Puan vermedi·85 syf.··
2026 1. kitabı
Hayatını çeşitli işlerde çalışmak zorunda kalarak renklendiren yazarımızın Şeker Portakalı ından sonra okuduğum ikinci kitabı idi. Zeze'nin Şeker Portakalı, Güneşi Uyandıralım ve Delifişek gibi bir sıralama ile hayatını konu alan üçüncü kitap kitabıydı. Okuduğum eser Zeze'nin gençlik dönemini konu almaktaydı. Ben eskici abimden Delifişek 10₺ ye bulunca çok sıralamaya ihtiyaç duymadan okudum :) Bana uyandırdığı etkiye gelince ise kesinlikle Şeker Portakalı etkisini uyandırmadı. Evet dili akıcı bir çırpıda okunabilecek kolay bir eserdi. Lakin kitabın kapağını kapatınca insanı düşünüp yargılamaya sevk etmiyordu. Söylendiği gibi çok da büyük özgürlük kendini bulma sorgulamalarına rastlayamadım açıkçası ya da ben algılayamadım. O yaşlardan geçmiş herkesin aklından geçen sıradan sorgulamalardı fikrimce. Okunması konusunda tavsiye vermeye gelince ise yukarda ifade ettiğim gibi geldi bana . Herkese aynı etkiyi uyandırmayabilir de. Bu konuda yorumsuz kalarak kitap dolu günler dinliyorum...
DelifişekJosé Mauro de Vasconcelos · Can Yayınları · 202133,7bin okunma
“Doğa, Anlam ve İnsan Üzerine Düşünceler”
Puan vermedi·56 syf.·
2025 40. kitabı
Konuşurken bir zambağa siz diyen, göğüs kafesinde kuş besleyenler için... Kitap ilk bakışta yalın ama okudukça iç katmanları derinlikli bir anlatı kurarak insanın hem yeryüzüne bağlılığını hem de içsel özgürlük arzusunu aynı potada eritir ve felsefi bir nefes taşır: Varlığın ağırlığını, anlamın kırılganlığını ve insanın kendini aşma çabasını sorgular ve sorgulatır. İçimizdeki “zambağa” ve “kuşa” kulak vermeye davet eder. Okuyucusunun ellerinin zambak kokutup, içinde bir yerlerde kanat çırpma seslerini duyurur.
1000Kitap
Kırdaki Zambak ve Gökteki KuşSoren Kierkegaard · Pinhan Yayıncılık · 2022586 okunma
Reklam
6/10
·200 syf.··
2025 12. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 11 Temmuz 2025 16:52
Kitabı okurken kendi ilk bisikletimi hatırlayıp durdum. Pembe küçük ve üç tekerleği vardı. Nedense iki tekerlekle sürmem bekleniyordu. Üç tekerle sürmem bebeksi ve kapasitesiz görülüyordu. 5 yaşındaydım. Bir sabah cesaretle o tekerlekleri çıkarması için abimden ricada bulundum. Yaparım gibime geliyordu, ne kadar zor olabilir. Zordu yapamamış ve müthiş bir hüsranla ağlayarak eve koşmuştum. Ağlamak ve yakınmak istiyordum. Nedense bu duygum karşılık görmüyordu. “Mızmızlanan küçük kız”dım, denesem yapabilirdim, ağlayacağıma daha çok uğraşmalıydım. Böyle cümleler çınlıyor kulağımda. Birinin bunu öğretmesi gerekmiyor muydu? Yaşamda her şey böyle el yordamıyla mı öğrenilecekti yalnız başıma? Bir noktada annem abime yetersizliğimin manifestosunu verir gibi “tamam bırak yapamaz zaten o git tak şunun ek tekerleklerini” diye emir verdi. Benden ümidi kesmişti. Blöfse de sağlam bir blöftü. Ağlayarak abimin peşinden bahçeye koştum ve takmaması için yalvardım. Yapamadığımı kabul etmemesine ihtiyacım vardı. Aynı gün öğlene doğru sürmeyi öğrendim. Ama yalnızca sağa doğru dönebildiğimi her sola dönüşümde düştüğümü hatırlıyorum. Yine de ıslak ve neşeli gözlerimle bunun haberini anneme vermekten çekinmemiştim.
Gerçeklikle MüzakereErlend Loe · Yapı Kredi Yayınları · 202535 okunma
Eşekli Kütüphaneci
10/10
·147 syf.··
2025 24. kitabı
Eşekli Kütüphaneci Uzun zaman sonra okuduğum en zevkli romanlardan birisi oldu. Kitabın ismini daha önce abimden işitmiştim ancak bu kadar güzel dille yazıldığını tahmin etmemiştim. Aşağıda arkadaşlar kitap hakkında gerekli bilgileri vermişler zaten o yüzden ben ne yazsam eksik kalır. Umarım okuyacak olanlarda da aynı lezzeti bırakır. Keyifli okumalar efendim.
Roman
Eşekli KütüphaneciFakir Baykurt · Literatür Yayınları · 201018,3bin okunma
9/10
·228 syf.··
2025 10. kitabı
·
15 saatte okudu
·
Okunma: 23 Ocak 2025 16:53
Polisiye okumayı pek sevmem ama kitap okuma konusunda bir uzman olan bir abimden aldığım tavsiyeyle okuyayım dedim. İyi ki de öyle yapmışım.Kitabı çok severek,bir sonraki sayfayı merakla bekleyerek, çoğu yerde gülmeme engel olamayarak okudum. 5 yaşında bir dedektif düşünün.Düşündünüz mü? Ben düşünemedim.Kitabı okuyup bitirdim ama hâlâ 5 yaşında bir çocuğu dedektif olarak hayal edemiyorum.Gerçi bu arkadaşa çocuk demek ne kadar doğru onu bilemiyorum.Normalin üstünde zekası ve muhteşem hayal gücüyle Alper Kamu tam bir Sherlock Holmes. Mahalledeki cinayeti çözmeye çalışırken yer yer sistem eleştirileri yapmayı da eksik etmiyor Alper Kamu.Tabi kendine has üslubuyla. Mahallede oynanan oyunlarla,arkadaşlık ilişkileriyle,mahalle bakkalıyla falan tam bir 90'lar havası estiriyor kitap.Kurgu gayet güzel ve mantıklı ilerliyor.Boşluk bulmak zor yani.En azından ben bulamadım.Son sayfaya kadar katili de tahmin edemedim.Olaylar da güzel bağlandı.Her şey iyi güzeldi de şu 5 yaşındaki dedektif çocuk içki içen, cinselliğin ne olduğunu bilen biri olmasaydı da olurdu.Hatta çok daha iyi olurdu.Bu durum kahramanımızı biraz antipatikleştiriyor.Gerisini beğendim.Yazarın sense of humour'ı iyi.Kalemi kuvvetli.Kendisine başarılar diliyorum.Canımsın sevgili yazar.kib. Serinin diğer kitaplarını da okumayı heyecanla bekliyorum.
Oğullar ve Rencide RuhlarAlper Canıgüz · Alfa Yayınları · 202013,2bin okunma
O Gemi Gelmeyecek İsmail Abi..
10/10
·124 syf.··
2025 3. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 05 Ocak 2025 15:43
- [ ] Hepimizin bir Godot'yu vardır bu hayatta. Eğer birazcık umutluysak,hayata dair biraz da olsa beklentimiz varsa bir şeylere inanmak isteriz. Hem belki de bizi hayata bağlayan, o şeyin gerçekleşmesi değil,gerçekleşeceğine olan inancımızdır.Peki kimdir bu Godot? - [ ] Kimine göre tanrı,kimine göre yaşanmamış aşk,kimine göre doğmayan çocuk,atama haberi,araba,ev,belki de yıllardır o gelmeyen Fenerbahçe şampiyonluğu:)) - [ ] S: 96'da Estragon diyor ki: "Hep bir şeyler buluruz değil mi Didi?Bize var olduğumuzu hissettirecek bir şeyler buluruz değil mi? Peki biz ne yapıyoruz bunun için? Çalışıyoruz,düşünüyoruz,okuyoruz,bir şeylere inanıyoruz,üzülüyoruz,gülüyoruz,seviyoruz,aşık oluyoruz,evleniyoruz,boşanıyoruz. Belki de kendimizi asıyoruz. Vladimir ve Estragon da kendilerini söğüt dalına asmak istemişlerdi ama asamamışlardı. Çünkü Godot'yu bekliyorlardı. Onlar bekledi Godot gelmedi ,onlar bekledi Godot gelmedi. Godot gelseydi mutlu olurlar mıydı?Bence hayır. Bazen sadece beklemektir güzel olan,Yolun sonuna varmak değil, yolda olmaktır keyif veren.Belki de değildir bilemiyorum.. - [ ] S 18 : "Ve bugün cumartesi mi?Sakın pazar olmasın?Ya da pazartesi?Ya da cuma?" - [ ] S 126: "Her gün bir diğeri gibi,Birinde o dilsiz oldu,bir diğerinde ben kör. Bir gün hepimiz sağır olacağız. Bir gün doğmuştuk,bir gün öleceğiz... - [ ] Bu cümleler bana en sevdiğim yönetmenin yani Zeki Demirkubuz'un Hayat filminden bir sahneyi hatırlattı. youtu.be/31qp-PdIvh0?si=... - [ ] Bu kitap varoluş sancısı üzerine yazıldıysa şayet Zeki abimden bir şeyler eklemeseydim olmazdı tabiki.Film demişken şu filmi de eklemek istiyorum. Bakmak isterseniz : beyazperde.com/filmler/film-8066 - [ ] Çok uzatmak istemediğim için burada sonlandırıyorum ama 2. İncelemeyi de felsefi
Edebiyat
Godot'yu BeklerkenSamuel Beckett · Kabalcı Yayınevi · 200010,1bin okunma
Reklam
Reklam