"Fiziksel acı, ruhsal acıdan daha iyiydi çünkü ruhun merhemi yoktu."
Alıntı
Bir yerden sonra yoruluyor insan dayanacak gücü kalmıyor ne dışarıya sığamıyor nede eve sığabiliyor hiç bir yere ait hissetmemek çok acı..
Duygu ve Düşünce
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Öz düşüncelerim
Sevmek zamanı filminden bu repliğe bir bakın; "Halil: Resminle benim aramdaki bir durum, seni ilgilendirmez. Ben senin resmine âşığım. Meral: İyi ama âşık olduğun resim benim resmim. İşte ben de buradayım, söyleyeceklerini dinlemeye geldim. Halil: Resmin sen değilsin ki. Resmin benim dünyama ait bir şey. Ben seni değil resmini tanıyorum. Belki sen benim bütün güzel düşüncelerimi yıkarsın. Meral: Bu davranışların bir korkudan ileri geliyor. Halil: Evet. Bu korku sevdiğim bir şeye ebediyen sahip olmak için çekilen bir korku. Ben senin resmine değil de, sana âşık olsaydım ne olacaktı? Belki bir kere bile bakmayacaktın yüzüme. Belki de alay edecektin sevgimle. Halbuki resmin bana dostça bakıyor. Ve ebediyen bakacak. Meral: Ben de sana bakmak istiyorum. Halil: Hayır. Benimle resmin arasına girme. İstemiyorum seni. Ben senin sadece resmine aşığım." Bazıları sadece surete aşıktır, çünkü kırılmaktan korkarlar bu çok acı çünkü sevmeyi ve sevilmeyi hiçbir zaman öğrenemeyecekler.
acıyor ya çok acıyor yüreğim abi yüreğim bildiğin kanıyor
1000Kitap
Uyumak İstiyorum
İki yıldız arası göğe asılı hamak... Uyku, uyku... Zamansız ve mekansız, uyumak. Uyumak istiyorum; başım bir cenk meydanı; Harfsiz ve kelimesiz düşünmek Yaradanı. İlgisizlik, herşeyden kesilmiş ilgisizlik; Bilmeyiş ki, en büyük ilme denk bilgisizlik. Usandım boş yere hep gitmeler, gelmelerden; Bırakın uyuyayım, yandım kelimelerden! Göz kapaklarımda gün, kapkara bir kızıllık; Kulağımda tarihin çıkrık sesi, bin yıllık. Bir yurt ki bu, diriler ölü, ölüler diri; Raflarda toza batmış Peygamberden bildiri. Her gün yalnız namazdan namaza uyanayım; Bir dilim kuru ekmek; acı suya banayım! Ve tekrar uyuyayım ve kalkayım ezanla! Yaşaya dursun insan, hayat dediği zanla... Necip Fazıl Kısakürek
Şiir
Dağ ile sohbet
Beyaz karlı, karaçamlı iri dağ Heybet nedir, ne değildir, de hele. Geceleri yapayalnız kalınca Uzlet nedir, ne değildir, de hele. Hiç başın ağrır mı, yoruldun mu hiç Birine küstün mü., darıldın mı hiç Sevdin mi, öptün mü, sarıldın mi hiç Hasret nedir, ne değildir, de hele. Neşeyi ne tartar, gamı kim ölçer Acı söz yarası kaç yılda geçer Beklemek sancıdır, ayrılık hançer Gurbet nedir, ne değildir, de hele. Düşlerine aldandın mı uykunun Kucağında büyüdün mü korkunun Taşınması zor mu zillet tokunun Dehşet nedir, ne değildir de hele. Ormanın var, pınarın var, kuşun var Dört mevsimde bulut saçlı başın var Bilmem amma bir uzunca yaşın var Mühlet nedir, ne değildir, de hele. Abdurrahim Karakoç
Şiir