Kendimi bildim bileli galiba şımarabilmek istedim, bu bana verilsin istedim. Öyle derin bir açlık ki mide kazınması gibi kalbimi kazıdı durdu. Başka şeye bakıp geri çekilemedim. Otuz sene kasap vitrini seyretmiş, lokma yiyememiş kedi gibi, otuz sene dünyayı seyrettim lokma yiyemeden, artık canım da bir şey istemiyor. Bazı şeyler düşünerek değil, üzülerek öğreniliyor.
Anladım ki ilelebet kiracı ve göçebe olarak yaşayacağım bu dünyada. Ancak sanılmasın ki mutsuzum! Hayatı hep sevdim aslında - ondan şikâyet ederken bile. Zaman zaman dibe vuracak gibi olsam da merakımı ve tutkumu yitirmedim. Yalnızdım, ama yalnız hissetmedim, çünkü uzakta da olsa beni okuyan ve anlayan insanların varlığını hissedebildim.