Puan vermedi·288 syf.··
2026 21. kitabı
Zengin ve köklü olan Ravenspur ailesi, kendi şatolarında ne olduğu anlaşılamayan bir güç, kimler olduğu bilinmeyen kötü niyetli bir düşman, karanlıklarda gizemini koruyan  bir lanet tarafından teker teker öldürülmektedir. Nesillerdir refah içinde yaşayan aile, cesur fertlerinin bile korkudan titremesine, korku ile yaşamalarına neden olan  bu lanet aileyi, gizemli gölgelerden gelen faili meçhul korkunç cinayetlerle sarsmaktadır. Aile bireyleri, şatolarındaki bu karanlık tehdide karşı hayatta kalma mücadelesi vermektedir. Peki bu cinayetlerin arkasındaki güç kimdir veya nedir? Gizem ve gerilim yüklü olan "Ravenspur Ailesinin Laneti" sürükleyici bir eser olup tekinsiz ve karanlık bir atmosfer havası estiriyor. Daha kitabın başlarında okuyucuyu sırlar alemine sürüklüyor. Bakın Tchigorsky ne diyor: "İmkânsız. O adamla birlikte tüyler ürpertici bir gerçeğin peşinde çok tehlikeli bir yolculuğa çıkmıştık. Aradığımız cevabı da bulduk. Güvenlik amacıyla elimizdeki kağıdı ikiye böldük. Sonra deşifre olduk. Akabinde neler yaşandığını anlatamam. Üzerine düşünmeye bile cesaret edemem. Ben içinde bulunduğum vahim sondan kaçabildim ama kader ortağımın bu kadar şanslı olduğunu sanmıyorum. Çoktan ölmüş olmalı. O olmadan da elimde hiçbir şey yok, tam anlamıyla acizim. Bir dayanağım yok. Fakat Ravenspur Şatosu'ndaki ölümlerden kimin sorumlu olduğunu gayet iyi biliyorum." Şato'da hayatta kalanlar bu sırrı çözmeliler ama nasıl? O zaman okuma zamanı.
Ravenspur Ailesinin LanetiFred Merrick White · Maya Kitap · 202418 okunma
Bidayet ve Hidayet ile dolu içerik
10/10
·79 syf.·
2026 16. kitabı
Mart sayısında kapak konusu olarak Büreyde Bin Husayb (r.a.)’i işleyen Yedi Kıta Dergisi, zengin tarihi ve dini içerikleriyle dikkat çekiyor. Ramazan ayının yoğunluğu nedeniyle dergiyi ancak bayram sonrası tamamlayabildim; çok şükür 2 Nisan öncesinde bitirmiş oldum. Dergide öne çıkan konulardan biri, Osmanlı medeniyeti ve ev mimarisi üzerineydi. Osmanlı evlerindeki kapı ve pencerelerin mahremiyet anlayışına göre nasıl tasarlandığı, kapılardaki tokmakların cinsiyeti simgelediği gibi incelikler oldukça ilgi çekiciydi. Ayrıca, Çanakkale Cephesinde askerlerin fetva almış olmasına rağmen Ramazan ayında oruçlarını büyük bir gayretle tuttuğunu anlatan yazı, özellikle ibadet azmi açısından etkileyiciydi. Kapak konusu Büreyde Bin Husayb (r.a.) ise derginin en güçlü bölümlerindendi. Peygamber Efendimiz’le tanışması, İslam’a ilk katılması, ilk sancaktar oluşu ve cennetle müjdelenen sahâbilerden olması detaylı bir şekilde aktarılmış. Rıdvan Biatına katılan ilk sahâbelerden biri olması ve Peygamberimizin yanında uzun yıllar bulunmuş olması, onun ne kadar özel bir sahâbi olduğunu ortaya koyuyor. Huneyn Savaşı ve Mekke’nin fethi sırasında sancaktar olarak görev alması, devlet katipliği yapması ve oğulları üzerinden hadis rivayetlerine katkısı da anlatılmış. Ayrıca, Horasan’da vefat eden son sahâbi olması onu tarih açısından da önemli kılıyor. Dergide beni en çok etkileyen kısım, Peygamber Efendimizin Büreyde Bin Husayb (r.a.)’e öğrettiği dua oldu. Dua şöyle: “Allah’ım ben zayıf ve aciz bir kimseyim, rızanı kazanmam için sen beni kuvvetlendir. Beni perçemimden tutarak iyiliğe götür. Son elimi İslamiyet kıl. Allah’ım ben acizim, sen beni kuvvetlendir. Ben zelil bir kimseyim, sen beni izzetlendir. Ben fakirim, sen beni zenginleştir.” sayısında kapak konusu olarak Büreyde Bin Husayb
Yedikıta Dergisi - Sayı 211 (Mart 2026)Yedikıta Dergisi · Çamlıca Basım Yayın · 202612 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
23 MART 1960/Allah rahmet eylesin
Puan vermedi·63 syf.··
2026 44. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 22 Mart 2026 21:58
Ey nefsim! Kalbim gibi ağla ve bağır ve de ki: "Fâniyim, fâni olanı istemem. Âcizim, âciz olanı istemem. Ruhumu Rahman'a teslim eyledim, gayr istemem. İsterim, fakat bir yâr-ı bâki isterim. Zerreyim, fakat bir şems-i sermed isterim. Hiç ender hiçim, fakat bu mevcudatı umumen isterim." Münacat - 59
Bediüzzaman Said Nursi
MünâcâtBediüzzaman Said Nursî · Söz Basım Yayın · 2013501 okunma
Bu eser benim bütün varlığım vücut hikmetim her şeyim.N.F.K.
Puan vermedi·576 syf.··
2026 4. kitabı
·
32 günde okudu
·
Okunma: 05 Şubat 2026 17:27
Üstadın kitabına inceleme yapmaktan âcizim.. Fakat şunu söylemek istiyorum; Rönesans, Tanzimat, Sanayi Devrimi ve son olarak Cumhuriyetle birlikte Batı'nın, İslam dini, değerleri ve özellikle kültürü üzerinde oynanan türlü zihniyet sömürgesi, ahlâk asimilasyonları ve genel bir ifâde ile medeniyet hırsızlığını; sanat, kültür, edebiyat ve maneviyat ve elbette islâmî bakış açısıyla temellendirdiği Büyük Doğu ideolojisinin mihenk taşı olan bu eser, körelmiş zihniyet ve kalplerimize şifa olmaktadır ... Naçizane Müslümanca Düşünme Üzerine Denemeler, Üç Zor Mesele ve zirvede İdeolocya Örgüsü bu minvalde donanımlı bir okuma yapmak için güzel bir yol. Sıralamayı anlaşılabilme kolaylığını göre hazırladım. İstifâdeli olsun ...
İdeolocya ÖrgüsüNecip Fazıl Kısakürek · Büyük Doğu Yayınları · 20152,734 okunma
Hakkın Ödenmez Şermin Yaşar!
10/10
·248 syf.··
Beğendi
·
2026 5. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 04 Şubat 2026 00:01
Şermin Yaşar'ın hakkını ödeyemem... Bir öğretmen olarak çocuklara tavsiye ettiğim hiçbir kitabından olumsuz bir dönüt almadım. Birçok çocuğa belki de kitapları sayesinde okuma zevki ve sevgisi kazandırdım. Bir yetişkin olarak çocuk kitaplarını okurken çocukluğuma gittim, bir ebeveyn olarak çocuğumun dünyasını kavradım, öğrencilerimi anladım. Çocuklara nasıl davranılması gerektiğini bir kez daha hatırladım... Ama yetişkinler için yazdığı kitapları... Mükemmel, mükemmel, mükemmel... Okuduğum her şahısla empati kurdum. Selime Teyze ile çocuklarıyla, Meltem'le... Bazen kızdım, bazen hak verdim ama hiçbirini yargılamadım. Aslında yargılardım, acizim çünkü. Kendi aynama bakmadan yargılarım. Ama bu kitap empati kurduğum karakterleri yargılamama izin vermedi. Çünkü okurken her biri ben oldum. Selime teyzeyi okurken ben Selime teyze oldum, onun oğlu Erkan oldum. Bir tek Meltem'in annesiyle babası olamadım. Onlar kötüydü! Kim kötü olmak ister ki! Uzun süre sonra,belki yıllar olmuştur,sonunda gözlerimin dolduğu bir kitap oldu. Mutluluktan ve üzüntüden yutkundum. Bir ortamda ağlayacak olursunuz da kimsenin görmesini istemeyip oradan uzaklaşmak istersiniz ya. Altı harfli bir tatlı olan Meltem bölümünde öyle oldum. Hızlı hızlı okudum. Oradan kaçtım. Çok çok güzeldi... Son yıllarda okuduğum en iyi beş kitabın içinde yerini alacaktır. Teşekkürler Şermin Yaşar...
Altı Harfli Bir TatlıŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 202513,7bin okunma
Nurun İlk Kapısı
10/10
··
Beğendi
KALBE FÂRİSİ OLARAK TAHATTUR EDEN BİR MÜNÂCÂT Yani bu münâcât, kalbe Fârisî olarak tahattur ettiğinden Fârisî yazılmıştır.Evvelce, matbû olan Hubâb Risâlesinde derc edilmişti.Yâ Rab! Tevekkülsüz, gafletle, iktidar ve ihtiyarıma dayanıp derdime derman aramak için cihât-ı sitte denilen altı cihette nazar gezdirdim. Maatteessüf derdime derman bulamadım. Mânen bana denildi ki, "Yetmez mi dert, derman sana?"Evet, gafletle sağımdaki geçmiş zamandan teselli almak için baktım. Fakat, gördüm ki; dünkü gün, pederimin kabri ve geçmiş zaman, ecdâdımın bir mezar-ı ekberi sûretinde göründü. Teselli yerine vahşet verdi. Hâşiye 1Hâşiye 1: İmân, o vahşetli mezar-ı ekberi, ünsiyetli bir meclis-i münevver ve bir mecmâ-ı ahbab gösterir.Sonra, soldaki istikbâle baktım; derman bulamadım. Belki yarınki gün, benim kabrim ve istikbâl ise, emsâlimin ve nesl-i âtînin bir kabr-i ekberi sûretinde görünüp, ünsiyet değil, belki vahşet verdi. Hâşiye 2Hâşiye 2: İmân ve huzur-u imân, o dehşetli kabr-i ekberi, sevimli saadet saraylarında bir dâvet-i Rahmâniye gösterir.Soldan dahi hayır görünmediği için, hazır güne baktım. Gördüm ki, şu gün, güyâ bir tabuttur; hareket-i mezbûhânede olan cismimin cenazesini taşıyor. Hâşiye 3Hâşiye 3: İmân, o tabutu, bir ticaretgâh ve şâşaalı bir misafirhâne gösterir. Bu kısmın Arapça ve Farsça ibârelerinin mânâları ve açıklamaları hemen altlarında verildiğinden, başka bir meâl konulmamıştır. İşbu cihetten dahi devâ bulamadım. Sonra başımı kaldırıp şecere-i ömrümün başına baktım. Gördüm ki, o ağacın tek meyvesi, benim cenazemdir ki, o ağacın üstünde duruyor, bana bakıyor. Hâşiye 4Hâşiye 4: İmân, o ağacın meyvesini cenaze değil, belki ebedî hayata mazhar ve ebedî saadete namzed olan ruhumun eskimiş yuvasından yıldızlarda gezmek için çıktığını gösterir.O cihetten dahi me’yus
Risale-i Nur KülliyatıBediüzzaman Said Nursî · RNK Neşriyat · 0857 okunma