İtilirsin, yerlere düşersin, kalkarsın, yeniden itilirsin. Kalkarız. Ağırsiklet boks şampiyonu karşısına çıkarılmış, şikeli maçın acemi cılız yumruk düşkünü gibi.
Sayfa 88·Kitabı okuyor
Alıntı
Bir şarkı büyütüyorum, ömrüme benzeyen... Sabah kadar açık, akşam kadar acı Rengi dört mevsimin uyumsuz karışımı Acemi bir şarkı. Umuda ve gerçeğe böyle katlanıyorum.
Alıntı
Reklam
Zaten, yalnız kendisine ait şeylerde acemi, çolpa ve ölünceye kadar hasta veya cocuk kalmağa mahkûm yaradılışlardandı.
Alıntı
yavru kuşlar gibi acemi bir duvardan bir duvara kendini çarpan kalabalıklar bir taştan bir başkasına hangisi daha sert, yumuşak hangisi hayır, onlar ne sersem ne acemi apansız bir kapana kıstırılmışlar o kötü,, bu kötü, şu da kötü
Sayfa 202 - YKB Yayınları·Kitabı okudu
Şiir
Elbette biliyorum senin değerini de ben İçime bir ince sağanak gibi yağan Öpüşten yumuşak yakınlığı ile İnsana ömürler veren sözlerinin Yıkayıp yüreğimin acemi yerlerini Bulutsuz bir gök gibi dingin ve derin Daha bir güzelleştiriyorum gülüşümü
1000Kitap
yolu ilk kez düşse de, buraya kalmak için gelen asıl günahkârlar hemen belli olur. onlar bizdendir. bakışlarında sizlerdeki gibi tedirginlikle karışık acemi bir heyecan değil, yolun sonuna gelmenin ve dibe vurmanın berraklığı vardır. birahanede ömrünü tüketenler o bakışı bilirler, biliriz. gözünüzde o bakış varsa, vardır. geriye kalanlar yabancıdır. yabancı olduğunuzu anlarlarsa -ki anlarlar- o zaman canınızı sıkarlar, sizi üzerler. kırılan kalbinizin karşılığında benim adımı verecek olursanız... vermeyin!
Reklam
Reklam