Yüzünde çil gibi kara lekeler olan siyah kefiyeli bir adam ona durmasını emretti.
“Hey sen, kadın!”
“Kadın” sözcüğü, bir cam kıymığı gibi kulaklarını deldi. Yüzü kasıldı. Bu adam, herkesin geçebileceği bir yolda ne hakla ona durmasını emredip, sert bir tonla konuşabiliyordu?
Özgürlük ağır bir yüktür, ruhun yüklenmesi gereken büyük ve garip bir sorumluluk. Kolay değildir. Verilen bir armağan değil, yapılan bir seçimdir; bu seçim de zor bir seçim olabilir. Yol yukarıya, ışığa doğru çıkar; ama yüklü yolcu oraya hiçbir zaman varamayabilir.