Acı Bir Tebessüm-Başlangıç

·
Okunma
·
Beğeni
·
464
Gösterim
Adı:
Acı Bir Tebessüm-Başlangıç
Baskı tarihi:
Temmuz 2018
Sayfa sayısı:
540
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786058162709
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Anatolia Kültür Yayınları
İş toplantısından hastane koridorlarına, mafyatik ortamlardan emniyet masalarına… Her ortamı, kendine mahsus kişileri ve olayları, kendi jargonuyla gözler önüne seren bu romanda bir taraftan dünyanın en saf ve düzgün insanı, diğer tarafta içlerinde karanlığın bin bir tonunu barındıran kişilerin çaresiz ilişkileri…Genç bir iş adamının kızına kavuşabilmek için bulaştığı olmadık işleri… Gündelik hayat sadeliğinde, içten dışa doğru, merkezden çevreye doğru açılan bir kurgu eşliğinde ele alınıyor.

En sevdiği üç kişiden ikisini kaybetmenin acısını yaşayamadan üçüncüsünü bulmanın çabasına düşmüştü her ne pahasına olursa olsun. İntikam değildi amacı. Şimdilik.

Sevdiklerini toprağa verirken ruhunu da gömüyordu onlarla beraber. Geriye kalan içi boşalmış bedeni sadece kızını bulmak için mücadele edecekti artık. Ya şeytana satacaktı ruhunu ya da pabucu ters giydirecekti ona.

Amacı yardım etmekti sadece. Nereden bilebilirdi ki yüreğindeki acısı kapkara gözlerine vurmuş bu adamın kalbine hançer gibi saplanacağını. Ailesinden uzak kalmasına neden olan hayata bu adam için balıklama atlamaktan bir an tereddüt etmeyecekti

Dünyanın en acılı adamı sanıyordu kendini ve de en güçlüsü. Antidepresanları şekerleme niyetine alıyordu. Yaşadığı acıların yarısını yaşayan biri nefes alamazdı. Gerçi o da aldığını düşünmüyordu ta ki onu görünceye kadar. ‘Bu ya sahtekâr ya da dünyanın en güçlü adamı’ diye mırıldandı.

(Tanıtım Bülteninden)
540 syf.
·3 günde·Beğendi
Size de olur mu bilmiyorum ama ben bazen kitap okurken; film, dizi izlerken arada karakterlerle konuşurum. Acı Bir Tebessüm' ü okurken de çenem hiç durmadı. Neden mi? Sanırım kitabın içine fazlaca girdim. En çok Safiye ile konuştum. Başta gıcık oldum, yaptığı fedakarlıklara gözlerimi belerttim. Ahmet'e ha bire yemesini söyledi için adamı şişmanlatma gibi bir amacı olduğunu düşünmeye başladım. İşlere hakim olup, adamlara kafa tutmasına hayran kaldım, zekasını söylemiyorum bile. Ama en sonunda boşuna gühanı almış olduğumu anlayıp, minnet borcunu ödeme şeklini takdir ettim. Galiba ben bu kitapta en çok Safiye karakterini sevdim.
Kitabın geneline geçecek olursak; görüntüde sadece iki tane var gibi görünse de, bana göre bir çok ana karakter var. Çünkü kitapta kendi içinde hepsinin ayrı hikayesini, derinde yaşanmışlıklarını okuyorsunuz. Bu bağlamda okumaktan zevk aldığım öykü türü kitapların tadını verdi diyebilirim. Polisye düşkünlüğümü de bilirsiniz. Benim için 'ikisi bir arada' lezzeti aldığımı söyleyebilirim.
Sevgili yazarımız barış demirbaş 'in serisinin ilk kitabı "Acı Bir Tebessüm." Zekice kurgulanmış ve yerli polisyelerde az rastlanan bir olay örgüsüne sahip. Ben zevkle ve merakla okudum. Ama tek sıkıntım fazla detay okumaktan hoşlanmayan bir yapıda olduğum için o kısımlar biraz zorladı.
Şimdiden serinin ikinci kitabını merak etmeye başladım sanırım elimde olsa hemen başlamıştım. Devam kitapları için Barış Demirbaş 'a kolaylık ve kalemine daimilik diliyorum.
540 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
Eeee okuma bitti gelelim yorumaaaaa !!!!!
Ahmet isimli arkadaşımız çok ama çoooooook büyük sınavlardan geçen bir karakterimiz.Babası vefat eder,babasından kalan şirketin borçları Ahmet'e kalır.Tipi bozuk mafya bozuntulariyla uğraşır...Tabi daha neler neler.Başına gelmeyen kalmaz.Çok büyük acılar yaşar.Sevdiklerini kaybeder.Veeee tabiki kitabın konusunu anlatmayacağım.Kısaca bilgi verdim.
Ben bayıldım bayıldım bayıldım.Çok zevk aldım okurken.Biraz tırnaklarım gitse de muhteşem bir kitap.Yani benim bu derece haz aldığım sayılı kitap vardır.Bu kitapta onlar arasında baş ucumda.Öncelikle bu muhteşem kitabı yazan,büyük emek veren ve kitabın hakkını veren yazarımız Barış Demirbaş hocama çok ama çoooooook teşekkür ederim.
540 syf.
·5 günde·8/10
Kısaca kitaptan bahsedecek olursam; Kitap Ahmet karakterinin başına gelen trajik bir olay ile başlıyor ve sonrasında Ahmet ve bir şekilde Ahmet ile bağlantılı kişilerin hayatlarının kritik anlarını anlatıyor.
Kitap tam anlamıyla bir dram türünde fakat aynı adı gibi zaman zaman tebessüm etmenizi de sağlıyor.
Üç kilit olay var kitapta. İlki Ahmet'in yaşadığı trajedi, ikincisi Zeyno'nun ki ne kadar güçlü bir karakter olduğunu anlıyorsunuz, üçüncüsü ise Safiye'nin o küçücük yüreğiyle yaşadıkları içini parçalayacak türde olaylar. Üç olayda günümüzde hep gördüğümüz bazılarımızın destek olamaya çalışıp acıyı paylaştığı, bazı noktalarda tepki göstermeye, dur demeye çalıştığı bazılarımızın ise - ki bu azımsanmayacak bir rakam- görmezden gelmeyi seçtiği olayları anlatıyor aslında.
Bazen Ahmet'in yaşadığı olay karşısında, içinde ne fırtınalar koparken, nasıl dimdik ayakta durduğuna şaşırıyorsunuz, bir yerde ise bu dik duruşunun aslında çevresindeki bazı insanlara ne kadar ilham verdiğini umut aşıladığını görüyorsunuz.
Kitabın kurgusunu beğendim. Kurguda herhangi bir eksiklik kendi adıma görmedim. En beğendiğim şeylerden biri, günümüz yazarlarının genelde yaptığı gibi değişik isimler bulayım karakterlerime olayının olmaması, karakterlerin gayet içimizden Ahmet , Zeyno, Safiye, Fuat Gül, Bahar vs gibi isimler alması oldu.
Bir diğer hoşuma giden şey ise, çoğu günümüz yerli kitaplarda görüyoruz, holdingler, fabrikalar, CEO lar, çılgınca eğlenceler, saçılan paralar, karakterlerin her istediklerini istedikleri an yapabilmeleri bu kitapta yoktu : ) Gecekondu yaşamı, orta sınıf aileler, geçim sıkıntısı vardı bu kitapta, beğendiğim özelliklerinden biri oldu.
Gelelim beni rahatsız eden kısımlara.
Diyalogların fazla uzatılması, her defasında " merhaba nasılsın, görüşürüz, hoşçakal vb gibi konuşmalar her diyolog kısmında vardı bu da biraz benim hoşuma gitmedi : ) Onun dışında beni rahatsız eden çok bir şey yoktu
540 syf.
·5 günde·Beğendi·9/10
Yazarı ile bizzat tanışma şerefine nail olduğum imzalı kitabımın yorumu ile geldim. Barış Demirbaş'ın kalemine, yüreğine sağlık diyerek başlıyorum kitabı değerlendirip yorumlamaya.
.
Kitabı okurken öyle duygu yoğunluğu yaşadığım anlar oldu ki neredeyse bütün duygular, en çokta öfke ve hüzün duyguları harika yansıtılmış. Laf aramızda çoğu kez gözlerim doldu sinirden vuracak yer aradım. Okuduğum kalın kitaplar arasında niye daha kalın bir kitap değildi dediğim bir kitap oldu. Neyse ki kitap başlangıç kitabı devam kitabını sabırzıkla bekliyorum. Çıkar çıkmaz alıp okuyacağım. Kitabın kurgusu harika, film veya dizi senaryosu olarak işlenirse ortaya harika bir sonuç çıkar. Çok hafif cinsellik ve argo var ama rahatsız edici düzeyde değil ve betimlemeler harika sadece birkaç yerde biraz fazla olmuş ama bence çok da fena olmamış. Bu kısımları şu sebeple belirtiyorum kitaplarda bu yönleri gördüğümde söylemek gerek diye düşünüyorum sonra kitapta varmış söylemedi demesin kimse ️.
.
Kitabın konusunu birkaç cümle ile ifade edecek olursam. Karakteri ve fiziki yönü ile bir çok kadınının beğendiği bir adam olan mühendisimiz Ahmet kitabın ana kahramanıdır. Ahmet in işleri kötü gitmekte ve evde olmadığı bir gün eve giren hırsız karısına tecavüz edip komalık ediyor aynı zamanda bir kızını öldürüp bir kızını da kaçırıyor. Ahmetin çektiği acılar ve kızını bulma mücadelesi okurken tüylerinizi diken diken edecek.
540 syf.
·1 günde·Beğendi·8/10
Merhabalar, çok yoğun ve yorucu bir dönemden geçiyorum. Bu yüzden kitabı çok önce bitirmiş olmama rağmen yorumunu giremedim, hal böyle olunca da bayağı gecikmiş bir yorumla geldim. Kitabı okumaya büyük heyecanla başladım, zaten okurken de sık sık paylaşımda bulundum. Kitabın kurgusu gerçekten çok güzeldi, kusursuz denilecek kadar iyiydi. Okurken her şey yerli yerine oturuyor, ve soru işaretleri bırakmıyor. Yazarın dili de sade ve akıcı üstelik olaylar oturmuş olduğum bölgede geçiyor olunca tadından yenmez oldu. Ancak yayınevi ve editör için aynı şeyi söyleyemeyeceğim. Yahu bir kitap nasıl katlediliri mi göstermeye çalıştınız okura? Eğer amacınız buysa çok güzel başarmışsınız bunu tebrik ederim. Öyle ki ben yazarın kalemini bilmesem, ya da yazarı tanıyor olmasam, en önemlisi kurguyu çok çok sevmiş olmasam asla ama asla tamamlamaz, yarım bırakırdım. Kitabı bitirene kadar krizlere girdim. Kitap baştan sona kadar yazım hatları ve cümle bozukluklarıyla dolu. Okurken sürekli zihnimde düzelterek okudum ve bu beni çileden çıkarttı. Dayanamayıp yazara da ilettim bunu. Bu kitapla editör ve yayınevi seçiminin önemini bir kere daha anlamış oldum. Kitap seri olduğu için ikinci kitabın bu yayınevinden çıkmamasını diliyor ve yazardan elini çabuk tutmasını rica ediyorum. Sözün kısası (yayınevi hatalarını görmezden gelmeye çalışarak) okuyabileceğiniz çok çok güzel kitaplardan, kesinlikle tavsiye ederim. Umarım yayınevi değişir ve düzenlenmiş haliyle yeniden okurum.
540 syf.
·Beğendi·10/10
Okurken sayfalar ardı ardına kayıp gitti kitap içerisinde; gülümseme, sevgi bağlılık özlem aşk dram barindiran bir Türk filmi tadında harika bir eser yaratlmış...
Ahmetin yaşadıkları kolay şeyler değil... kitabın devamını sabirsizla bekliyorum....
Muhteşem herkesin okuması gerek...
540 syf.
·8/10
#alıntı
“Kesinlikle bu adamı bu haliyle mumyalatmalı ve depresyona giren kadınlara terapi amaçlı gösterilmeli. Böyle kendi başına sokağa çıkması kesinlikle dişi insan sağlığı için tehdit oluşturuyor. Bir de bu adam saçına başına dikkat etse devlet tedbir almazsa kadın ırkının sokağa çıkma şansı olmaz.”
.
.
“Elindeki tişörtün katlarını yavaşça açtı ve kollarını içne soktu ve iki kolunu da kaldırarak tişörtü kafasından geçirmeye başladı. O ana kadar tüm nefesini tutmuştu ve tişört başından geçerken derin bir nefes aldı. Ahmet’in kokusu ciğerlerindeki tüm zerreciklere nüfuz etti. “

Evli, iki çocuk babası yakışıklı bir adam ve tabii onun güzel karısı. Her şey olması gerektiği gibi adam işinde gücünde anneleri çocuklarıyla birlikte sıradan bir hayat sürüyorlar. Derken.. Sadece birkaç saatte adamın hayatı tepetaklak oluyor. Eve giren bir hırsız adamın karısını yaralayıp bir çocuğunu öldürüyor ve diğerini kaçırıyor.. Tüm bunların sonrasında hastane, karakol ve işi arasında alıştığından çok farklı bir hayat başlıyor adam için. Bir yandan karısının yanında olmaya çalışıp diğer yandan kızını arıyor ve işlerini devam ettirmeye çalışıyor.. Her şeye rağmen kızından vazgeçmiyor ve ne olursa olsun onu bulmak için olmadık işlere giriyor.. Tam bir serüven.

Yazarın okuduğum ilk kitabı. Farklı duyguları bir arada yaşadığım bir kitap oldu. En başta acı, sonrasınsa aşk ve heyecan. Hepsinin bir araya gelişi kitaba güzel bir tat veriyor. Ben bu farklı tadı sevdim. Kitabın devamını heyecanla bekliyorum. Size de keyifli okumalar ️
540 syf.
·12 günde·Beğendi·Puan vermedi
Kitap oburları için güzel bi kitap hikayesi akıcı ve kendini dinliyorsun tavsiye ederimözellikle kapağını daha çok sevdim ben yazarı da çok tatlı 🤗🤗
540 syf.
·9/10
Yazarın ilk kitabı ve bence oldukça başarılıydı. Dram, aşk, polisiye hepsini barındıran kitabın karakterleri ve kurgusu ilgi çekiciydi. Tek takıldığım nokta detaylar biraz fazlaydı.Detaylar  fazla olduğu için de sayfalar çoğalmış. Bu benim nazicane görüşüm
Şimdi #kitabınkonusu na geçelim.
Ahmet'in eşi ve ikiz kızlarından biri vahşice öldürülür.Diğeri ise kaçırılmıştır.Malesef  zavallı Ahmet de acısını doğru düzgün yaşayamadan hayatına devam etmek zorunda kalır.Çünkü Ahmet'in artık  tek bir amacı  vardır, kayıp kızını bulmak ve bu uğurda herşeyi göze alır... #acıbirtebessüm de
Ahmet in hikayesinden  başka kişilerin hikayelerini de okuduk. Mesela Safiye, nasıl bu kadar Ahmet i sahiplendi derken, annesiyle geçmişte yaşadıkları yüreklere dokundu.
.
Zeyno ve İbo'lu  satırlar kitabın keyif alarak okunan en tatlı  satırlarıydı.
.
Maria'nın Ahmet e olan platonik aşkı ise  yüzümüzde tebessümle okundu.
.
Sonlara doğru Özcan Komiserin de aslında çok acılar yaşamış  bir insan olduğu ortaya çıkınca onun yaşadıklarını da  çok merak ettim  haliyle.
.
Bir de kırmızı ayakkabılı hatun var ama onun daha hikayeye etkisini anlamış değilim. Kapakta da kırmızı ayakkabı olduğuna göre onun hikayesi de önemli galiba.
.
Neyse uzun lafın kısası kitap güzeldi.  Başladığı gibi heyecanla  bitti.Umarım devamı için çok beklemeyiz. Çünkü Ahmet e ne oldu? Maria ve diğerleri ne yaptı? Kırmızı ayakkabının sırrı ne? Özcanın hikayesi? Ya Davut??? Daha neler olacak? Ahmet'in başına  neler gelecek. Bunların cevaplarını öğrenmek için mutlaka ikinci kitabın çıkması gerekiyor.Heyecanla bekliyoruz. Kaleminize sağlık @barisdemirbasofficial Herkese sevgilerimi iletiyorum ️Sevgiyle kalın esen kalın
540 syf.
·Beğendi·10/10
Kitap Yorumu//Acı Bir Tebessüm-Barış Demirbaş
.
Eve giren bir gaspçının saldırısı sonucu darma duman olan bir ailenin; bir kızını toprağa veren, bir kızı kaçırılan ve karısı da yoğun bakımda hayat mücadelesi veren Ahmet'in hikayesi. Acıklı, aksiyon dolu, kitabı elinizden bırakamayacağınız bir hikaye. Kitap seri olacak ve akılları karıştıracak, uykunuzdan edecek bir yerde bitti resmen. Kitap inanılmaz akıcı. Elinize aldığınız an sizi içine çekiyor ve kafanızı bir kaldırmışsınız 100 sayfa bitmiş. Uzun zamandır olay örgüsüne bu kadar kendimi kaptırıp merak ederek okuduğum bir kitap olmamıştı. Bunu Barış Bey'in kitabı başardı. .
.
Yalnız çok rahatsız edici bir durum var o da yayınevi ile ilgili. Mükemmel bir kitap nasıl rezil edilir örneğini o kadar güzel yaşatmışlar ki. Bir editörleri var mı bilmiyorum, olduğuna da inanasım pek yok şahsen (kitabın iç kapak künyesine baktım ve evet bir editörü var görünüyor ama bence o editör olmamış bırakın onu siz), düzgün gönderilen bir kitabı nasıl yazım hataları ile ve anlatım bozukluğu ile doldururuz diye uğraşmışlar resmen. Yayınevine ulaşmak da imkansız asla sizi muhattap almıyorlar. Özel ad yazımından bihaber, tüm ayrı yazılması gereken -da, -de leri bitişik, tüm bitişik yazılması gereken -da, -de 'leri ayrı yazmışlar.🤦‍️ Özel adların ekleri deseniz bitişik yazılmış. Cümlelerin çoğunda anlam hataları, anlatım bozukluğu fink atıyor. Cidden yayınevi olarak topluca bir Türkçe Yazım Kuralları dersi almanız şart @anatoliaedeyat @anatolia.kitap .
.
Kitap için Barış Bey'e @barisdemirbasofficial 'a sonsuz teşekkürler. Kaleminize sağlık. Sıradaki kitabı sabırsızlıkla bekliyorum. Yalnız bir tavsiye; yayınevini değiştirin. Yeni kitabınızın da heba olmasını istemem. Çok satanlar listesine girecek bir kurguyu bu şekilde çöp edebilecek emek hırsızı başka bir yayınevi daha görmedim. Yolunuz açık olsun. Yazın hayatınızda başarılar dilerim.
540 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
"Giriş kapısındaki kontrol noktasında sırasını beklerken aniden üzerlerinde NARKOTİK yazan yeleklerle polisleri yanında buldu. Bir de onların tasmalarını zor tuttuğu çevredeki tüm valizlere deli gibi saldıran iki narkotik köpeği. Kaldır ellerini! Bırak, bırak çantayı! ...."


#acıbirtebessüm kitabını elime aldığımda kapak resminden dolayı kadin-erkek ilişkileri üzerine romantik aşk türü olduğunu düşünmüştüm. Okumaya başladığım da ise ilk sayfada bu can alıcı satırlar karşıladı beni. Ben daha ne olduğunu anlamaya çalışırken kendimi çok ilgi çekici bir hikayenin içinde buldum. Kitabın konusu; Erol Bey'in vefatı üzerine sahibi olduğu fabrikanın borç batağı halinde oğlu Ahmet'e kalması, bunlarla uğraşırken Ahmet'in evine giren bir hırsızın karısı ve çocuklarına yaşattığı dehşet sahneler ve sonraki gelişmelerden oluşuyor. Tahmin ettiğiniz gibi heyecanlı ve sürükleyici bir polisiye kitabı. Bu tarz sevenlerin kesinlikle okumak isteyeceği ve memnun kalacağını düşündüğüm bir kitap.
.
Kitabı sevgili Barış Bey ve eşi Çiğdem Hanım'ın da bulunduğu çok keyifli bir grupla okuduk. Buradan da anlaşılacağı gibi yazarımız çok mütevazi ve eleştirilere açık. Ben de buna dayanarak ve kitabın gelecek olan devamına belki bir yararı olabilir diye kendimce bir-iki yorum yapmak istiyorum. Barış Beyin, yazarlıkla ilgili her türlü bilgi birikimi ve donanımı olduğuna kesinlikle inanıyorum. İlk sayfadan okuyucuyu içine alıp okutturuyor. Fakat kitabın ortalarına doğru karakterler hakkında yazilan o kadar çok detay vardı ki bir ara asıl konudan uzaklaşmama neden oldu. Yani 540 sayfalık kitap 400 sayfaya sigdirilabilir bu sayede hem tempo hiç düşmez hem de farklı kitaplara saklanacak hikayeler de elde olurdu gibi geldi. Onun haricinde kurguyu çok beğendim. Seri kitap için güzel bir başlangıç olmuş. Cevaplanmayan sorularla ikinci kitaba merak uyandırılmış. Yazarın ilk kitabı olmasına rağmen başarılı buldum ve yolu açık olsun diyorum. Bu arada okuyacaklara tavsiyem kitaba başlarken kahvenizi ve atistirmaliklarinizi yanınıza almayı unutmayın zira hazırlıksız olan ben gibi sürekli mutfağa gitmek zorunda kalırsınız.
540 syf.
·7 günde·Beğendi·Puan vermedi
kitabın kalın olması kesinlikle gözünüzü korkutmasın. O kadar akıcı bir dili var ki. Film tadında bir konusu vardı. Geçtiğimiz günlerde yaşanan #cocukistismari ndan hemen sonra başlamıştım okumaya kitabın konusu o yuzden beni çok çok etkiledi. Bende anneyim ve Ahmet in başına gelenlerle ben baş edebilir miydim diye düşündürdü beni... Ilk kitap öyle bir yerde bitti ki devam kitabının hemen çıkmasını istiyorum.
Topuklu ayakkabı ile araba kullanmak bildiğin zulümdü. Şansını denemek istedi ama tehlikeye atmamak için ayakkabılarını çıkararak koltuğunun altına itti. Şimdi daha rahattı.
Zaman yaklaştıkça karnındaki kelebekler yeniden kanat çırpmaya başlamıştı. Kapı zili çalındığında kelebeklerin
karnından çıkmak için uğraştıklarına yemin edebilirdi
O gece nasıl sabah ettiklerini bilmiyordu annesiyle. Annesini korumaya çalışırken yediği tekme ve tokatlar o kadar şiddetliydi ki şu an kolunu dahi oynatamıyordu. Annesinin hali daha kötüydü ve bu gece hiç bir şekilde babası sakinlememişti. Annesinin her hayır cevabı yeni bir dayak seansının önünü açıyordu.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Acı Bir Tebessüm-Başlangıç
Baskı tarihi:
Temmuz 2018
Sayfa sayısı:
540
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786058162709
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Anatolia Kültür Yayınları
İş toplantısından hastane koridorlarına, mafyatik ortamlardan emniyet masalarına… Her ortamı, kendine mahsus kişileri ve olayları, kendi jargonuyla gözler önüne seren bu romanda bir taraftan dünyanın en saf ve düzgün insanı, diğer tarafta içlerinde karanlığın bin bir tonunu barındıran kişilerin çaresiz ilişkileri…Genç bir iş adamının kızına kavuşabilmek için bulaştığı olmadık işleri… Gündelik hayat sadeliğinde, içten dışa doğru, merkezden çevreye doğru açılan bir kurgu eşliğinde ele alınıyor.

En sevdiği üç kişiden ikisini kaybetmenin acısını yaşayamadan üçüncüsünü bulmanın çabasına düşmüştü her ne pahasına olursa olsun. İntikam değildi amacı. Şimdilik.

Sevdiklerini toprağa verirken ruhunu da gömüyordu onlarla beraber. Geriye kalan içi boşalmış bedeni sadece kızını bulmak için mücadele edecekti artık. Ya şeytana satacaktı ruhunu ya da pabucu ters giydirecekti ona.

Amacı yardım etmekti sadece. Nereden bilebilirdi ki yüreğindeki acısı kapkara gözlerine vurmuş bu adamın kalbine hançer gibi saplanacağını. Ailesinden uzak kalmasına neden olan hayata bu adam için balıklama atlamaktan bir an tereddüt etmeyecekti

Dünyanın en acılı adamı sanıyordu kendini ve de en güçlüsü. Antidepresanları şekerleme niyetine alıyordu. Yaşadığı acıların yarısını yaşayan biri nefes alamazdı. Gerçi o da aldığını düşünmüyordu ta ki onu görünceye kadar. ‘Bu ya sahtekâr ya da dünyanın en güçlü adamı’ diye mırıldandı.

(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 30 okur

  • Asya ozturk
  • Bookstagram
  • Kitaplara tutkun muallime
  • Özlem Aktaş
  • Mavi De Bilirler
  • İşsiz_okur
  • Ece Ceren
  • Kezban Mert
  • Zeynep
  • Erdal Hellaçoğlu

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%27.3 (3)
9
%18.2 (2)
8
%27.3 (3)
7
%27.3 (3)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0