Giriş Yap
m
@absurdist
24 Ocak
30 Eyl 12:28 tarihinde katıldı
Tanıdığın kimse takip etmiyor
Ortak okuduğunuz kitap bulunmuyor
ve bir kitabı okumayı düşünüyor
Borderline Anneyi Anlamak
9.0/10 · 37 okunma
Reklam
·
Reklamlar hakkında
m tekrar paylaştı.
Bu kitapta altını çizdiklerim..
–Sevmeyince hemen lanetlemek mi gerekir? Bu– kötü bir beğeni gibi geliyor bana. İşte böyle yaptı o dediği dedik kişi. Ayaktakımından geliyordu o. Yeterince sevmiyordu sadece: yoksa sevilmemesine daha az öfkelenirdi. s.298 –Sahiden, kirli bir ırmaktır insan. Kirli bir ırmağı içine alıp da bozulmadan kalmak için, zaten bir deniz olmak gerekir. s.7 –Ne önemi var ki benim merhametimin! Merhamet, insanları sevenin gerileceği çarmıh değil midir? Oysa benim merhametim çarmıha germe değildir! s.8 –Severim ruhu dolup taşanı, bu yüzden kendisini bile unutanı ve her şeyi içinde barındıranı; böylece her şey batışı olur onun.. s.10 "İşte oradalar," dedi yüreğine, " gülüyorlar işte; beni anlamıyorlar, ben bu kulakların dinleyeceği ağız değilim.. s.10 –Münzevilere söyleyeceğim şarkılarımı ve münzevi çiftlere; işitilmemişi işitmeye hâlâ kulağı olanın yüreğini ağırlaştırıcağım mutluluğumla.. –İnsanların arasında daha tehlikede olduğumu gördüm hayvanların arasında olduğundan.. –Ve gün olur akıllılığım beni terk ederse:- ah, pek sever o, kaçıp gitmeyi! - gururum da uçup gitsin, budalalığımla birlikte! s.18 –Kendi dünyasını kazanır dünyayı kaybeden.. s.21 –Günde on kez yeniden barışmalısın kendinle; çünkü kendini yenmek burukluk yaratır ve kötü uyur barışık olmayan.. –On hakikat bulmalısın günde: yoksa gece de ararsın hakikati ve aç kalır ruhun.. –Çok az kimse bilir bunu: ama iyi uyumak için bütün erdemlere sahip olmalı. Yalancı şahit mi olacağım? Zina mı işleyeceğim? Komşunun hizmetçisi ile nefsimi mi körelteceğim? Tüm bunlar uyuşmaz iyi bir uykuyla. s.22 –Öfke ile nefret ederler idrak edenden.. s.27 –Daha iyi yapmış olurdun:Dile getirilemezdir ve adsızdır, ruhuma acı ve hoşluk veren, üstelik yüreğimin açlığını çektiği şey.. deseydin s.30 –Görünmez ellerdir bize en kötü eziyetleri çektirenler, bize eğip bükenler.. –İnsanlar da ağaç gibidir. Ne kadar yükseğe ve aydınlığa çıkmak isterse, o kadar kuvvetle toprağın altına inmek ister kökleri, karanlığa, derinliğe, kötülüğe.. s.36 –Yükseğe çıkmak istediğimden beri, ben bile güvenmiyorum artık kendime, hiç kimse güvenmiyor artık bana, - peki, nasıl oluyor bu? –Hızlı değişiyorum: bugünüm dünümle çelişiyor. Yukarı çıkarken sık sık basamakları atlıyorum - hiçbir basamak bağışlamıyor beni. –Yukarı vardığımda, hep yalnız buluyorum kendimi. Hiç kimse konuşmuyor benimle, yalnızlığın ayazı titretiyor beni. Ne arıyorum ki yükseklerde? –Aşağılamam ve özlemim birlikte gelişiyor; ne denli yükseğe çıkarsam, o denli aşağılıyorum yukarı çıkanı. Ne arıyor ki yükseklerde? –Ne kadar utanıyorum, yukarı çıkarkenki halimden ve sendeleyişimden! Nasıl da alay ediyorum, nefes nefese kalışımla! Nasıl da nefret ediyorum uçanlardan! Ne kadar yorgun oluyorum yükseklerde! s.37 - Delicesine çalışmayı ve hızlı, yeni, yabancı olanı sevenler, - kendinize katlanamıyorsunuz, sizin çalışkanlığız bir kaçıştır ve kendi kendini unutma istemidir.. s.40 –İç huzurunun güneşinde ısınmaktan hoşlanıyor s.44 –Kim az şeye sahipse başkaları da ona daha az sahip olur: şan olsun küçük yoksulluğa! –Kaç dostum, yalnızlığına! Büyük adamların gürültüsünden serseme döndüğünü ve küçüklerin iğneleriyle sokulduğunu görüyorum senin. s.45 –Yavaştır idraki tüm derin kuyuların: uzun süre beklemeleri gerekir, derinliklerine neyin düştüğünü anlayabilmeleri için.. s.47 –Hakikat pis olduğu zaman değil, sığ olduğu zaman girmek istemez idrak eden kişi hakikatın suyuna –Münzevi için dost her zaman üçüncü kişidir: üçüncü kişi, iki kişinin konuşmasının derinlere dalmasını engelleyen mantardır. –Başkalarına duyduğumuz inanç kendimizde neye inanmak istediğimizi ele verir. s.50 - Uzaktakine ve gelecektekine duyulan sevgi daha yücedir yakındakine duyulan sevgiden; davalara ve hayaletlere duyulan sevgi daha yücedir insanlara duyulan sevgiden. s.54 –Sadece bilgisine aykırı konuşanlar değildir yalan söyleyenler, bilgisizliğine aykırı konuşanlardır asıl yalan söyleyenler. Böyle konuşursunuz başkalarıyla ilişkinizde kendi hakkınızda ve aldatırsınız komşunuzu bu konuda. s.55 –Oysa günün birinde yalnızlık yoracak seni, günün birinde gururun iki büklüm olacak ve cesaretini kırılacak. "Yalnızım!" diye haykıracaksın günün birinde. s.57 –Kendi ululuğun bile bir hayalet gibi korkutacak seni. ''Her şey sahte!'' diye bağıracaksın günün birinde.. –Yalnız kişiyi öldürmek isteyen duygular vardır; öldürmeyi başaramazlarsa eğer, onların ölmesi gerekir. Peki gücün yetiyor mu katil olmaya? –İyi ve adil olandan koru kendini! Seve seve çarmıha gerer onlar, kendi erdemlerini kendisi bulanları – nefret ederler yalnız olandan.. –Sevgi nöbetlerinden de koru kendini! Yalnız kişiye çabucak uzatır elini karşısına çıkana s.58 –Evlilik: İki kişinin onu yaratanlardan daha fazla olan birini yaratma istemine evlilik derim ben. Böyle bir istemin sahipleri olarak birbirlerine saygı duymalarına derim ben evlilik diye. Bu olsun evliliğin anlamı ve hakikati. s.64 –Mutluluğumdan yaralandım ben: Tüm acı çekenler hekim olsun bana! s.78 –Zordur insanlarla yaşamak, çünkü öyle zordur ki susmasını bilmek s.84 –Ve bir dostun kötülük yaparsa sana, de ki: "Bağışlıyorum seni bana yaptığından ötürü; ama kendine yaptığını – nasıl bağışlayabilirdim ki bunu? –İnsan sıkı tutmalı yüreğini; çünkü gitmesine izin verirse, çok geçmeden aklı da gider başından! s.85 –Güzelliğin sesi kısıktır konuşurken: sadece en uyanık ruhlara yanaşır s.89 –Susmak daha kötüdür; suskunlukla geçiştirilmiş tüm hakikatler zehirlenir s.113 –Sahiden, ne çok gülmüşümdür, keskin pençeleri olmadığı için kendilerini iyi zanneden zayıflara! s.115 –Ama hiçbir yerde yurt bulamadım kendime: hiçbir şehirde yerimde değilim ve her kapıdan yeniden yola düşerim. s.118 –Kendine inanmayan yalan söyler her zaman s.121 –Sahiden, ölmek için bile çok yorgunduk; şimdi uyanığız hâlâ ve devam ediyoruz yaşamaya – mezar odalarında! –Ah nerede artık, içinde boğulabilecek bir deniz: böylece çınlıyor yakınmamız – sığ bataklıkların üstünden. s.132 –Onun suskunluğu bunalttı beni; sahiden böyle iki kişiyken bir başına olduğundan daha yalnızdır insan! s.153 –Kimse benim derinliğimi ve asıl istemimi öğrenmesin diye–bu yüzdenkeşfettim uzun uzun ve açık açık susmayı s.173 –Kiminin yalnızlığı hastanın kaçışıdır; kiminin yalnızlığıysa, hastalardan kaçıştır s. 174 –Artık sevemediğin yerin – önünden geçip gitmeli! s.177 –Yarım olanlar mahvediyorlar bütün olan ne varsa s.179 –Ey yalnızlık! Ey yurdum yalnızlık! O kadar uzun süre yabanıl yaşadım ki yaban ellerde, sana dönerken gözyaşı dökmemek mümkün değil! s.182 –Terk edilmişlik başkadır, yalnızlık başka: Bunu –öğrendin şimdi sen! Ve insanların arasında her zaman yabanıl ve yabancı olacağını da! –Hayvanlarım yol göstersin bana! İnsanların arasında daha tehlikede olduğumu gördüm, hayvanların arasında olduğundan.. işte buydu terk edilmişlik! s. 183 –İnsandaki her şeyi kavramak isteyen, her şeye dokunmak zorundadır. Ama bunun için fazlasıyla temiz ellerim s.184 –Kendini sevmeyi öğrenmek bugünden yarına yerine getirilecek bir buyruk değildir. Daha çok, tüm sanatların içinde en incesi, en kurnazı, en sonuncusu ve en sabırlısıdır. s.193 –İnsanı keşfetmek zordur, insanın kendisini keşfetmesi ise en zorudur.. –Ama kendisini keşfetmiştir, budur benim iyim ve kötüm diyen kişi: böylece susturmuştur "Herkes için iyi, herkes için kötü," diyen köstebeği ve cüceyi. s.194 –Sahiden, beklemeyi de öğrendim, hem de yürekten, – ama sadece kendimi beklemeyi. s.195 –Budur soylu ruhların isteği: hiçbir şeye bedavadan sahip olmak istemezler, hele yaşama. –Tat vermediği yerde tat almak istememeli kişi. Ve –, tat almak istememeli kişi! s.200 –Söz dinleyen kendini duymaz! –İflah olunmazlara hekim olunmaz: bu yüzden geçip gitmelisiniz! –Ama bir son vermek için, yeni bir dize yazmaktan daha çok cesaret gereklidir s. 209 –Uygunsuz çiftlerin daima kötü kinciler olduğunu gördüm: artık yalnız olamamalarının intikamını alıyorlardı tüm dünyadan. s.214 –Görünüş en güzel yalanını tam da birbirine en çok benzeyenler arasında söyler; çünkü en son aşılır en küçük uçurum.. s.221 –Küçük insan, özellikle de şair – nasıl da gayretle suçlar yaşamı sözcüklerde! Dinleyin, ama tüm suçlamalardaki şehveti duymazdan gelmeyin! s.222 –İnsandan duyduğum büyük bıkkınlık– bu doğdu beni ve boğazımdan içeri süründü: ve kahinin kehaneti: "her şey aynı, her şey boş, bilmek boğar." –Ah, dünyada merhametlilerin budalalıklarından daha büyüğü görülmüş müdür? Dünyada merhametlilerin budalalıklarından daha çok acı çektiren bir şey var mıdır? –Tanrının da var kendi cehennemi: insanlara duyduğu sevgi. s.237 –Toplumun dışında kalmak terbiyeyi de bozar. Terbiye mi? Biz neden kaçıyoruz ki? Terbiyeden değil mi? Bizim seçkin toplumumuzun terbiyesinden değil mi? s. 247 –birçok şeyi yarım yamalak bilmektense, hiçbir şeyi bilmemek daha iyi! Başkalarının insafına kalmış bir bilge olmaktansa, kendi başına bir deli olmak daha iyi! s.252 –Ümitsiz birini gören herkes cesurlaşır. ümitsiz birine cesaret vermek– bu iş için herkes yeterince güçlü zanneder kendini. s. 283 –Her söz de her ağıza yakışmaz.. s.292 –Az olandır, uzun olandır, uzak olandır fikrimdeki ve özlemimdeki: sizin o küçük, çeşitli, kısa sefaletiniz ne ilgilendirir beni! –Gücünüzü aşan şeyler istemeyin: güçlerini aşan şeyler isteyenler de kötü bir sahtelik vardır s.293 –Yalnızlığın içine ne taşıdıysan, ancak o büyür yalnızlıkta– içindeki hayvan da böyle. s.296 - Yeryüzü bataklıklarla ve koyu kederlerle dolu olsa da; hafif ayakları olan yürür balçığın üzerinden bile ve dans eder kaygan buzun üstündeymiş gibi..
·
ve bir kitap okudu
412 syf.
·
Puan vermedi
2
4
31 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.
©2022 · 1000Kitap Web Uygulaması · 2.28.14