Puan vermedi·264 syf.··
2026 1. kitabı
Belki bayram ve olduğum için aile üzerine kısımları beni mahvetti. Kitap çok güzeldi okuyorsun düşünüyorsun merak ediyorsun. 2. kitabı deli gibi merak ediyorum. Baktım baskısı yokmuş galiba şehrimdeki kitapçıları gezicem söz vermiştim yeni kitap almamaya ama merak. Benim favori kitap tarzım sıra sıra farklı insanların gözünden hayatları gördüğümüz kitaplar o yüzden ayrıca sevdim. Ersinden nefret ediyorum hemde deli gibi Selda kızın sakın manita falan olma bu adamla. Bi de şeyi düşündüm eskiden insanlar evden çıkıyo ve sonrasınsa hiç bi şekilde iletişim kuramıyorsun bayıldım buna hayatımın bi dönemi denemek için çok heyecanlıyım. Başka düşündüklerimi hatırlamaya çalışıyorum ama çok şey düşündüm. Bazen insanlar gerçekten olması gerektiği için bi şeyler yapıyo karşıdakini sevdiği için değil ya da onunla vakit geçirmek istediği için değil bu bi tık korkunç. Ve bende çok sık ömrümünde ilk adımı atıcak cesareti gösterememekten korkuyorum bu bile ne kadar korkunç ayağa kalk ve yap ama olmuyor öyle imkanlar aaa. Ve son olarak Erol ve İzzet ben size bi gay fic yazarım djxnsjxjsbznz bu ikiliyi çok görmesekte ben aradaki çekime bayıldım. İzzete özel olarakta bayıldım. Ve Bünyemin umarım içini ferah tutar ve tüm sorunları çözersin.
Kapak KızıAyfer Tunç · Can Yayınları · 202013,7bin okunma
5/10
·392 syf.··
2026 28. kitabı
Merhabalarr <3 Uzun bir aradan sonra tiktokta görüp merakla başladığım Yarış benimle kitabının yorumuyla geldimm. Kitabı okuyan kişi çok eğlenceli olduğunu vs vs anlatmıştı. Bende rsden çıkaracak bir kitap ararken bir şans vereyim dedim ama daha da rsye soktu beni hahahahaha Başı güzel başlıyor. Başrol kızımız Stella mihrapta terk edildikten sonra acısını atlatmak için arkadaşının bekarlık partisine katılıyor ve burada Thomasla karşılaşıyor. Thomas ise F1 yarışçılarından biri ama hall tarafından sevilmeyen ve bu nefretten biraz kaçıp kafa dinlemek için partiye katılıyor. İkisi böyle tanışıyorlar ve kitabın neredeyse yarısı o tanıştıkları geceyi anlatıyor saatlerce vakit geçirip sarhoş olup evleniyorlar. Sahte evlilik klişesini sevdiğim için kitaba devam etti ama sonrası o kadar sıktı ki bitsin diye okumaya zorla devam ettiğim bir kitap oldu. Stella karakteri açıkçası ne istediğini bilmeyen bir yandan Thomas'a aşığım deyip diğer yanda aklı hala onu düğün günü terk edip giden kişi de kalmış gibiydi. Şahsen başrol değilde yan rol olsaydı hiç seveceğim bir karakter olmazdı. Thoması ise sevdim. Başından beri ne istediğini bilen ve bunu belirten kişiydi. Tjomas o kadar anlayışlı bir karakter ki Stella onu bırakıp eski sevgilisiyle konuşmaya gittiğinde bile tepki vermeyip saygı duydu ama bu bana fazla geldi jdidjfjdso Kız geri döndüğündeyde aaa döndün mü tamam kaldığımız yerden devam dedi djoejxidsksj Thomas'ın ailesinin Thomasa yaptığı şeye karşı daha fazla tepki olay bekliyordum ama o da geçiştirildi. Karakterler, hikaye çok yüzeysel yazılmıştı ve kitap o kadar çok tekarar aynı konuşmalara dönüyor ki bir yerde patlamasını falan bekledim ama asla o beklentiyi alamadım. Abartıldığı kadar eğlenceli bir kitap falan değil. Benim gibi yorumlara kanıp almak isteyen olursa diyorum
Yarış BenimleSimone Soltani · Artemis Yayınları · 202624 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
2/10
·408 syf.··
2026 9. kitabı
Bu kitap bir kişisel gelişim ya da psikoloji kitabı değil. Daha çok, yazarın kendi eğitimlerine mürid toplamak için yazdığı bir kitap. Yazarını ayakta alkışlıyorum. Beyaz yakalı modern insanın bağlanma açığını keşfedince, kendine seküler bir tarikat kurmuş, şeyhliğini ilan etmiş. “Aydınlatıyorum, dönüştürüyorum” ayağına müridlerinin paralarını cukkalıyor; para almadıklarına da çay demletiyor, ortalığı toplatıyor, getir götürünü yaptırıyor. Kitap boyunca aynı kavramlar dönüp duruyor: uyanmak, aydınlanmak, dönüşmek, değişim, olasılıklar, seçim… “Her şey senin seçimin”, “Anda ol”, “Anı yaşa”, “Bakış açını değiştir”, “Hiçbir şeyin seni üzmesine izin verme”, “Merkezine dön”, “Merkezleş”, “Gerçeği gör”, “Gerçekliğini yaşa”, “Affetmek”, “Anda kalmak”, “Aydınlanmak”, “Dönüşmek”, “Kendini bilmek”, “Kendi içine dönmek”, “Nefes, nefes, nefes…” Bunlar durmadan yineleniyor ama hiçbirinin altı tam doldurulmuyor. Mesela kendini bilmek için ne yapmalı? Aaa, tabii ki yazarın eğitimlerine katılmalısınız (!) İşin içine kuantum safsataları katılmış: sonsuz olasılıklar evreni, senin o evrenlerden seçim yaptığın gibi… Erkcan Özcan Hoca’ya yöneltilen “Hocam, kuantum fal mıdır?” sorusundan sonra yüzünün aldığı ifadeye benzer bir ifade kitap boyunca benim de yüzüme oturuyor. Bahsettiğim hocanın videolarından çıkardığım sonuç şu ki: Kuantum olasılığı, senin dileğinle seçilen bir menü değil; matematiksel olarak hesaplanan, deneylerle doğrulanan bir olasılık yapısıdır. Zar atınca 1–6 arası gelme olasılıkları vardır. Ama “Ben 6 frekansına girdim, ben tüm kalbimle 6’yı seçiyorum, aldım kabul ettim, 777 dedim, o yüzden 6 gelecek” diyemeyiz. Kitabın dediğine göre istediğin şeyleri kalbinden geçir, olması için ne gerekli sorularını sor; kalbinin titreşimleri doğru olasılıkların frekansını çekecek
SeyirPiraye · Mona Yayıncılık · 202115,2bin okunma
10/10
·183 syf.··
Beğendi
·
2026 6. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 09 Mayıs 2026 20:44
Psikiyatrist Engin Geçtan’ın kıymeti eseri İnsan Olmak… yazar avama hitap edecek öyle bir eser yazıyor ki sadece 200 sayfa olan bu kitapta kendiniz hakkında çok şey öğreniyorsunuz. Kitap boyunca “aaa bende buna sahibim” “bunun sebebi bu muymuş?” “demek … bana bu yüzden böyle yaptı.” gibi sözlerle okudum kitabı önceki sayfalara döne döne, güzelce hazmederek. Ancak insanın ruhuna hitap eden bu kitap öyle ki 40 yıl önce ilk baskısı çıkmış olmasına rağmen insan hala aynı insan ve yaşamının temelinde hep aynı şeyler var. İnsanların hisleri, zihinleri, fikirleri hep aynı çalışıyor, değişen tek şey olaylar ve insanlar… Çıkan sonuç hep aynı ama akıştaki insanlar ve buna sirayet eden olaylar her zaman farklı. Kısaca, insan insandır yani. Kitap ilk olarak ibn Haldun’un “coğrafya, kaderdir” sözünü referans alarak zannımca, birey ve toplum ilişkisini anlatıyor. İlk insanların doğayla mücadele etmek için toplumu oluşturması ancak bunun kendisine faydadan çok zararına değiniyor yazar. Doğadan özgürleşmek isterken insan, aslında kendini topluma bağımlı hale getirerek kendisine yabancı kılıyor. Bireyselleşmesine müsaade etmeyerek onu pasif bir konuma sokuyor, yaratıcılığına ve üretkenliğe adeta set çekiyor. Ta ki toplumlar imparatorluklara, imparatorluklar da refah devletlerine ulaştığında Maslow’un hiyerarşisindeki gibi ihtiyaçları bitiyor ve bu noktada insanın anlam arayışı, bunalımları ve yüzleşmekten korktuğu gerçekleri kalıyor. Toplumdan sonra insan, kaderini belirleyen en önemli zincirle baş başa kalıyor: anne ve baba. Toplumdan topluma ataerkillik ve anaerkillik yapısı değişse de bir bebeğin ilk yuvası ve hayatını temelde şekillendirecek olan şey annesi oluyor. Annenin en ufacık bir tavrı çocuğun ileride sevgi açlığına ve suçluluk psikolojisine sürüklenmesine sebep
İnsan OlmakEngin Geçtan · Metis Yayınları · 202533,5bin okunma
Felek tokatını hep bana mı saklar.
Puan vermedi·144 syf.··
2026 33. kitabı
·
15 saatte okudu
·
Okunma: 07 Mayıs 2026 23:11
Üstümden Trenler Geçti yaşanmış gerçek hikayelerden kurgulanmış. Aslında çevremizde bir çok insanın yaşadığı hatta bazılarının yaşadığını bile fark etmediği toksik ilişkiler üzerine kurulu. Bu ilişkiler sadece karşı cinsle yaşanan değil bazen ebeveyn ile bazen çocuklarla yaşanlar. Okurken bazen insan aaa bunu bende yaşıyorum diye bir an aydinlanma bile yaşadığı oluyor.
Üstümden Trenler GeçtiEbru Ertüreten · Müptela Yayınları · 202566 okunma
Cennetin dibinde, cehennemdeki çığlıkları duyabilirsiniz…
9/10
·251 syf.·
2026 46. kitabı
Öncelikle söyleyebilirim ki en az okuması kadar zor bir inceleme olacak. Ne kadar dilim döner bilmemekle beraber bu kitabın bende bıraktığı izler burda kalsın istediğim için yazacağım. Cennetin Dibi’nde , eğer konforlu bir okuma, edilgen bir aydınlanma bekliyorsanız çok beklersiniz. Çünkü gündüz bu sefer okuyucuya, Cehenneme Övgü’deki gibi şahane tespitlerini yapıp, ‘buyur okuyucum’ dememiş. Bu kitapta okuyucuya, bilgileri verip, konuya dair örneklerden bir tutam koyup, devamını okuyucunun tamamlamasını isteyerek okuyucuya, ‘gel okuyucum, bunları da bi araştır, şimdi bu bilgiler ışığında çıkarımını yap’ demiş resmen. Hal böyle olunca okuyucu da, ‘aaa bu böylemiymiş’ demiyor, ‘nasıl ya, bu nasıl olmuş’ diyerek başlıyor bir yolculuğa… Bir elimde kitap bir, elimde telefon önümde defter, okudum, araştırdım, not aldım. Kitabın yarısı kadar araştırma yapıp bilgi edinince haliyle zorlayıcı, farkındalığı yüksek ve aktif bir okuma oldu. Kitap arkası yazısından içerik bilgisini de vermiş olayım şuraya; Gündüz Vassaf Cennetin Dibi kitabıyla, bu sefer de bizi modern insanın sınır tanımayan eğlencelerinin dipsiz kuyularına indiriyor. Rüyaların satılıp hükümetlerin kiralandığı beldelerde Freud'un kuramlarını Amsterdam’da yaşama geçiren genelevlere uğruyor, Yunan adalarında özgürlüğün yepyeni yaşam biçimlerini hayata geçiren kolonilerle karşılaşıp Çin gizli servisinin içyüzünü açığa çıkarıyor, renk renk cenaze törenlerinde dinlerin özelleştirilme çabalarına tanık oluyorsunuz. Kitabı okurken bir sürü bilgiler de ediniyorsunuz. Ama bilgilendikçe yoğunlaşan bir soru işaretleri bulutunun altına girip sunulanların doğruluğundan da şüphe etmeye başlıyorsunuz. Ancak "Prenses Diana" gibi, bilimkurgu tadındaki kimi öykülerin "doğrulandığını" basın ve televizyonun fark etmesi de Cennetin Dibi'nin şaşırtıcı
1000Kitap
Cennetin DibiGündüz Vassaf · İletişim Yayınları · 20192,723 okunma