1 9. yüzyılın Osmanlı İmparatorluğu'nda yetişen bir gencin eğitimi, idealleri ve öncelikleriyle İngiltere İmparatorluğu'nda yetişen bir gencin benzer idealleri acaba hangi noktalarda birleşirdi? Bu iki farklı top lumda yetişen gençler benzer ideallerin sahibi olabilider miydi?
Bu tarz sorular dünyadaki gelişmeleri takip eden Osmanlı aydınları tarafından da sıkça soruldu, üzerinde tartışmalar yapıldı. Bir tarafta dünyaya hükmeden bir güç, diğer tarafta gittikçe gücünü kaybeden Osmanlı İmparatorluğu vardı. Osmanlı aydını, imparatorlukların ve toplumların gelişmesini anlamak için birkaç ülkeye yönelmişti. Bunlardan biri Japonya'ydı. Japonya büyük bir atılımla toplumsal yapısını değiştirmiş, bilim ve teknoloji üreten bir ülke olmuş, sonuçta da Uzak Doğu'da Batılı devletlere kafa tutan bir güç haline gelmişti. Bu yeni gücün doğuşunu anlamak için Abdürreşid İbrahim Japonya'ya seyahat etmişti. Osmanlı aydınlarının dikkatini çeken diğer bir ülke ise İngiltere'ydi. 18. yüzyılda Fransa'yı ve 14. Louis'i örnek alan Osmanlı devlet adamları 1839'dan sonra İngiltere'ye yönelmişler, İngiltere'nin toplumsal yapısı, eğitim yöntemleri ve elde ettiği büyük gücün kaynağını sorgulamaya başlamışlardı. Tanzimat'ın ilanından sonra Türkiye'deki reformları destekleyen İngiltere 1839- 1875 arasında Osmanlı toplum yapısının değişiminde gözle görülür şekilde etkili olmuştu. 1875 yılından itibaren ortaya çıkan Türk karşıtı yeni siyasi akımla birlikte İngiltere Osmanlı İmparatorluğu'ndan uzaklaşırken, Osmanlı İmparatorluğu da saldırılara karşı Avrupa'nın yeni gücü Almanya ile ittifak yapmak zorunda kalmıştı. Almanya ile birçok açıdan iş birliği yapılması sadece zorunluktan kaynaklanıyordu, gönüllü bir tercih değildi.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Haritaya düşülen notlar ise tam bir sürprizdi.
Evlerinin arkasına düşen bir orman şeridi ince bir daireyle çevriliydi ve dairenin içinde bir yazı vardı. Simon, "UMACILARIN AVLANMA BÖLGESİ," diye okudu.
Mallory acıyla inledi. "Ah, keşke bunu önceden bilseydik!"
Eski bir taşocağına yakın yol şeridi boyunca BIDIKLAR diye yazılmıştı. Evden pek uzak olmayan bir ağaç PERİLER yazısıyla açık seçik işaretlenmişti. Ama en tuhaf şey, evlerine yakın tepelerin eteğine konan nottu. Özensiz el yazısından alelacele karalandığı anlaşılan notta şunlar yazılıydı: "14 Eylül. Saat beş. Kitaptan geri kalanları getir."
Simon, "Sizce neyle ilgili bu?" diye sordu.
Jared merakla, "Acaba 'kitap'la kılavuz mu kastediliyor?" dedi.
Mallory başını iki yana salladı. "Olabilir, ama Resimli Kılavuz'un oraya götürülmediği belli."
Üç kardeş bir süre suskunca bakıştılar.
Jared sonunda, "Arthur ne zaman kayıplara karışmıştı?" diye sordu.
"Şık güzel bir hayat, zengin bir koca. Acaba bunlar, bir insan kalbini doyurmaya kafi gelecek şeyler mi? Bir kadının bütün ruhuyla isteyeceği, seveceği adamla yaşayacağı daha sade, daha mütevazi bir hayat, bundan bin kat iyi, bin kat bahtiyar olmaz mı? "