Nüşabə Astanlı

Nüşabə Astanlı
@a_nushabe
Bir yaşantıyı tam bitirmeli. Hiç iz kalmamalı ondan. Yeni yaşantılar için. Yeni yaşantılar için. Bunu önceden bilseydim, yaşantı milyoneri olmuştum. Ha-ha.
Sayfa 65·Kitabı okudu
Alıntı
Hələ indiyə kimi xalq bir şeyi başa düşmürdü. İndiyə kimi xalq deyirdi: mərhəba, Əbdüləzimin oğlanlarına! Maşallah, biri Peterburqda elm təhsil alıb, biri İstanbulda, biri Nəcəfül-Əşrəfdə... Üçü də, maşallah, oxuyub alim olub. Amma bundan sonra ağızlarda söylənəcək ki, haman üç alimlərin biri (Mirzə Məhəmmədəliyə işarə edir) xüsuf-küsuf duası yazır; biri (Səməd Vahidə baxır) məfailün-fəlaitün, biri də... (özünə baxır), vallah, mən özüm də heç başa düşmürəm ki, nəçiyəm.
Sayfa 61·Kitabı okudu
Edebiyat
Acı çekmek ne demekmiş asıl şimdi anlıyordum. Acı çekmek bayılanadek dayak yemek değildi. Ayaktaki cam kesiğine eczanede dikiş attırmak değildi. Asıl acı kalbi baştan aşağı sancılara boğan, insana sırrını kimselere anlatmadan ölmeyi arzulatan bir şeydi. Kolları, başı hep dermansız bırakan, yastıkta öbür yana dönme isteğini bile söndüren bir şey...
Sayfa 169·Kitabı okudu
Alıntı
Oysa, bazı insanlar vardır; en çamurlu yerlerden bile kolalı beyaz gömleklerini ve açık renk pantalonlarını kirletmeden çıkarlar. Böyle adamlar hayatta başarıya ulaşırlar, Olric.
Sayfa 572·Kitabı okudu
Alıntı
Hayır, ne kadar alçalmış olursam olayım, ben bir dinsiz değilim ve Tanrı şahidim olsun ki ona inanıyorum. Ama bu ihtiyar ne dedi bana? Hissedilecek, duygulandıracak, ağlatacak, ruhu yerinden sökecek, kalbinden kopup benimkine gelen, ondan bana geçecek hiçbir şey. Aksine, muğlak, vurgunsuz, her şeye ve herkese uygulanabilir;derinliğe gereksinim duyduğu yerde abartılı, abartısız olması gerektiği yerde sıradan; bir nevi duygusal vaaz ve dini bir ağıt. Oraya buraya serpiştirilen Latince bir kaç alıntı. Aziz Augustinus, Aziz Gregorius falan, ne bileyim. Sonra zaten yirmi kez ezbere anlattığı bir dersi anlatır, ezbere bildiğinden hafızasında aşınmaya yüz tutmuş bir konunun üzerinden yeniden geçer gibiydi. Gözlerinde tek bir ifade, sesinde tek bir vurgu, ellerinde tek bir jest bile yok.
Sayfa 132·Kitabı okudu
Alıntı