İbn Abbas (radıyallahu anhuma) şöyle demiştir: "Adem (aleyhisselam) rençper/çiftçiydi, Nuh marangozdu, İdris terziydi, İbrahim ve Lut ziraatla uğraşırlardı, Salih tacirdi, Davud zırh yapardı, Musa, Şuayb ve Muhammed (salavatullahi aleyhim ecmain) çobandılar."
Yani: "Benim amcam, pederimin kardeşi Abbas'ın veledinde Hilafet-i İslâmiye devam edecek. Tâ Deccal'a, o hilafeti teslim edinceye kadar. Yani saltanat-ı hilafet Deccal'ın muhrib eline geçecek."
İbn Abbas şöyle demiştir: Ömer radıyallahu anh (ölümünden sonra) teneşiri üzerine konuldu. Yerden kaldırılmadan önce insanlar onun etrafını sarıp ona dua etmeye ve onun cenaze namazını kılmaya başladılar. Ben de onların arasındaydım. Beni omzumu tutan bir kişi dışında hiçbir şey korkutmadı. Onun Ali b. Ebî Tâlib olduğu-nu gördüm. Ömer'e rahmet okuyup şöyle dedi: "Yaptığın amelin bir benzeriyle Allah'a kavuşmak istediğim ve senden daha çok sevdiğim birini geride bırakmadın. Allah'a yemin olsun ki, ben Allah'ın seni iki arkadaşınla bir araya getireceğini umuyordum. Çünkü ben biliyordum ki, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem'i pek çok defa 'Ebû Bekir ve Ömer'le birlikte gittim, Ebû Bekir ve Ömer'le birlikte girdim, Ebû Bekir ve Ömer'le birlikte çıktım' buyururken işitmiştim."