Şarkıları, acil çıkış kapılarını bulamayanların ve aramaktan vazgeçmiş olanların, koşulları yırtamadığı için kendini yırtınışların ruhlarında yeraltı nehirleri gibi akan Samsunlu Orhan abim işi biliyordu: “Kula kulluk edene, yazıklar olsun."
Annemin
Ak sütünü içtim
Ondan bu hayalim
Ve iradem
Annemin
Ak sütü gibi
Ruhum
Dirençli
O yüzden
Benim
İnançlı oluşum
Gittiğim yola
Diyeceğim
Amma
Abim
O halde
Hangi
Sütten içti
Geçen hafta televizyonda bir turizm şirketinin reklamına denk geldim. “Çocuğum var diye tatile gitmekten korkuyorsanız, o iş bizde,” diyordu. Ve devam ediyor: “Mini Club var. Siz tatilinizi rahatça yaparken o, güvenli ellere emanet.” Kapanışı şöyle: Tatil fabrikasındaki mutlu anne baba, “Oh be!” diyorlar. Bu muameleyi o anne babaya yapsan çok bozulurlar. Erencan deminki baba olsun. “Tatile Erencanlarla gitmek istemiyor musun? O iş bizde. Sen gel otele, biz onları senden uzak tutarız. Maç yayınları ve bilardo var. Erencan’ın işi tamam.” Erencan, alınma abim ama sen bizi tatilde yoruyorsun.
Tatilde çocuktan kurtulma reklamı çok mu uçuk geldi? Atlayın arabanıza, en yakın alışveriş merkezine gidin. Hemen girişte çocuğu bırakma yeri var. Top havuzu, file labirent, kaydırak, uyduruk Lego’lar ve etkinlik masaları. Yeter ki biz rahat gezelim. Onlar bizim yerimize çocuğu oyalar.