"Vehm-i hümayun" sözü tabiatiyle hoşuma gitmiyorsa da, babamı yazacak olanlardan övücü şiirler değil, tarih beklediğimden ve bu da maalesef hakikat olduğundan, kabule mecburum. II. Abdülhamid'in oğlu Şehzade Abid Efendi
İnkılâp Kitabevi 2022·Kitabı okuyor
Alıntı
Sultan Abdülhamid daima sade giyinir ve hiçbir hususta gösterişten hoşlanmazdı.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
"Kader, elden geleni yaptıktan sonra yine her şeyi Allah'tan beklemektir. Fakat öyle ruh anları olur ki, Allah, teşebbüsü de kulundan selbeder. Baş ucunuzda sürahiyle su dururken susuzluktan ölebilirsiniz!"
Alıntı
"Gayesi hak olanın elbette yardımcısı Haktır!"
Alıntı
Türkçe, Rumca ve Bulgarca yapılan konuşmalar, İstibdad’ın sona erdiğini, Meşrutiyet’in ilanıyla birlikte Osmanlı İmparatorluğu’nda yaşayan anasır arasında eşitlik ve kardeşliğin hâkim olacağı yeni bir çağın başladığını müjdeliyordu. İlerleyen tarihlerde başta payitaht olmak üzere İmparatorluğun diğer kentlerinde düzenlenen benzer kutlama, şenlik, anma ve ayinlerde yapılan konuşmaların, taşınan pankartların ve benimsenen sembollerin taşıdığı ortak mesaj da aynıydı: İttihat ve Terakki Cemiyetinin Meşrutiyet’in ilanından hemen önce hem Müslümanlara hem de Hristiyanlara yönelik yayımladığı çağrılarda dile getirildiği gibi, İmparatorluk nüfusunu oluşturan farklı etnik dini gruplar arasında artık çatışma ve düşmanlık değil, eşitlik, dayanışma ve kardeşlik hüküm sürecekti. Bu vaadin belki de sembolik açıdan en çarpıcı ifadesi, Enver ve Talat Beylerin İstanbul’da Ermeni Mezarlığı’nı ziyaret ederek burada konuşma yapmaları ve II. Abdülhamid döneminde öldürülen Ermeni fedailerin mezarlarına çiçek bırakmaları olmuştu.
Sayfa 363·Kitabı okudu
Artık “hilafetpenah”, “emirü’l müminin”, “zillulah fi’l-arz” ve “zat-ı akdes-i hümayun” gibi dini nitelik taşıyan unvanlarını daha fazla kullanan Sultan II. Abdülhamid, halkın karşısına dini içeriği belirgin törenlerle çıkmaya dikkat ediyordu. Bu törenlerden en önemlisi, her hafta Cuma namazı için padişahın muhafızları eşliğinde Yıldız Köşkü’nden Hamidiye (Yıldız) Camii’ne gittiği ve burada kılınan namazın ardından yetkililerin halktan arzuhallerini toplayarak “Padişahım Çok Yaşa” tezahüratları eşliğinde sadaka dağıttığı Cuma selamlığı merasimiydi. Her yıl Ramazan ayında, Topkapı Sarayı’nda bulunan kutsal emanetlerin ve Eyüp Camii’nin padişah tarafından ziyaret edilmesi, Ramazan ve Kurban bayramları vesilesiyle Dolmabahçe Sarayı’nda düzenlenen, devletin ileri gelenlerinin II. Abdülhamid tarafından kabul edildiği bayramlaşma ve el etek öpme merasimi ve Sultanın tahta çıkışının yıl dönümü ve doğum günü kutlamaları da padişahın kamusal görünürlüğünü arttırmak için kullanılan özel etkinlikler arasında yer alıyordu.
Sayfa 326·Kitabı okudu