, geleneksel değerlerin yitirildiği, Batılılaşmanın yanlış anlaşıldığı bir modernleşme sürecinin yarattığı boşluğu, mutsuzluğu ve yozlaşmayı temsil eden karakterdi rahmetli. Tamamen boş bir hayat sürdü. Zavallı Satire... Rasim Özdenören Sitare karakteri üzerinden toplumsal değişimin birey üzerindeki olumsuz etkilerini ve gelenekle bağın kopmasının getirdiği psikolojik yıkımı anlatır bizlere. Gül yetiştiren adamın aksine (geleneksel, manevi değerleri savunan) zıttı olarak, Batılılaşmış hayat tarzının getirdiği bunalımı yaşayan "modern kadın" tipini temsil eder. Karmakarışık bir hüzündür Satire... kendisine az sövmedim ama ne yapalım. Romanın sonunda modern yaşamın getirdiği içsel boşluğa ve mutsuzluğa dayanamayarak
İnceleme
Gül Yetiştiren AdamRasim Özdenören · İz Yayıncılık · 202121,7bin okunma
Milli ve Manevi Mücadele
8/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 12 Mart 2026 15:24
"Tarafımdan oluşturulmuş bu yorumun tüm hakları kitapyurdu.com'a aittir." Rasim Özdenören’in Gül Yetiştiren Adam adlı eseri 1979 yılında, Türkiye’de sosyal ve siyasi hayatın fazlasıyla hareketli ve gergin olduğu bir dönemde yayımlanmıştır. Bu dönemde şehirleşme ve modernleşme toplumsal hayatı hızlı ve derinden etkilemektedir. Roman, modernleşmenin toplum üzerindeki etkilerini iki farklı hikâye üzerinden aktarırken, yazarın geleneksel ve millî değerlerden yaşanan kopuş karşısında duyduğu endişe açıkça hissedilmektedir. Bu romanda iki farklı hikâye var ancak beni asıl etkileyen ve duygulandıran kısım milli mücadele döneminde savaşan ve daha sonra yaşadığı duygusal çöküntü nedeniyle hiç dışarıya çıkmayan ve sadece evinde gül yetiştirmekle meşgul olan adamın hikâyesi oldu. Uğruna savaşılan ve binlerce vatan evladının şehit olmasıyla kazanılan milli mücadelenin sonucunda toplumdaki manevi işgali görünce, toplumu protesto eden ve bilinçli yalnızlığı tercih eden bir adamın topluma ve sosyal hayata dair eleştirisinin çok iyi aktarıldığı düşünüyorum. Karakterin gül yetiştirmesi, dışarıya hiç çıkmaması ve yalnızlığı seçmesi içinde bulunduğu duygu durumunu bize çok iyi yansıtıyor. Maneviyata yönelen, modernleşmeye karşı bir tepki olarak yalnızlığı seçen karakterimiz gül yetiştirerek manevi ve milli değerlerimizin saflığını ve güzelliğini anlatmak istiyor. Üstelik yazar aslında modernleşmeye karşı çıkmamaktadır. Sadece bireyin ahlaki bir duruş sergilemesinin ve geleneksel değerleri muhafaza etmesinin önemini vurgulamak istemektedir. Diğer hikâyemiz ise modernleşen bu hayat içerisinde anlatılmak istenen bu geleneksel değerlerden uzaklaşan bir arkadaş grubu arasındaki ilişkiyi anlatıyor. Bu hikâye, sözde modern yaşam tarzının bireyler üzerindeki etkilerini oldukça çarpıcı bir
Edebiyat
Gül Yetiştiren AdamRasim Özdenören · İz Yayıncılık · 202121,7bin okunma
Puan vermedi·213 syf.··
2026 2. kitabı
Rasim Özdenören & Kafa Karıştıran Kelimeler Kitap benimle yaşıt 1987 model. Lakin söylemleri ilginç bir şekilde bugünü yansıtıyor Rasim Özdenören'in kalemini sevdim. Lafı dolandırmadan yalınkat bir şekilde ifade etmiş. Kavramlar üzerinde duruyor ama uzun uzadıya bir sürü kavram değil bilhassa İslami kavramların batılılaşma süreciyle birlikte nasıl dezenformasyona uğradığıyla ilgileniyor. Bu bakımdan oldukça mühim ve dikkat çekici. Okurken ciddi bir aydınlanma yaşıyorsunuz. Ve elbette kullandığınız kelimelerin künhüne vakıf olunca daha seçici olmaya başlıyorsunuz. Dolayısıyla temelde birşey kazandırıyor yazar bizlere; islami kavramların hatalı kullanımlarından doğan zihinsel sapmaları ancak farkındalıkla ele aldığımız vakit biz, biz oluyoruz. Öteki türlü bize dayatılan tanımları kabul ettiğimiz vakit istikametimizi şaşırmamız olası. Misal ben seneler önce kullandığım bir kavramın ne kadar yanlış olduğunu öğrendiğim vakit okuduğum, dinlediğim, izlediğim herşeyde ifadelere takılır oldum. Manasını bilmediğim kavramlara ifadelere mutlaka bakarım. Bu aydınlanmayı bana sağlayan "idol" kelimesi oldu. Yalın haliyle bu kelime "put" anlamında. Yani birine sen benim idolümsün dediğimiz vakit sana tapıyorum manasına geliyor malesef. Kitabın girisinde yazan şu cümle amacını özetliyor: "Kitapta felsefeden sosyolojiye, tarihe, siyasete uzanan bir alan içinde kullanılan ve gündelik dilimizde su veya bu anlamda yer tutmuş çeşitli kelimelere değinilmiştir. Kitabın dışında kalan daha pek çok kafa karıştırıcı kelime bulunduğunu biliyoruz. Ne var ki, okuyucunun kitaptaki örneklemelerden kalkarak burada ele alınmayan kelimeler üzerinde de irdelemeler yapabileceğini umuyoruz." ALINTILAR *** İslâm'a yabancı olan Batı kültürünün benimsenme çabaları, yer almaktadır. Bir yandan İslâm' dan
Kafa Karıştıran KelimelerRasim Özdenören · İz Yayıncılık · 20231,936 okunma