9/10
·325 syf.··
2026 27. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 15:38
Kitapta bana en çok dokunan şey, 'akıllı olursam beni severler' düşüncesi. Acaba kaç çocuk böyle düşündü bu zamana kadar diye sorgulayıp üzüldüm gerçekten. Akıllı olsan da dert, olmasan da dert bu dünyada. Kitap bunu o kadar güzel anlatmış ki, bir de tabi kimsenin 'özüne' bakmadığını. Kitabın ana karakteri Charlie, düşük IQ ile doğan bir çocuk. Bilim adamları da bu zeka seviyesini arttıracak bir yöntem bulurlar. İlk önce Algernon adlı farede denenir ve başarıya ulaşır. Charlie de düşük seviyesine rağmen okuma yazmayı az çok bilen, kendi başına hareket edebilen biri olduğu için, mükemmel bir adaydır ve deneyi kabul eder. Deneyden sonra bütün her şeyi not alır. Kitabı okurken yazım yanlışları görünce şaşırmayın,okudukça anlayacaksınız nedenini. Düşük zekalı olduğu zaman yaşananları, zekası artmaya başladıkça daha iyi anlar. Geçmişte ailesiyle yaşadıklarını sorgulamaya başlar. Hayali zeki olup annesinin karşısına çıkmak çünkü sürekli annesiyle bu konuda sorun yaşamıştır. Zeki olunca daha çok arkadaşı olacağını zanneder, küçükken hep dışlanıp, dalga geçilmiştir çünkü. Ama hiçbir şey istediği gibi gitmez, hatta zekası arttıkça insanlar ondan uzaklaşır, onu kıskanır ve yine yalnız kalır. Her şey çok güzel giderken Algernon da yanlış bir şeyler olmaya başlar, Charlie de bunun kendisine de olacağını fark eder ve önlemek için çalışmalar yapmaya başlar. Ne yaparsanız yapın insanlar bir şekilde sizi hor görmeyi başaracak. Okurken hem üzüldüm hem çok sinirlendim. Özel eğitimde de çalışmış biri olarak, gerçekten hepsi çok özel bireyler ve herkesi insan olarak görüp, içlerine bakarsak çok şey başarırız diye düşünüyorum. Kesinlikle tavsiye okuyun,okutun.
Algernon'a ÇiçeklerDaniel Keyes · Koridor Yayıncılık · 202536,7bin okunma
10/10
·392 syf.··
2026 18. kitabı
Bugün size gizemi, gerilimi ve karanlık atmosferiyle beni sayfalar boyunca merak içinde bırakan Ölümcül Konular kitabının yorumuyla geldim. Sydney Denik, Alzheimer araştırmaları yapan gizemli Madrona Vakfı’nın adadaki tesisinde çalışma fırsatı yakalar. Ancak tesise vardığı andan itibaren her şey garipleşmeye başlar. İnsanların tuhaf davranışları, açıklanamayan olaylar ve kaybolan kişiler Sydney’i büyük bir gizemin içine sürükler. Üstelik yaşadıklarının kendi zihninin bir oyunu mu yoksa gerçekten bir şeylerin ters gittiğinin işareti mi olduğunu anlamakta zorlanır. Bir yandan da hem psikoloğu hem de hocası olan Wes Kincaid’e karşı hissettiği çekim, olayları daha da karmaşık hale getirir. Bu kitapta en sevdiğim şey kesinlikle merak unsuruydu. Her sayfayı “acaba şimdi ne olacak?” diye çevirdim ve kitap boyunca bu hissi hiç kaybetmedim. Yazarın yarattığı atmosfer o kadar başarılıydı ki kendimi zaman zaman Sydney’le birlikte o tesisin koridorlarında, laboratuvarlarında ve ormanın içinde hissettim. Sürekli bir şeylerin ters gittiğini biliyorsunuz ama ne olduğunu bir türlü çözemiyorsunuz. Wes karakterini de oldukça sevdim. Onun hakkında ne düşüneceğime uzun süre karar veremedim ve bu da hikâyedeki gizem duygusunu güçlendirdi. Sydney ve Wes arasındaki çekim hoşuma gitse de benim için kitabın önüne geçen şey kesinlikle gerilim ve gizem tarafı oldu. Özellikle sonlara doğru tempo daha da yükseldi ve ortaya çıkan gerçekler beni şaşırtmayı başardı. Kitap boyunca kurduğum birçok teori boşa çıktı diyebilirim. Finalde yaşananları okurken gerçekten büyük bir merak ve heyecan içindeydim. Karina Halle’nin kalemiyle ilk kez tanıştım ve anlatımını oldukça akıcı buldum. Kitap beni ilk sayfasından son sayfasına kadar içinde tutmayı başardı. Gizemli atmosferleri, psikolojik gerilimi ve
Ölümcül KonularKarina Halle · Nox Yayınları · 202561 okunma
Reklam
Örtünmek Sadece Örtünmek mi ?
Puan vermedi·160 syf.··
2026 12. kitabı
·
29 saatte okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 14:20
Şule Yüksel Şenler kalemini beğenip fikren takip ettiğim bir yazar Bazı fikirlerini çok keskin bulmakla beraber Kapanan her kadın veya kızın melek timsali tasvirlenmesi bana çok doğru gelemiyor maalesef Özellikle bugünü yaşayan bugünün sosyal medyasında (özellikle) " başörtülü birtakım arkadaşların " aşırı makyajlı dikkat çekmek için verildiği gün gibi ortada olan selfielerini düşününce Dudaklar büyülüyor Gözler kısılıyor falan... Bunu yapmak bence hiçbir kıza yakışmıyor ama başörtü altında yapılınca da şiraze tümden kayıyor gibi... Şule Yüksel Şenler bugünü görseydi sosyal medyadaki o kızlara veya başörtülü influence 'lara tanıklık etse idi, acaba ne derdi ne yazardı ne yorum yapardı ? doğrusu çok merak ediyorum Örtü bizzat örtülü insanlar tarafından anlamından ve değerinden kaybettirilmekte ... Tabii bu asla bir genelleme değil olamaz da...
HidayetŞule Yüksel Şenler · Timaş Yayınları · 2017302 okunma
7/10
·256 syf.··
2026 40. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 23:08
Merhaba kitap severler Size gerçek bir hikaye olması Çöl Çiçeği Waris DIRIE 256 sayfa 10/7 Waris, Somali de göçebe olarak yaşayan bir ailenin çocuğudur. Babası tarafından yaşlı bir adamla evlendirilmek istenince oradan kaçarak hayatta kalma çabasını anlatan bir kitaptır. Somali çöllerinde Londra ya podyumlara uzanan bir hayat hikayesi... 130 sayfa beni çok etkiledi ama ondan sonra ki sayfalar biraz daha anı tarzinda ilerlediği için konu bütünlüğünü tam yakalayamadım. Sürekli bir kaç yaşında acaba diye bir kargaşa vardı, hep zaman atlaması var gibiydi. Onun dışında yaşadıkları, mücadelesi çok güzel anlatılmış. Kadın sünneti olması, onun için mücadele vermesi gerçekten üzücü bir hikayeydi. Dünya da ne hayatlar var ve bunların hala yaşanabilir olması. Bazı çocukların hala bu hayata mahkum olması beni çok üzmüştü... Alıntılar Ama birileri size saldırmaya sizi öldürmeye çalıştığında güçleniyorsunuz. İnşallah sözcüğü bizim felsefemiz. Bu toplumda iki seçenek vardır yaşamak ya da ölmek. Arası yoktur. Böyle devam edecek ta ki dünya kadınlar için güvenli bir yer haline gelene kadar.
1000Kitap
Çöl ÇiçeğiWaris Dirie · Bilge Kültür Sanat Yayınları · 201411,7bin okunma
Üstü örtülen şeylerin açığa çıkışı
10/10
·200 syf.··
2026 76. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 01:12
Dışarıdan mükemmel görünen, birbirlerine ne kadar bağlı, ne güzel diye düşündüğümüz ailelerin, evliliklerin arkasında gizlenen başka hayatlar, sırlar ve yalanlar olduğunu nereden bilebilirsiniz ki işte bu kitap tüm bu bağların sırlarını ilmek ilmek çözüyor. Bizlere görünenlerin aksine göremediklerimizi gösteriyor. Yazar bunu yaparken her bir karaktere ayrı ayrı konuşma hakkı veriyor ve sırlar teker teker açığa çıkıyor. Aslında her ailenin ya da her bir insanın farklı bir hikayesi vardır ve hiçbir şey göründüğü gibi değildir. Bu arada bu kitabın adı Samime Sanay'ın "Söyleme Bilmesinler" isimli şarkısından esinlenerek verilmiş. Acaba bazı şeyler söylenerek mi yoksa söylenmeyerek mi kalmalı? Ben bunun kararını hala veremiyorum. Verebilen beri gelsin :)) Kitabı karakterlerden yola çıkarak inceledim ve işte kitaptaki karakterlerimiz; KAZIM BABA, MÜRÜVVET ANNE, Oğullar: EMİN, ETHEM, EKREM Gelinler: HÜLYA, NURTEN, SEVGİ Ek karakter: Emin'in mektuplaştığı kadın ÇİĞDEM EMİN, (HÜLYA İLE EVLİ) oğulların en büyüğü, emekli öğretmen, emekli olduktan sonra emlakçı dükkanı açmış, Mürüvvet annenin en sevdiği oğlu, gençliğinde Çiğdem adında bir kadını sevmiş, annesi kadının ne mal olduğunu öğrenmiş ve onu Hülya ile evlendirmiş. Yalnız Emin'in annesinin ona yaptığı bu iyilikten haberi yok. Çiğdem'in nasıl bir kadın olduğundan da bu yüzden yıllarca Çiğdem'le mektuplaştı, karısıyla babasının evinde yaşıyor. Kazım babaya Emin ve Hülya bakıyorlar. ETHEM, (NURTEN İLE EVLİ) ortanca oğul, ticaretle uğraşıyor. Mürüvvet annenin ona uygun gördüğü karısını çok seviyor yalnız ona yeterince sevgi gösteremiyor. Yazar kitabın başında bu kitabı Ethem'e ithaf ediyor. Ethem'i yazarken onun sıkıntısını, yalnızlığını derinden hissettiğini belirtmiş. Ben de kitapta en çok Ethem karakterini sevdim. Onun
Edebiyat & Roman
Söyleme BilmesinlerŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 202524,3bin okunma
10/10
·98 syf.··
Beğendi
·
2026 19. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 12:31
Doğadaki bir varlığın gözünden „insanoğlu“ nasıldır acaba hiç düşündünüz mü? Bu harika eser insan dünyasını ve doğayla kurulun ilişkiyi ele alır. İnsanlığın doğaya verdiği zarardan yansıra kendi kendine verdiği zararlardan da bahseder. Yazar, „her şey insanın elinde…“ düşüncesini ve insanın dünyadaki yerini sorgulama fırsatı sunar. Başka söze gerek yok, muhakkak okumalısınız!
Ben Bir Gürgen DalıyımHasan Ali Toptaş · İletişim Yayınları · 20157,5bin okunma
Reklam
Reklam