Kıskançlığın kontrolünü nasıl ele geçirir?
Puan vermedi··
Beğendi
Kitabımızın ismi:Othello Yazarımız;WİLLİAM Shakespeare Bu kitapta kıskançlığın, güvensizliğin ve insanların zihnine ekilen küçük şüphelerin ne kadar yıkıcı olabileceğini anlatan çok güçlü bir hikâye anlatılıyor. Othello aslında güçlü, saygın ve sevilen bir insandır. Ama içindeki güvensizlikleri fark etmez. Kötü niyetli Iago’nun söylediklerine inandıkça sevdiği kadın Desdemona’ya olan güvenini kaybeder. Trajedinin en acı tarafı da burada başlar: Othello’nun düşmanı aslında Desdemona değil, kendi zihninde büyüttüğü şüphelerdir. Samimi bir yorum yapmam gerekirse, bu eser bana şunu hatırlatıyor: Bir ilişkide sevgi tek başına yetmiyor. Güven olmazsa sevgi bile zamanla korkuya dönüşebiliyor. Shakespeare sanki “Gerçeği değil, korkularını dinlersen hem kendini hem sevdiklerini kaybedebilirsin” diyor. Kitabın sonunda insan Othello’ya hem kızıyor hem de üzülüyor. Çünkü kötü bir insan olduğu için değil, hatalı kararları ve kontrol edemediği kıskançlığı yüzünden her şeyi mahvettiği için trajik bir karakter hâline geliyor. Kısacası, Othello bana göre aşkın değil; güvensizliğin ve kıskançlığın trajedisidir. #k:3685. William Shakespeare
1000Kitap
Yeşil MürekkepOsman Balcıgil · Destek Yayınları · 20266,6bin okunma
10/10
·408 syf.··
Beğendi
·
2026 59. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 05:39
OKUDUM - BİTTİ! Kitap Adı: ANGOSTA Yazar Adı: HÉCTOR ABAD FACIOLINCE Türkçe'ye Çeviren: BANU KARAKAŞ Sayfa Sayısı: 402 Kitap Puanım: 10 / 10 Kitap İncelemem: Bazı kitaplar vardır, biterler ama bitmezler. Angosta öyle bir kitap. Son sayfayı kapadım, kapağa baktım — o küçük siluetlere, binaların üzerinde duran o yalnız insanlara. Kitabı açmadan önce onlara bakmıştım. Şimdi farklı görünüyorlar. Çünkü artık onların kim olduğunu biliyorum. Nereye baktıklarını biliyorum. Ve neden bir yere gidemediklerini biliyorum. Faciolince adı olmayan bir şehir kurmuş. Angosta. "Dar" demek İspanyolca'da. Ve bu şehirde yaşamak için ya doğru tarafta doğmuş olman gerekiyor ya da hiç doğmaman. Üç bölge var: Tierra Fría, Tierra Templada, Tierra Caliente. Soğuk topraklar zenginlerin, ılık topraklar orta sınıfın, sıcak topraklar ise… ölümlerin. Bu bir distopya mı? Evet. Ama öyle bir distopya ki gerçekten daha gerçek hissettiriyor. Kafkaesk mi? Biraz. Politik mi? Derinden. Ama hepsinin ötesinde — insani. Acı verici derecede insani. Kitabın ortasında bir yerde durdum ve "bu Türkiye'yi mi anlatıyor?" diye düşündüm. Sonra "hayır, Kolombiya'yı" dedim. Sonra "hayır, hepsini" dedim. İşte o an anladım bu romanın neden yazıldığını. Faciolince burada sadece bir şehir eleştirisi yapmıyor. Sınıf, ırk, şiddet, aşk, sürgün, vicdan — hepsini tek bir bedende topluyor. Ve o beden bir şehir. Nefes alan, öldüren, seven, dışlayan bir şehir. Banu Karakaş'ın çevirisi de ayrı bir emek. Türkçe'ye o ağırlık ve ritim korunarak geçmiş — nadir bir şey bu.
1000Kitap
AngostaHéctor Abad Faciolince · Livera Yayınevi · 202129 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Puan vermedi·124 syf.··
2026 5. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 13 Nisan 2026 17:41
Cehennem Acı Çektiğimiz Yer Değil, Acı Çektiğimizi Kimsenin Bilmediği Yerdir", yalnızca bir söz değil, insanın içindeki sessiz çığlığın tarifidir. Hallac-ı Mansur'un hakikat arayışını anlatırken, insanın kendi yalnızlığıyla yüzleşmesine de ayna tutuyor. Bu kitapta beni etkileyen şey, cevaplar vermesinden çok sorular sordurması oldu. Çünkü insan bazen acının kendisinden değil, anlaşılmamaktan yorulur. Kitap, hakikati dışarıda arayanlara değil, kendi içine bakma cesareti olanlara sesleniyor. Kimi bölümlerde dil ağırlaşsa da taşıdığı anlam, okuyucuyu düşünmeye zorluyor. Bitirdiğimde elimde sadece bir kitap kalmadı; insanın kendine karşı dürüst olmasının ne kadar zor olduğunu da yeniden fark ettim. Hallac'ın sözleri bana şunu düşündürdü: En derin yaralarımızı herkes görseydi belki bu kadar yalnız hissetmezdik. Bu yüzden kitap, tasavvufi bir metinden çok, insan ruhunun sessiz taraflarına tutulmuş bir ışık gibi geliyor. İyi okumalar dilerim...
Cehennem Acı Çektiğimiz Yer Değil Acı Çektiğimizi Kimsenin Bilmediği YerdirHallac-ı Mansur · Destek Yayınları · 20254,044 okunma
İnsan, acıyla yoğrulur ve mayalanır.
Puan vermedi·159 syf.··
2026 16. kitabı
Bu kitabı okurken bende hiçbir şekilde bu kadar tesir bırakacağını düşünmemiştim. Kitabı bitirdiğimde bir süre ağladım. Hani acı bir olay yaşarsın da bir bardak su getiren birinin olmasını beklersin; biraz sakinleşmek, o duygunun ağırlığından bir nebze olsun kurtulmak istersin ya… İşte o ağırlık hâlâ, bu satırları yazarken bile üzerimde. O suyu getirecek birini beklemek yerine masanın başına geçtim. Bir bardak su uzatamadım kendime; onun yerine kalbimden taşan kelimeleri kâğıda dökmek istedim. Belki de bazı acılar suyla değil, ancak yazıyla hafifliyordur. Zehra’nın mektubu bitirdikten sonraki afallayışı beni derinden sarstı. Yıllardır doğrularını yanlış bildiği bir adamın üzerine kurmuştu. Hayatındaki insanlarda bulamadığı erdemlerin, en nefret ettiği kişide bulunduğu gerçeğiyle yüzleşmek zorunda kaldı. Fakat bence Zehra’nın yaşadığı acı yalnızca babasını yanlış tanımış olmanın acısı değildi; kendi vicdanıyla karşılaşmanın acısıydı. İnsan bazen bir başkasını affetmekte değil, kendisini affetmekte zorlanır. O acıyı hissettikten sonra, babasının yırtık çoraplarından görünen ayaklarına bakarak ağlaya ağlaya giderken, onu orada yalnız bırakmaması… O satırları okurken ben de Zehra ile birlikte eğilip o ayakları öpmek istedim. Çünkü orda yalnızca bir babanın çektiği çileyi değil, geç fark edilen bir sevginin ve gecikmiş bir merhametin ağırlığını da gördüm. Zehra artık okulunu tamamlamış, muallim olmuştu. Oysa kitabın ilk sayfalarını elime alıp hikâyeyi herkes gibi bildiğimde, Zehra’ya sarılıyor ve ona hak veriyordum. Babasını suçluyor, onun öfkesiyle birlikte öfkeleniyordum. Kitabın sonunda ise fark ettim ki Zehra’nın eksik olan yanı bilgisi, zekâsı ya da doğruluk anlayışı değildi; acıma kabiliyetiydi. Belki de Reşat Nuri’nin anlatmak istediği buydu: İnsan yalnızca
AcımakReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 202151,5bin okunma
9/10
·368 syf.··
Beğendi
·
2026 77. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 22:46
Yazar bize bu sefer geleceği önceden bilme,zihin okuma ve telepati ile başka yaşamlarında olabileceğini anlatan fantastik bir hikaye sunuyor… Matt Haig’in Hayat İmkânsız romanı yalnızlığı,suçluluk duygusundan arınmayı,acı ve pişmanlıklarla dolu geçmişi kabullenmeyi ve ikinci bir şans için hiç bir zaman geç olmadığını vurgulayan,doğa üstü olaylar ve sırlarla işlenmiş , 70'li yaşlarındaki yas ve yalnızlıkla boğuşan emekli bir matematik öğretmeni olan Grace Winters'ın, trajik bir kaybın ardından hayata yeniden tutunma ve kendini keşfetme serüvenini anlatır. Grace; otuz yıl önce kaybettiği oğlunun yası, ardından eşinin ölümü ve yıllar önce yaşadığı bir kaçamağın ağır suçluluk duygusuyla Lincolnshire’daki küçük evinde yaşayan,hayattan tamamen elini eteğini çekmiş bir kadın. Onun bu sıradan hayatı, yıllardır görmediği bir arkadaşından İbiza Adası’nda köhne bir evin miras kalmasıyla tamamen değişir. Grace, arkadaşının ölümünün arkasındaki sır ve neden kendisine miras bıraktığının meraki ile tek yön bir biletle Akdeniz’in bu gizemli adasına adım atar. Kitap sıradan bir ada macerası olarak başlarken, Grace'in denizin derinliklerinde karşılaştığı mistik/fantastik bir güçle (La Presencia) yön değiştiriyor.Grace, arkadaşının esrarengiz ölümünü araştırırken kendini beklenmedik doğaüstü olayların, sırların ve sihirli bir dönüşümün içinde bulur.
Hayat İmkânsızMatt Haig · Domingo Yayınevi · 20245,9bin okunma
8/10
·256 syf.··
2026 41. kitabı
Yaşanmış bir hayat hikayesi. Çok başarılı bir kadın ve onun geldiği zor yolculuk. Ben böyle geçmişinde zorluklar, acı bir deneyim yaşayan gerçek hikayeleri okuduğumda çok güzel diyemiyorum. Çok güzel diyebileceğim tek şey yazım dili olabilir zira onların yaşadıklarına hayal ettiğimde içimden bir şeyler kopuyor gibi oluyor. Ama hoşuma giden tek şey o güçlü kadınların bir şekilde kendi ayaklarının üzerinde durup, hiçbir zaman pes etmemesi. Tam olarak da bu hikayeyi anlatıyor bize. Kendisi çok güzel, çok güzel yerlere gelmiş keşke ne o ne de ailesi o tüm zorlukları yaşamamış olsaydı.
Çöl ÇiçeğiWaris Dirie · Bilge Kültür Sanat Yayınları · 201411,6bin okunma