Puan vermedi·170 syf.··
2026 10. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 00:00
Hayatı alt üst olmuş ve yaşadığı hayatın utancıyla mahvolmuş iki gencin ibretlik hikayesi... Halit Ertuğrul'dan yine yaşanmış bir hayat hikayesi.Acı dolu,umut dolu ve gizem dolu bir hikaye.Her an ve her dakika yaradanın bize şah damarımızdan daha yakın olduğunu hatırlatan ve "kader ölüme manidir" sözünü hatırlatan bir öykü. Risale-i Nur külliyatı ve kitapdan alıntılarla beraber,hayat yolculuğunda yönünü kaybetmiş olan gençlere rehber olan bir pusula olarak da anlatılmış. Şems-i Tebrizinin söylediği gibi; "Düzenim bozulur, hayatım alt üst olur diye endişe etme. Nereden biliyorsun hayatın altının üstünden daha iyi olmayacağını? Düzeni bozulmuş,hayatı alt üst olmuş gençlerin sıfırdan yaşama tutunmaya çalışarak hayatlarını din ve iman yolunda yaşama mücadelesini anlatan ders niteliğinde ibretlik bir öykü.
Şark KızıHalit Ertuğrul · Nesil Yayınları · 2011648 okunma
Puan vermedi·256 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
·
492 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 00:46
Çöl Çiçeği, yalnızca bir yaşam öyküsü değil; aynı zamanda kadın sünnetinin ve kadınlara yönelik baskıların acı sonuçlarını gözler önüne seren güçlü bir eser. Waris Dirie'nin cesareti, mücadelesi ve hayata tutunuşu kitabı etkileyici kılan en önemli unsurlar. Okurken hem sarsıldım hem de derin bir farkındalık kazandım.
Çöl ÇiçeğiWaris Dirie · Bilge Kültür Sanat Yayınları · 201411,6bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
10/10
·496 syf.··
2026 55. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 00:42
Hahhh Allah razı olsun Lore' m ya tam diyorum ulan şeker şeker okumalar yaptırıyor, güldürüp eğlendiriyor en son sayfada vurdun mu bacım sen bize tekmeyi Resmen çok sevinmeyin, yeter bu kadar aşk böcüklüğü dedi ve kazığı böğrümüze soktu O sondan sonra ben üçüncü kitabı nasıl bekleyeyim kadın Serinin devam kitabı olduğu için konusuna dair çok fazla detay vermeyeceğim ama ne yalan söyleyeyim ben ikinci kitabı daha bir çok sevdim. İlk kitapta Ayperi' nin travmalarına hakimdik ama bu kitapta zirveyi yaşadık. Dibine kadar acı çekerken Ayperi'nin yeniden doğuşunu okumak acayip keyiflendirdi beni. (Küçücük yaşından beri çekmiş zaten artık rahatlasın küçük kızım) Ama bu yeniden doğuş süreci epey yorucuydu karakterimiz açısından doğrusu. Ne kadar acı çeksek de kitabın devamında aşka, sevgiye ve komediye dibine kadar doyduk. Ömer Seyirhan sen bambaşka bir mevzusun adamım Seni, sevgini, tutkunu okumak muazzamdı. İlk kitaptan beri düşüyorum sana bil. Benim seride en sevdiğim karakter Melike, arkadaşlar. Kendime dehşet benzetiyorum Allah kahretmesin (dışım Şeyma içim Melike resmen) O kadar güldüm ki Melike' nin olduğu her sahneye ruhumu teslim edecektim az daha. Ömer ve Ayperi'nin sevgililik aşamaları çok güzel ilerletilmiş kitap boyunca. Özellikle düğünden çekip adamı çıkarması beni bir yükseltti sormayın. Şeyma ve Muharrem ilişkisi çok nahif ve tatlı ilerlerken, Yavuz ve Melike cephesi henüz birbirlerine olan hislerini sadece kendilerine saklama aşamasında. (Ama ikisini okumaya bayılıyorum.)   Ben ilk kitapta duvara yazıları yazan kişiyi çok merak etmiştim yorumumu hatırlayanlar bilir bu kitapta sonuca ulaştı sahneye gülmekten öldüm. şimdi benim her kitapta bir şeye dibim düşüyor ya da merak ediyorum ya hani; Allah'ını seven bana Melike'nin çoraplarının linklerini bulsun.
Tozlu Pembe 2Loresima · Ephesus Yayınları · 2026177 okunma
Puan vermedi·202 syf.··
2018 91. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 21 Eylül 2018 00:00
Okumayı ertelediğim için kendime en çok ne zaman bu kadar kızmıştım hatırlamıyorum. Üstelik bu etkinlik olmasaydı ertelemeye devam ederdim kendimi biliyorum. Beni müthiş etkileyen bir kitap oldu. Daha önce de bir çok kez fidanı yapıldığı için konusunu çoğunuz biliyorsunuz. En kısa haliyle: teknolojinin hüküm sürdüğü bir dünya, yasa dışı üretim olarak görüldüğü için itfaiyeciler tarafından yakılan kitaplar, (içinde bulundukları ev hatta sahipleriyle birlikte) sonraki nesillere aktarmak için kitapları ezberleyen insanlar... İnsanların hiç bir şey düşünemez hale geleceği, kendi kendine rüya bile göremeyeceği kadar teknolojinin esiri olduğu bir dünya cehennemden farksız göründü gözüme. "duvarı kaldırıp ekran yaptırmak" nedir yaa, ilk delirdiğim yer burası oldu sanırım. Anlatılan teknolojiyi hayal dahi edemedim. İnsanların konuşmaları bile saçma, konuşmayı unutmuşlar beyinlerini ekranlarla, pastillerle uyuşturmaktan. Özellikle bir yer vardı ki; kitapları anlamaya çalışan itfaiyeci Montag, karşısındakini ikna etmek için kitap sayfalarını yırttığında, karşısındaki sanki bir uzvunu koparıyorlarmış gibi acı çekti. Burayı okurken gözlerimin dolduğunu ve kitabı elimde sıkmaktan parmaklarımın uyuştuğunu hissettim. 1953 te bunların yazılabilmiş olması çok ayrı boyumu aşan bir konu zaten. Bu yüzden bilimkurgu, fantastik ve distopya edebiyatının ustalarından olarak görülüyor Ray Bradbury. Fahrenheit 451 ise distopya edebiyatının dört temel kitabından biri. Bir başyapıt... (diğerleri:cesur yeni dünya - 1984 - biz) "Bu bir uyarı kitabıdır. Sahip olduğumuz şeylerin değerli olduğunu ve değer verdiğimiz şeylerin bazen kıymetini bilmediğimizi hatırlatır..." "Bir Kadının yanan bir evde kalmasına yol açtıklarına göre, kitaplarda bir şeyler olmalı..."
Fahrenheit 451Ray Bradbury · İthaki Yayınları · 2022108,2bin okunma
Puan vermedi·155 syf.··
2026 33. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 00:03
Bazı kitaplar okunur, bazı kitaplar insanın içine yerleşir. İnsanın Anlam Arayışı benim için ikinci gruba giren kitaplardan biri oldu. Kitabı kapattığımda aklımda kalan şey acı değil, umut da değil. Daha çok şu soru oldu: İnsan, elinden her şey alındığında geriye ne kalır? Viktor Frankl bu soruyu bir masa başında değil, hayatın en karanlık yerlerinden birinde cevaplamaya çalışıyor. Bu yüzden kitapta anlatılan her düşünce, teoriden çok yaşanmışlığın ağırlığını taşıyor. Okurken bazı satırların altını çizmedim; çünkü bazı cümleler doğrudan insanın içine çiziliyor. Kitabın bana bıraktığı en güçlü düşünce, hayatın bize bir anlam borçlu olmadığıydı. Belki de biz hayatın sorularına cevap vermekle yükümlüyüz. Bazen bir insan, bazen bir hayal, bazen de sadece yarına ulaşma isteği insanı hayatta tutabiliyor. Bu kitap bana mutluluğun değil, anlamın peşinden gitmeyi hatırlattı. Çünkü mutluluk her zaman bulunmuyor. Ama insan, en zor zamanlarında bile kendine bir neden bulabiliyorsa yoluna devam edebiliyor. İnsanın Anlam Arayışı bir kişisel gelişim kitabı gibi görünse de aslında bundan çok daha fazlası. İnsanın kırılganlığını, dayanıklılığını ve en karanlık zamanlarda bile içinde saklayabildiği ışığı anlatan bir eser. Bazı kitaplar bilgi verir. Bu kitap ise soru sorar. Ve o sorular, son sayfadan sonra da insanın peşini bırakmaz.
İnsanın Anlam ArayışıViktor E. Frankl · Okuyan Us Yayın · 202651,2bin okunma
Tam yeşil değil
8/10
·308 syf.··
2026 17. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 20:35
Kitap üç bölümden oluşuyor ve onu farklı kılan şey üç bölümü ayrı üç karakterin anlatımı oluyor. Her karakter kendi hikayesinin baş kahramanı olduğu için ayrı üç hikaye okuyormuşuz gibi gelebilir ama onların buluştuğu ortak payda kitabın yazılış amacı oluyor. Bunlar aşk, sevgi, burjuva ve proleterler arasındaki farklar ve yalnızlık. İlonka Peter e verdiği sevginin karşılığını alamaz. Peter ise jüdit e ulaşamadıkça aşık olur ya da olduğunu sanar. Peter judit le olan sınıf farkını asla göz ardı edemez. Ama kendi sınıfından olan İlonka ile de yapamaz. Bu basit ve gayet klasik aşk üçgeni Peter in ne istediğini bilememesi yüzünden oluşur. Sevgiye karşılık veremez ve aşkına sahip çıkamaz korkağın tekidir aslında. Burjuva oluşuyla övünmediğini söylese de onun getirileri olmadan yaşayamaz. Sonunda yalnız kalır. Bunlar olurken yani insanlar kendi “küçük” acılarıyla boğuşurken dünya, ikinci “büyük” savaşın eşiğindeydi. Durup üzülmeye fırsat bulamadan kendi sorunları içinde boğuluyorlardı. İlonkanın kızıl hastalığından ölen 2 yaşında bebeği vardı. Dünyada da savaş yüzünden ölen milyonlarca bebek. Peki şimdi hangi acı daha büyük? Kitabın ikinci bölümünü Peter anlatır ve yalnızlığı güzellemeye başlar çünkü farkındadır hiç kimseyle mutlu olamıyordur. 8 yıllık İlonka ile olan evliliğini bitirip judit e kavuşup onunla da olamadığını anladığında bize bir hikaye anlatır: Bir adamın hayattaki en büyük arzusu yeşil bir balık kutusuna sahip olmaktır. Balıkçıların iğne, misina ve yemlerini koydukları o metal, yeşil kutulardan… Adam yıllarca bunu düşler. Yaşlanır, ömrü geçer. Sonunda tanrılar ona acır ve istediği kutuyu verirler. Adam kutuyu eline alır, uzun uzun inceler ve hayal kırıklığıyla şöyle der:“Bu tam yeşil değil.” Peter anlar ki judit de onun tam yeşili değildi. Hayatta Tam
İşin Aslı, Judit ve SonrasıSándor Márai · Yapı Kredi Yayınları · 20194,443 okunma