Puan vermedi·208 syf.··
2026 4085. kitabı
Kendimi oldukça rahatsız bir atmosferin içinde buldum. Hakan Günday zaten sert ve karanlık bir dünyayı anlatmayı seviyor ama bu kitapta o sertlik daha yoğun hissettirdi. Her şey biraz kirli, biraz boğucu ve fazlasıyla gerçekti. Karakterin yalnızlığı, öfkesi ve hayata karşı duyduğu yabancılık duygusu çok çarpıcıydı. Zargana fiziksel olarak zayıf bir figür gibi görünse de iç dünyası oldukça karmaşık ve sert. Onun gözünden dünyaya bakmak kolay değil; çünkü yazar okuyucuyu konfor alanında tutmuyor. Yer yer rahatsız ediyor, sorgulatıyor, hatta huzursuz ediyor. Kitabın dili akıcı ama aynı zamanda keskin. Bazı cümleler tokat gibi çarpıyor. Hakan Günday’ın o sivri ve yer yer alaycı üslubu burada da kendini hissettiriyor. Olaylardan çok karakterin iç dünyası ve sistemle olan çatışması ön planda. Okurken zaman zaman karamsarlık ağır bastı ama tam da bu yüzden etkileyici buldum. Çünkü anlatılanlar abartı gibi dursa da aslında toplumsal bir arka planı var. Güç, ezilme, dışlanma ve hayatta kalma çabası satır aralarında sürekli hissediliyor. Kolay bir kitap değil ama etkili bir kitap. Bitirdiğimde içimde hafif bir ağırlık kaldı. Hakan Günday’ın sert anlatımını sevenler için güçlü bir okuma; daha yumuşak hikâyeler arayanlara ise ağır gelebilir.
ZarganaHakan Günday · Doğan Kitap · 20259bin okunma
Yazarın daha önce hiçbir kitabını okumadığımı öncelikle belirteyim. Keşke bu kitapla tanışmasaydım diye devam edeyim. Yazılan dönem itibariyle her ne kadar hak versem de içeriği fazla karamsar - abartı derecede- buldum. Kitabı okumak istemedim ve uzun süre yarım bıraktım.
80 Yaş Zor Zamanlar GünlükleriOya Baydar · Can Yayınları · 202180 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·309 syf.··
2026 16. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 22:36
Miras,  konusu Norveç Hvaler'deki 2 adet kulübenin anne baba hayattayken 4 kardeşe paylastirilmak istenmesi. Bergljot, tiyatro yazari, dergi editörü . Abisi Bård ile ailenin dışlanan çocukları. Astrid ve Åsa ailenin sürekli yanında olan kızları. Yazar geçmiş ve gelecek arasinda gitgeller yaşıyor. Çocukluk ve gençlik travmaları hala peşini bırakmamış. Otoriter ve korku egemenligi kuran baba ile suçlayıcı , ajitasyon odaklı anne etkileri altında büyüdükten sonra ailesi ile ilişkisini tamamen kesmiş. Ta ki anne  abasi hayattayken miras konusu gündeme gelene kadar...  Görünen miras hikayesinin altında yıllardır  ailede sır olarak saklanan taciz ve şiddet hatıraları da gün yüzüne çıkıyor. Olaylar dönüşüyor,  etkisi ağırlaşıyor. Öğrenilmiş çaresizlik kavramının altinda baskı ve taciz  gördüğü ailesi ile kurduğu ilişkilerin , affetmek veya yüzleşmek arasinda hayatına devam edebilmeye çabalayan bir kadının hikayesi. Not:  Hvaler, Norveç'in güneydoğusundaki Østfold bölgesinde yer alan, yaklaşık 830 adadan oluşan bir takımada ve belediyedir. İsveç sınırına yakın bir konumda bulunur ve muhteşem doğasıyla ünlü Ytre Hvaler Milli Parkı'na ev sahipliği yapar. Bölge, özellikle yaz aylarında tekne turları, doğa yürüyüşleri ve sahil aktiviteleri için popüler bir destinasyondur.
MirasVigdis Hjorth · Siren Yayınları · 20216,5bin okunma
4/10
·64 syf.··
2026 166. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 09:30
Karşılıksız aşkın ve saplantılı bağlılığın insan hayatını nasıl şekillendirebildiğini etkileyici bir şekilde anlatan kısa ama yoğun bir roman. Özellikle mektup formatı sayesinde okur, kadın karakterin yıllar boyunca biriktirdiği duygulara doğrudan tanıklık ediyor. Bununla birlikte romandaki aşkın zaman zaman gerçekçilik sınırlarını zorlayacak kadar abartılı işlendiğini düşünüyorum. Kadının hayatının neredeyse tamamını, kendisini çoğu zaman hatırlamayan ve gerçek anlamda tanımayan bir adama adaması, romantik olmaktan çok saplantılı bir bağlılık hissi uyandırıyor. Bu durum bazı okurlar için büyük bir fedakârlık örneği olarak görülebilirken, bana göre karakterin bireyselliğini ve yaşamını gölgede bırakan aşırı bir tutku olarak öne çıkmış. ""Ayrıca anlatım sırasında sevilen adama hitap ederken kullanılan "Sana", "Seni", "Sevgilim", "Sen" gibi kelimelerin sürekli büyük harfle yazılması da dikkatimi çeken bir nokta oldu. Bu tercih muhtemelen kadının gözünde adamın ulaşılamaz ve neredeyse kutsal bir yere konulduğunu göstermek amacı taşıyor. Ancak bana göre bu vurgu bir süre sonra duyguyu güçlendirmekten çok gereksiz bir abartı hissi yaratıyor. Zaten metnin duygusal yoğunluğu oldukça yüksekken, bu tür yazım tercihleri anlatının doğallığını zaman zaman zedeliyor."" Yine de tüm eleştirilerime rağmen roman, insan psikolojisini ve tek taraflı sevginin yıkıcı etkilerini başarılı biçimde ele almış. Özellikle aşkın romantik yüzünden çok, insanı tüketebilen ve hayatını tek bir kişiye indirgemesine neden olabilen karanlık tarafını göstermesi açısından oldukça enteresan buldum..
Alıntı
Bilinmeyen Bir Kadının MektubuStefan Zweig · Kızıl Panda Yayınları · 2021266,4bin okunma
Puan vermedi·576 syf.··
2026 15. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 29 Mayıs 2026 16:38
Gökçen serisi beni gerçekten saran bir kitaptı. Bir kaç kişinin olumsuz yorumlarını okumama rağmen beni sardı diyebilirim. Kitaptaki karakterler cok eğlenceli ve komiklerdi, açıkçası sanki bende onlarlaydım ve olayların içindeymişim gibi hissettim. Olumsuz olan tek tarafı yazar cinsellik olayını çok fazla abartmış, öğrencilerimden de okuyanlar var Gökçen serisini, ben okurken aklımdan sadece öğrencileriminde bu satırları okuyor olması beni rahatsız etti açıkçası. Yani fazla detaya girmesine gerek yoktu ben atladım o kısımları açıkçası. 2. Olumsuz düşüncem de, kitap akıcı, güzel ve heyecanlı olmasına rağmen 4 seri bence çok uzun. Bazen gerçekten Gökçen ile Murathan karakterinin aşklarını tamam biliyoruz ama cok fazla abartı buldum. Yani birbirlerine karşı besledikleri aşkları tekrar tekrar hatta aynı şeyleri tekrar okuduğum zaman sıkıldığımda oldu. Bence 4 seri yerine 2 seri yeterli olurmuş diye düşünüyorum. Genel itibariyle okunması gereken çok eğlenceli bir seriydi. İyi okumalar..
Gökçen 4Loresima · Ephesus Yayınları · 20253,117 okunma
8/10
·384 syf.··
2026 36. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 20:54
Uketsu’nun bu kitabı önceki iki kitabının tam bir mash-up ı olmuş diyebilirim. Tuhaf Resimler'de 5 farklı resmin tek bir olaya bağlanmasını okumuştuk. Tuhaf Ev’de ise bir ev planı üzerinden gizem çözülmüştü. Ancak kitabın sonunda abimiz ortaya bir şey atmış, sonu biraz ucu açık bitmiş ve bende ikinci kitap kesin bu olayı ele alır beklentisi yapmıştı. Öyle olmadı. Bu kitapta 11 farklı dosya ve 10 yapı planı var en sonunda tek bir yere çıkıyor. Yine diğer kitaplarda olduğu gibi okurken aynı zamanda çözmeye çalışıyorsunuz. Uketsu garip biri. Okurken tamam diyorsun bu böyle böyle olmuştur, kitaptakiler de aynı şeyi düşünüyor sonra çat bambaşka bir şey çıkıyor, hayır yani biz onu neden düşünelim? Okurken tek bir yer hariç şaşırmadım, o yerde de şaşkınlıktan ziyade şok mu desem bilemedim; çarpıldım üzüldüm ilginç şeyler yaşadım. Tuhaf Ev'de olduğu gibi bu kitapta da yazar kitabın içindeydi. İlk kitabı Tuhaf Ev’den sonra kendisine çok fazla garip ev hikayesi anlatıldığını, bazılarını çözemediğini ama birbiriyle bağlantılı olduğunu düşündüğü bu 11 dosyayı bir araya getirdiğini söyleyerek anlatımı daha gerçekçi kılmış. Bir an dedim kız bu nedir?? Kitabı değil ama içinde geçen meselerden bahsetmek istiyorum yanii DIIIIIIT BURADAN SONRASI SPOILER İÇERİYOR OLABİLİR . . . . . . Kitap her ne kadar bir mimari gizem eseri olsa da, alttan alta Japonya’nın karanlık geçmişine eleştiri yapıyor. Hikayede çocuk fuhuşu ve tarikatlar gibi ağır temalar işleniyor. Kitapta çocuk fuhuşunun geçtiği yıllar gerçekten de Japonya'da bu konuda cezai yaptırımların olmadığı ve maalesef bu durumun yaşandığı bir döneme denk geliyor. Japonya bu konudaki yasal düzenlemeyi ve cezaları ancak 1999 yılında getirebilmişti. Yazarın bu tarihi gerçeği kurguya yedirmesi çok başarılı. Tarikat meselesine
İnceleme
Strange BuildingsUketsu · Pushkin Vertigo · 20269 okunma