Ada Dokel

Ada Dokel
@adadokel
Ama insanın hayatta kalmasını sağlamak, en çok bağlandığı yeri terk etmesi gerekiyor; Ama anılar kalıyor ve kayıp dostlar, aynadaki silik görüntüler gibi hep hatırlanıyor…
İzmir
20 Temmuz 2000
45 okur puanı
Haziran 2023 tarihinde katıldı
Üçüncü Şahsın Şiiri
gözlerin gözlerime değince felâketim olurdu ağlardım beni sevmiyordun bilirdim bir sevdiğin vardı duyardım çöp gibi bir oğlan ipince hayırsızın biriydi fikrimce ne vakit karşımda görsem öldüreceğimden korkardım felâketim olurdu ağlardım ne vakit maçka’dan geçsem limanda hep gemiler olurdu ağaçlar kuş gibi gülerdi bir rüzgâr aklımı alırdı sessizce bir cıgara yakardın parmaklarımın ucunu yakardın kirpiklerini eğerdin bakardın üşürdüm içim ürperirdi felâketim olurdu ağlardım akşamlar bir roman gibi biterdi jezabel kan içinde yatardı limandan bir gemi giderdi sen kalkıp ona giderdin benzin mum gibi giderdin sabaha kadar kalırdın hayırsızın biriydi fikrimce güldü mü cenazeye benzerdi hele seni kollarına aldı mı felâketim olurdu ağlardım
Şiir
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
İstanbul'u Dinliyorum
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı Önce hafiften bir rüzgar esiyor; Yavaş yavaş sallanıyor Yapraklar, ağaçlarda; Uzaklarda, çok uzaklarda, Sucuların hiç durmayan çıngırakları İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı. İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı; Kuşlar geçiyor, derken; Yükseklerden, sürü sürü, çığlık çığlık. Ağlar çekiliyor dalyanlarda; Bir kadının suya değiyor ayakları; İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı. İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı; Serin serin Kapalıçarşı Cıvıl cıvıl Mahmutpaşa Güvercin dolu avlular Çekiç sesleri geliyor doklardan Güzelim bahar rüzgarında ter kokuları; İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı. İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı; Başımda eski alemlerin sarhoşluğu Los kayıkhaneleriyle bir yalı; Dinmiş lodosların uğultusu içinde İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı. İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı;
Edebiyat
"Şiddetle başlayan hazlar, şiddetle son bulurlar. Ölümleri olur zaferleri, öpüşürken yok olan ateşle barut gibi. En tatlı bal bile tadıldıkça bıkkınlık verir, aynı tat isteği, iştahı köreltir. Onun için, ölçülü sev ki uzun sürsün sevgin. Hedefe hızlı giden, yavaş kadar geç varır."
Ayakkabıların topuklarını üç kez birbirine vurmaya çalıştım ama ikincide gözlerim sonsuz karanlığa teslim oldu. Yaşamak için yıllarca uğraşmıştım. Oysa ölmek bir anda olan bir şeydi. Bir anda... Bana kalırsa insan, hayatını bir anda her şeyi kaybedeceğini unutmadan yaşamalıydı. Yaşamak için kendimizi kaybettiğimiz bu dünyada, bir anda öleceğimizi bir an bile unutmamalıydık. Tatlı rüyalar Ayza.
Sayfa 379·Kitabı okudu
the kabal
"Ama boşuna ölmüyorum, yalnız ölmüyorum, birileri bilecek öldüğümü. En çok bundan korkmuştum, ne saçmaymış... Kimse bilmeyecek öldüğümü diye nasıl da korkmuştum, ölünce bunun ne önemi olacaktı ki... Ama var, artık biliyorum, bende biri tarafından hatırlanacağım, bir mezarım olacak, mezarımın nerede olduğunu bilen birileri olacak." Tuttuğu elimi, başını söylediklerimi reddeder gibi sallayarak daha çok sıktı. "Kimsesizler mezarlığına gömmesinler beni Ayza, ismim olsun. Benim hiç evim olmadı ama altında yattığım toprak çiçeklerin evi olur belki."
the kabal