​Katili Bulmak Yetmiyor, Yazar Aklınızla Oynuyor!
8/10
·344 syf.··
2026 21. kitabı
Çok fazla psikolojik gerilim okuyan biri olarak yazarın bıraktığı ipuçlarını takip edip katili erkenden tahmin ettim ve açıkçası yanılmadım da. Türün müdavimleri için bu yönüyle biraz tahmin edilebilir bir kitap olduğunu söyleyebilirim. ​Ancak kitabın asıl başarısı tam olarak bu noktada devreye giriyor: Katili doğru tahmin etmiş olmama rağmen, okumaya devam ettikçe yazar beni o kadar ustaca manipüle etti ki sürekli kendi tahminimden şüphe duymaya başladım. Kitabın o tekinsiz kasaba havası ve kasvetli atmosferi insanı sürekli bir belirsizliğe sürüklüyor. Alice Feeney katilin kim olduğundan ziyade, yarattığı o muazzam şüphe psikolojisiyle okuyucuyu kendi aklından bile şüphe eder hale getiriyor. ​"Ben zaten katili buldum" dediğiniz anda bile sayfaları "Acaba yanlış mı biliyorum, yoksa başka bir oyun mu var?" sorusuyla çeviriyorsunuz. Katili bilseniz bile son ana kadar sizi o güvensizlik hissiyle sayfaların başında tutabilen, acayip akıcı bir psikolojik gerilim. Türü çok okuyanları bile şüphe krizine sokabildiği için kesinlikle şans verilmesi gereken bir roman.
Ne Yaptığını BiliyorumAlice Feeney · Yabancı Yayınları · 20227bin okunma
Spoiler içeren detaylı inceleme! Biraz uzun.
Puan vermedi·496 syf.··
2026 119. kitabı
Spoiler içeren yorumdur: Kitabın ilk kısımlarında kim kimin nesi anlayamadım, kafamda kitabı bitirene kadar da açıkçası oturmadı. Kitabın başlarında olumsuz yorumları okuyup acaba okumasam mı diye düşündüm fakat bence okumaya değer bir kitaptı. Giriş kısmını atlayıp gelişme bölümüne girince kitap akmaya başlıyor. Bana göre kitabın vermek istediği mesajlar: 1.terbiye eğitimi: akademik bilgiler ve beceriler yerine ilk başta ahlaki eğitim verilmesi gerektiğinin önemini vurguluyor. 2. maddi açıdan yapılan evlilikler: para uğruna yapılan evliliklerin mutlu olmayacağını, sevgi ile yapılan evliliklerin kalıcı olacağını anlatıyor. 3. Nasıl bir ailede büyümüş olursanız olun cevrenin karakter üzerinde etkisi olmaması: Thomas in kızlarinj ve Tom adlı oğlunu ele alıp bir de fanny ve susani ele aldigimizda çok farklı ailelerden olmalarına rağmen çok farklı olmaları. 4. Kadına bakış açısı: yazan bir erkek yazar olsaydı daha normal gelebilirdi aka fanny tam manasıyla melek bir kadın. Kendisine yapilan aşağılamayı normal karşılıyor ne denirse yapıyor hiç kimseye her ne olursa olsun karşı gelmiyor. Bence bir noktadan sonra enayiliğe varıyor fanny in durumu. Baba figürü: Kendi oz kizini sevmek icin ugrasmayan bir baba ve oz kizi olmamasına ragmen fanny i cok seven bir thomas var. 5. sacma buldugum: mary carwford dan vazgeçtikten sonra Edmund un kuzeni fanny i birden aşık olabileceği bir kadın olarak algılaması. Ozamana kadar kardes gibi gordugu kisiyi birden farkli gormeye basladi dsha once boyle bir dusunce e hocbir sekilde teşebbüs etmemişti ve bu durum bana çok saçma geldi. beklentilerim: Sonda edmund ve fanny e özel olarak romantik olan sahneler ayrılmasını beklemiştim vr olmaması beni hayal kırıklığına uğrattı fakat mutlu sona sevindim. Henry Cartford u tam sevmeye başladım
Hayata Dair
Umut ParkıJane Austen · Ren Kitap · 20212,639 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Bir kitabın ağırlığı 120 sayfaya sığar mı?
Puan vermedi·109 syf.·
2026 15. kitabı
Kitabı az önce bitirdim. İçimde tarif etmesi zor bir ağırlık var. Sayfa sayısı çok az ama etkisi gerçekten çok büyük. Şu an çok fazla şey hissediyorum… Bu kitap beni en çok hissettirdikleriyle etkiledi. Okurken sürekli ağlamaklı oldum. Bir yandan öfkelendim, bir yandan çaresiz hissettim. Sayfalar ilerledikçe içimde büyüyen tek şey, keşke bazı şeyler farklı olsaydı düşüncesiydi. Bir de bunun gerçek bir olaydan esinlenildiğini bilmek… Sanırım beni en çok sarsan nokta buydu. Kitabı bitirdikten sonra uzun süre bunu düşündüm ve içimdeki ağırlık daha da arttı. Anne olduğum için bu kitap bana çok başka yerden dokundu. Çocuklarıma kızdığım anlar geldi aklıma. Sonra kendime dönüp, acaba onları gerçekten dinliyor muyum? Onların sessizliğini de duyabiliyor muyum diye sordum. Belki de iyi kitapların yaptığı tam olarak budur, sadece bir hikaye anlatmaz, insanı kendisiyle de yüzleştirir. Sanırım Sakar, uzun süre unutamayacağım kitaplardan biri olacak. Herkese kolayca önerebileceğim bir kitap değil çünkü gerçekten çok ağır. Ama bende bıraktığı hissi de kolay kolay unutabileceğimi sanmıyorum.
SakarAlexandre Seurat · Metis Yayınları · 20255,8bin okunma
Kütüb-i Sitte/Muhtasarı Tercüme ve Şerhi
Puan vermedi·10255 syf.··
2026 71. kitabı
·
1272 günde okudu
·
Okunma: 29 Haziran 2026 00:00
05.02.2023 “Allah’ın Resulünde sizin için güzel bir örnek vardır.” (Ahzab, 21). Her şeyi hadis diye duymaktan, bir yerlerde okumaktan hiç hoşlanmıyorum. Açıkçası Kur'an'ı Kerim dışında okuduğum her şey biraz huzurumu kaçırıyor. Ama bir şeylere tutunmak gerektiğini de biliyorum bir yandan. Güvenilir birilerine,bir şeylere güvenmek şöyle bir şey, kredi 100den başlıyor, inşallah düşmez diye diye devam ediyorsun. İşte. Ben bir hadis külliyatı seçtim kendime bu düşünce ile. İnşallah yanılmamışımdır. Bu fikirle Kütüb-i Sitte'nin birinci cildini bitirdim. Kütübü sitte altı meşhur kitabın teşkil ettiği bir grup kitabı ifade ediyor. Şu an hissettiğim başlangıçta hissettiğimden daha iyi diyemem. Kafam çok dolu hiç diyemem ama karışıktı tam karıştı diyeceğim. Oturup düşündüm, acaba gerçekten her şeyi bilmek istiyor muyum diye. Bu ilk ciltte sadece hadis nasıl görülmeli, nasıl kabul edilir'i anlatıyor. Sonrasına kadar aklım yetecek mi bilmiyorum. Kesinlikle aydınlanma yaşadığım çok yer okudum. Belki şansım hiç bir şey bilmiyor oluşum. Bu tip kitapları alt yapısı olan insanlar okuduğu zaman belki de benim kadar yorulmuyorlardır ya da tam aksine. Bilemiyorum. Yani şuna kesin kanaat ettim: Bu Okyanus yeter herkese. Bu çeşme hiç kesilmez. İsteyen istediği tadı almış. Bütün bütün reddetmeme şartı ile hepsi de kendince haklı âlimlerin. Tefsir hadis akaid fıkıh siyer ne okursam okuyayım başka bir pencere açılıyor. Keşke her şeyi kafama doldursam dediğimde tek bir şey yüzünden kendimi reddediyorum. Bildiklerim çoğaldıkça, bildiğimle amel etmemem de artıyorsa iyi mi yapmış olurum? Allah yardımcımız olsun. “ Resulüm size her ne getirdi ise onu alın, her ne yasakladı ise onu terkedin.” (Haşr, 7) İhtiyaç duyulan her hususta mutlaka Kur'an ve hadisten benim nezdimde delil vardır. (İmam
Edebiyat
Hadis Ansiklopedisi Kütüb-i Sitteİbrahim Canan · Akçağ Yayınları · 2021402 okunma
9/10
·232 syf.··
2026 32. kitabı
İlk bakışta masum görünen tuhaf çizimlerin aslında karanlık olaylarla bağlantılı olduğu ortaya çıkıyor. Hikâye ilerledikçe her resimde gizlenmiş ipuçları tek tek çözülüyor ve birbirinden bağımsız gibi görünen olaylar şaşırtıcı bir şekilde birbirine bağlanıyor. Sayfaları çevirdikçe “Acaba sırada ne var?” diye merak ettiren, gerilimi ve gizemi son sayfasına kadar hissettiren sürükleyici bir kitap.
Tuhaf ResimlerUketsu · Domingo Yayınları · 20251,912 okunma
Kusursuz Yabancı - Sezin Karameşe
10/10
·352 syf.··
Beğendi
·
2026 6. kitabı
Sezomu sosyal medyadaki daha ilk zamanlarından beridir takip ederim. Kendisi her şeyden önce bu mecralarda geçmişten bugüne kadar her zaman kendine iyi şeyler katan, geliştiren, kötü bir anlamda değişmeyen ve aynı zamanda takipçilerine de ışık tutan bir insan. Onunla gurur duyuyorum ve yıllarca bu gelişimine tanıklık ettiğim için çok mutluyum. Kusursuz Yabancı’ya gelecek olursak; bu Sezin’imin kaleminden okuduğum ilk kitaptı ve cidden beklediğimden çok daha iyi bir kalemi var. Eylül o kadar derin bir karakter ki aslında onun bu derinliğini çözümleyebilmemizde İnci’nin çok büyük bir payı var. Başlangıçta gerçekleşen olaylar sonucunda gerçekten İnci’nin paranormal bir yanı mı var diye düşünmeden edemedim. İlerleyen bölümlerde de Eylül’ün sürekli mental gitgelleri, başına gelenler ‘Acaba Eylül’e asıl ihanet eden onun zihni mi?’ diye sorgulattı bana. Bütüne baktığımızda ise Eylül’ün kendi sandığının aksine İnci’den daha da kırılgan bir psikolojiye sahip. Aslında İnci Eylül’ün içindeki karanlık tarafı tetikledi ve gün yüzüne çıkardı. Başlangıçta Eylül için üzülüyordum ama geçmişte olan olayları öğrenince ikileme düştüm. Her iki tarafın da geri dönüşü olmayan yanlışları var maalesef. Sözün özü kitabı okurken zaman zaman sinirlendim, gerildim, kuşkulandım ama en önemlisi okurken müthiş bir keyif aldım. Diğer kitaplarını da okumak için sabırsızlanıyorum Sezin Karameşe Kusursuz Yabancı
Kusursuz YabancıSezin Karameşe · Ephesus Yayınları · 2026113 okunma