Puan vermedi·90 syf.··
2026 15. kitabı
Hepimiz peygamber efendimizin nasıl yediğini nasıl uyuduğunu evinde neler olduğunu aşağı yukarı biliriz ama iş uygulamaya gelince yok. O zamanla bu zaman aynı mı diye bir de kılıf hazırlarız. Sofralarımız firavun sofrası gibi envai çeşit yiyecekle doluyken, yumuşacık sıcacık yataklarda yatarken,giymediğimiz onca kıyafet dolap beklerken evimizin mobilyaları son modelken geniş geniş evlerde oturup arabalarla dolaşırken tatillerimizden eksik kalmazken,evlenirken en güzel en kaliteli eşyayı aldırırken,şu kadar altınım olsun kına gecem şurda yapılsın bir gecede on tane kıyafet değiştireyim ama nasıl alınırsa alınsın,evimde bişey eksik olmasın vs şu bu derken bir de peygamberimizle komşu olalım diye cenneti umarız.Yazdıklarım sadece devede kulak. Daha cinsiyet partisi yapılacak o doğacak kafe kapatılıp doğum günü partisi yapılacak eksik mi kalalım canım falanın kızı gelini nasıl yapıyor? Demi? Aaah ahh. Sırf israf Ben buraya nerden geldim ki kitabı tanıtacaktım ama bunları yazmışım
Yeme - İçme Adabıİmam Gazali · Ravza Yayınları · 2020280 okunma
10/10
·58 syf.··
Beğendi
·
2025 465. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 12 Eylül 2025 00:00
"SERSERİ GÖNLÜM DÖNDÜN MÜ? "Hayata dair Bir tarafım deniz Bir tarafım toprak. Masada sevdiğim kişiler Gelecek ve geçmiş. Dolunay merakta Aaah masada bende olsam. Sensiz masa olur mu? Masanın tacısın sen. Hayata dair sohbetler, bakışlar. Çocuk gülüşleri onda. Hayata dair." Kitap, aşk, özlem, yalnızlık, umut ve hayatın kırılgan yanlarını işlerken bizleri duygusal bir yolculuğa çıkarıyor. Yazarın şiirlerinde temel temalar, aşkın farklı halleri, özlemi, yalnızlığı ve hayatın küçük ama etkili detaylarını, insanın içsel yolculuğu, hayal kırıklıkları ve umut dolu anlar etrafında şekilleniyor. Özellikle aşkın hem coşkulu hem de acılı yanlarını işlemesi, şiirleri hem düşündürücü hem de hüzünlü kılıyor. Kitapta öne çıkan bir diğer unsur, bireyin kendi iç dünyasıyla yüzleşmesi. Şiirler, okuyucuya yalnızlık, özlem ve kayıplarla başa çıkma yollarını gösterirken, empati kurma duygusunu da geliştiriyor. Her bir şiir, bireyin kendi duygusal deneyimleriyle özdeşleşmesine olanak tanıyor. “Serseri Gönlüm Döndün mü”, aşkı romantik bir bakış açısıyla ele alırken aynı zamanda insan ilişkilerinin karmaşıklığını ve duygusal kırılganlıkları da anlatıyor. Kitapta yer alan şiirler, hem sevginin büyüsünü hem de kaybetmenin hüznünü aynı anda hissettirecek kadar etkileyici. Sadece aşkı değil; insan ilişkilerinin karmaşıklığını, kırılganlıkları ve duygusal yoğunluğu da ele alıyor. Bu eser, modern Türk şiirinde lirizm ve duygusal yoğunluk arayanlar için değerli bir kaynak. Şiirler, günlük yaşamın sıradan detaylarını ve insan ruhunun derinliklerini birleştirerek okuyucuya hem keyif hem de düşünce sunuyor. İçsel yolculuğa çıkmak isteyenler için Şiirin iyileştirici gücüne inananlar için Gündelik hayatın koşuşturmacasından sıyrılmak isteyenler için Anadolu'nun kültürel zenginliğini şiirsel bir dille
Edebiyat
Serseri Gönlüm Döndün Mü?Birsen Tankaya Dinç · YAY · 201512 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
10/10
·500 syf.··
2025 25. kitabı
#pandadiyorki Keşke//Kitap yorumu "Belki" ile tanışıp kalemine hayran kaldığım Sema hanım, şimdi de "Keşke" ile bambaşka bir yerden vurdu beni. Onu ve ideolojisini anladıkça iki eserde öyle büyük bir kıymet kazandı ki benim için. Keşke elimde sihirli bir değnek olsa da herkesin okumasını sağlayabilsem. Keşke. Bu sefer 1940-1970li yılların Türkiye'sini okuyoruz. Bir yandan Fikret'in cezaevinden yazdığı mektuplar ile 40li yıllardan itibaren ülkemizin içerisinde bulunduğu siyasi süreci, köy enstitülerinin kuruluşunu ve işleyişini öğreniyoruz. Bir yandan da 70li yıllarda bir hastane odasında, 203 numaralı odada iki kadını okuyoruz. Daha sonra yazarımızında söyleyeceği gibi 203 numaralı oda, Türkiye'nin küçük bir modeli adeta.Bu iki kadının o odada birbirine tutunuşlarını, Fatma'nın değişimini, Nedret'in bekleyişlerini okumak öyle duygudan duyguya sürüklüyor ki insanı. Hele bir de Fikret'in mektupları girmiyor mu araya ah aaah. O mektuplardan öğrendiklerim... Fikret anlattıkça köy enstitülerini, orada aldığı eğitimin kalitesini, çeşitliliğini, ben utandım elimdeki diplomalardan ben. Bizim şuan gittikçe eğitim kalitemiz düşer, derslerimiz, müfredatımız günden güne eksilirken, üniversiteden doğru düzgün bir meslek edinemeden mezun olurken o yıllarda verilen eğitimin kapsamı beni oyle şasırttı ki. Meslek edindirmeye yönelik müthiş bir emek. Matematiği, tarihi geçtim. Müzik aleti çalmak, tiyatrolar, okuma saatleri, dil, boyacılık, sıvacılık, dokuma, hayvancılık daha niceleri. O eğitimi, o bilgi birikimini almayı, orada bir talebe olarak bulunmayı öyle istedim ki. Tabii yine kendini bilmez bir kesimin cahilliğinden faydalananlar tarafından çıkarılan asılsız ve adi dedikodular sebebiyle bu kurum cok zor zamanlar geçirmiş. Bu kısımları okurken öyle büyük bir öfke hissettim ki
KeşkeSema Soykan · Alfa Yayınları · 20212,021 okunma
10/10
·576 syf.··
Beğendi
·
2025 35. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 04 Temmuz 2025 22:35
Demirciler Çarşısı Cinayeti Bitti. Destan tarzında, etkileyici, doğaya,hayvan sevgisine,insan ilişkilerine bol bol yer verilmiş. Yaşar Kemal in öyle kuvvetli ve etkileyici bir kalemi var ki romanlarında hangi bölgeyi hangi bölgenin coğrafyasını insanlarını anlatıyorsa oraya ilgi duymamak imkansız.. Derebeyi ağalarının birbirleriyle olan rekabetleri aralarındaki kan davaları, toprak be mal hırsları fakir köylü halka karşı baskı ve zorbalık ve zulümleri,Devletin kolluk kuvvetleri ve hükümet adamlarıyla kirli ilişkileri. Göçebe Türkmen boylarının iskanıyla bölgenin değişen durumu. Yaşar Kemal Çukurova'da Türkmen ve Kürtler'in içinde büyümüş bir kişi yeri geldiğinde bu iki asli halkı onure ediyor yeri geldiğinde eleştiriyor.Yazarda Biraz hayranlık derecesinde Türkmenleee ilgisi olduğunu hissediyorum (bu benim fikrim) Roma'da Derviş Bey ve Mustafa Bey adında iki Derebeyinin rekabeti, husumeti kan davası konu ediliyor. Romanı beğendim mi? Çok. Tavsiye edermıyım? Çok. Demirciler Çarşısı Cinayeti vedâ ederken her zamanki gibi kendimce romandan seçtiğim ana fikir alıntıyı paylaşıyorum.. "Aaaah," dedi derinden, "aaah." Ah çekişi ta ötelerden duyuldu. Acaba duymuşlar mıydı? Demirciler Çarşısı Cinayeti Yaşar Kemal sayfa 49 Yapı Kredi Yayınları...
Demirciler Çarşısı CinayetiYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 20193,336 okunma
8/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2025 27. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2025 17:50
Aaah Franz aaah. Sen ne yüce gönüllü, ne fedakar, nasıl mükemmel bir erkeksin. Koskoca 20 yıl bu beceriksiz, tembel, ruhsuz kadınla evli kalmayı sürdürmüşsün hem de hayat dolu, becerikli ve seksi eski nişanlını terk edere. Tam olarak kadın düşmanı erkekleri anlatan şahane bir monolog okudum, sonuna kadar okumaya dayanabilirseniz buyurunuz okuyunuz. Zira bazı bölümlerini okurken kitabı parçalamak isteyebilirsiniz. #evkadınlarseks #margitschreiner #avusturyaedebiyatı #roman #ayrılıküçlemesi2 #2025okuduklarimsedus
1000Kitap
Ev, Kadınlar, SeksMargit Schreiner · Yapı Kredi Yayınları · 2023741 okunma
Kelimelerini yitirmiş dargınlıklarla doluyum...
9/10
·312 syf.··
Beğendi
·
2025 10. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 20 Şubat 2025 15:28
Ah sevgili Halide, aaah Canfeda Konağı'nın duygunun her türlüsüne şahitlik etmiş duvarları! Anneden sevgi görmeden büyüyen çocukların mutlu olmayı bir türlü bilememesi gerçeği ve acısı... Olayları kitap boyunca rahmetli Halide ve Derviş Ali'nin ağzından dinliyoruz. Ne kadar rahmetli denebilir tabi ondan da emin değilim. Bir yandan lanetli sayılan bir konaktaki hayatlara, bir yandan da Osmanlı'nın son dönemlerinden sıcacık bir aşk hikayesine konuk oluyoruz. Handan Hanım ,Canfeda Konağı'nın büyükannesi, ve resme aşık Derviş Ali'nin hikayesine. Okurken dedim ki insan öldükten sonra gelip kendinden sonraki hayat akışını izleyebilmeli. Var mı böyle bir ihtimal dersiniz? Sevgili Halide hayatına son verdikten sonra hapsolduğu bu konaktan geçmişin hesaplaşmalarını izlerken, insan hayatın ne kadar da boş olduğunu düşünmeden edemiyor. Hemencecik bitti bu muhteşem yolculuk. Canım Tarık Tufan yepyeni alemlere kapı aralayıp, bizlere de bir bilet kessin diye beklemeye başladık tekrar. Tarık Tufan
Gece Açan ÇiçeklerTarık Tufan · Doğan Kitap · 20258,3bin okunma