Herkes için kendini paralıyorsun, Adelaide. Ama senin de seni koruyup kollayacak birine ihtiyacın var.
Onu köpekbalıklarına attılar’ sözünü duyduğumda buz kesiyorum. Gerçekten adalarda mahkumlar için bir mezarlık yok. Kelebek
Kitap Alıntısı
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
GÜLÜŞLERİMİ ÇOK SEVMEDİN YA
Sen gecenin körüsün, itirazım yoktur buna Senin işçiler tokluğa, benimkiler mezarlığa… Yalanları boy vermiş bir gerçeksin işte odamda Senin sarsılmaz duvarlarının ardında Kurşun bana işlemez sandım. Dudaklarım bir ince çizgi Tıpatıp aynı, seninkiler gibi Ağlamak demek tüm yeşillerimdi Küstü renklerim, morlar gücendi Kıyarsın sen bana, Hatta öldürürsün de beni Kesip atmadın mı sanki hiç acımadan, O dikenlerin o güllerini? Yarım bir ömrüm varmış, Ellerin boğazıma sarılırmış Cennet cehenneme karışmışta Geçen, çok acıtırmış. Gördün mü bak işte Gördüm sonunda günümü ben de Yine güvendiğim her yerden ben kırıldım İçimdeki benlerle, ben yalnız bırakıldım Seni de merak etmem, hep kalabalıklardasın Oradan bana gülersin, kapılar kapatırsın. Olur olmaz ağlamam artık Yüzüm düştü, düş oldum Toprağın yüzü suyu hürmetine Kanatlarımı kopardığıda kuştum O an sana koştum, yolum yokuştu, Sen yok oluştun. Ardında yok olmuştum.
Şiir
Monte Cristo Kontu I-II
Monte Cristo Kontu (2 Cilt Takım) - Alexandre Dumas Sayfa¹⁰ "Babam gururludur Mösyö, her şeyi eksik olsa bile, Tanrı'dan başka kimseden bir şey isteyeceğini sanmıyorum." Sayfa¹⁷ "Bize iyilik yapanlarla asla ödeşemeyiz çünkü onlara para borcumuz olmasa da, minnet borcumuz vardır." Sayfa³⁵ "Adamı hançerlemek istiyordum ama Mercedes bana nişanlısının başına bir felaket gelirse, intihar edeceğini söyledi." "Hadi canım! Böyle şeyler hep söylenir ama asla gerçekleşmez." Sayfa⁴⁵ "Zaten beni ürküten de bu," dedi Dantès, "insanın böyle kolayca mutlu olabileceğine inanamıyorum! Mutluluk o büyülü adalarda kapılarını ejderhaların koruduğu saraylara benzer âdeta. Ona sahip olmak için mücadele etmek gerekir. Sayfa⁷³ Bu yüzden siyasi olmasa da özel görüşlerim üç duyguyla sınırlı: Babamı seviyorum, Mösyö Morrel'i sayıyorum ve Mercedes'e tapıyorum. İşte Mösyö, adalete söyleyebileceklerim bundan ibaret, gördüğünüz gibi pek de ilginç değil." Sayfa¹²³ Sizin de bildiğiniz gibi sevgili oğlum, siyasette insanlar değil düşünceler, duygular değil çıkarlar söz konusudur; siyasette bir insan öldürülmez, bir engel ortadan kaldırılır, hepsi bu. Sayfa¹⁸⁷
1000Kitap
Pencere önü çiçeğimsin sen…🪴 Bilirsin pencere önü çiçekleri başka güzel olur. Bir evin ruhunu taşırlar sanki; renkleriyle, kokularıyla, verdikleri huzurla… Ben en çok adalarda sevmiştim onları. Bir gün dar bir sokakta yürürken gözüme ilişmişti yaşlı bir teyzenin evi… Pencereleri, balkonları, kapısının önü rengârenk çiçeklerle doluydu. Öyle güzeldi ki resim çekerken bahçedeymiş, görmedim. İnsan burada yaşlanmaz ki dedim. Beni duymuş olmalı ki tebessüm ederek, Yaşlanıyor oğlum, yaşlanıyor… Zaman geçiyor. demişti. Ben de gönlünü hoş etmek isteyip, Yok teyze, maşallah hiç yaşlı görünmüyorsunuz demiştim. Eşi yadigar bırakmış o evi ona. Buraları bırakıp başka yerde yaşayamam demişti. Kışın biraz soğuk oluyormuş ama doğalgaz geldikten sonra rahatlamışlar. Bayırlardan şikayetçiydi biraz ama kendini bildi bileli o sokaklarda yaşamış. Gitmem hiçbir yere diyordu. Sonra çiçeklerini sordum. Bu kadar çiçeğin bakımı zor olmuyor mu? diye. Çiçeklerine bakıp, bu yaştan sonra en keyif aldığım şey bunlar demişti. Onlarla uğraşmak, altlarında oturup çayını kahvesini içmek huzur veriyormuş. Osmanlı zamanında evlerin önünden pencere önü çiçekleri eksik olmazmış. Hatta her çiçeğin bir anlamı varmış. Pencerede sarı çiçek varsa, Evde hastamız var, biraz sessiz olun demekmiş. Kırmızı çiçek varsa, Evde evlilik çağında bir kızımız var anlamına gelirmiş. İnsanlar bunu bilir, ona göre davranırmış. Şimdi pek kalmamış bunlar…
"Gözyaşı ile yıkanan yüzden daha temiz bir yüz olamaz." -William Shakespeare- "Peki yıkayacak bir damla bile gözyaşım kalmadıysa. O zaman ne yapmalıyım, Shakespeare?" -Adaline-