9/10
·176 syf.··
2026 67. kitabı
Zeytindağı kitabı Cemal Paşa’nın emir subayı olarak görev yapan Falih Rıfkı Atay’ın hatırlarını kaleme aldığı eseridir. Osmanlı’nın son dönemlerinde durumun ne kadar içler acısı olduğunu gözler önüne seren bu eser, ders verir niteliktedir. Toplumsal ve yönetsel anlamda zorlukların gözler önüne serildiği, ver olmaya çalışan bir devletin parçalarını birleştirmenin imkansızlığını hissettirdi. Özellikle mevzu bahis Suriye-Filistin ve Kanal cephesinde askerlerimizin bilinmezlik içinde ölüme sürüklenmesi, milli bağımsızlık olgusundan tamamen bağımsız, Alman, İngiliz… seviciliği. Kitapta yer aldığı şekliyle” Şeria boyunda, Aden etrafında, çorak Medine içinde, taş ve kum çöllerini geçip Şam’dan Medine’ye giden Hicaz hattı üzerinde binlerce kahraman bu yazın usanç veren günlerini de ateşe, ısınmış demire karşı ve kızgın toprak üstünde geçirecekler” bölümü aslında bizlere anlatıyor durumun vahametini. 1. Dünya savaşında olmak ve kaybetmek zorunluluğu aslında kaçınılmazdı. Cumhuriyetin ve bağımsızlığın kıymetini bilmek gerek…
1000Kitap
ZeytindağıFalih Rıfkı Atay · Pozitif Yayınları · 202414,8bin okunma
7/10
·240 syf.··
Beğendi
·
2026 5. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 19:44
Bazı hikâyeler mutlu bittiği için değil, adalet yerini bulduğu için güzeldir... Çocukluğundan itibaren hayatın en sert yüzüyle tanışan İklim'in, tüm yaşadıklarına rağmen ayakta kalmayı başaran etkileyici hikâyesi... Annesi ve babasından gördüğü şiddetle büyüyen İklim, tam "Artık bitti" dediği her noktada yeniden ayağa kalkmayı başarıyor. Hayata tekrar tekrar tutunması, onu unutulmaz bir karakter hâline getiriyor. Bu zorlu yaşamda tek sığınağı kardeşi gibi gördüğü Aden ve hayatının aşkı olduğuna inandığı Ilgaz oluyor. Ancak aşk sandığı duygunun, aslında onu büyük bir acının içine sürükleyeceğini nereden bilebilirdi? İklim'in acı, mücadele, dostluk ve umutla örülü yolculuğuna tanıklık ederken kimi zaman öfkelendim, kimi zaman hüzünlendim. Ama sonunda iyilerin kazanması ve adaletin yerini bulmasıyla kitabı büyük bir iç rahatlığıyla bitirdim. Gerçek hayattan uyarlanan bu etkileyici hikâyeyi, duygu yüklü ve güçlü kadın karakterlerin olduğu kitapları seven herkese tavsiye ederim.
MargeÖzlem Gezgin · Yediveren Yayınları · 202230 okunma
Reklam
Abartılması gereken efsanevi bir roman
10/10
·644 syf.··
Beğendi
·
2026 11. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 28 Mayıs 2026 02:17
cennetin doğusu’nu okumalısınız hayatımda şuana kadar okuduğum en iyi kitaptı. ilk defa bir kitapta bu kadar yerin altını çizdim. iyi-kötü kavramlarını net çizgilerle ayırmayıp insanın içindeki karanlığı ve seçme özgürlüğünü her bölümde her satırda sorgulattı. tüm karakterler üzerinden varoluş sürecinin seçimi nasıl etkilediğinden insanın ne olduğu kadar ne olmayı seçebileceğini de düşündürdü. ilk başta modern habil kabil yorumlaması dendiğinde çok beklentiyle başladım ve beklentilerimi fazlasıyla sağladı. kitabın kutsal bir havası da var çünkü incilden ve kutsal metinlerden olaylara değiniliyor zaman zaman. kitabın ismi bile east of eden, aden bölgesi yani ademle havvanın cennette yaşadığı yer. kısacası defalarca tavsiye editorum John Steinbeck Cennetin Doğusu
Cennetin DoğusuJohn Steinbeck · İletişim Yayınevi · 202411,5bin okunma
7/10
·656 syf.··
2026 9. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 17 Mayıs 2026 16:59
Bu kitaba başlarken beklentim oldukça yüksekti. İlk yarıda vadi tarihinin anlatımı, ailelerin kuruluşu, olayların başlangıcı ve yol ayrımları muazzam dinamik bir tempo yaratmış, hikaye beni içine hemen çekmişti. Esasen kitabın ilk yarısında neyin ne olduğu anlaşılmış, taşlar yerine oturmuş ve mesaj net bir şekilde alınmıştı. Tam da bu yüzden, hikaye ilerledikçe romandaki o sürükleyici hava gücünü kaybetti. Kitap yarıdan sonra inanılmaz bir vites düşürdü; söylemek istediği her şeyi zaten ilk yarıda tüketmiş gibi, kalan yüzlerce sayfa boyunca sıradan bir taşra dönem dizisi durağanlığına gömüldü. ​Kitapla ilgili en büyük sorun, içinde gerçekten dokunabileceğim, acısını ya da sevincini hissedeceğim etten kemikten insanların olmayışıydı. Karakterlerin hepsi soğuk, soluk ve hayali birer silüet gibiydi. Yazar bize gerçek insanlar sunmak yerine, kafasındaki felsefi tezleri anlatmak için birer kukla tasarlamış gibi hissettim. Roman, vadinin tarihini ve yazarın kendi aile geçmişini anlatma ısrarı yüzünden o kadar gereksiz uzatılmıştı ki, bir süre sonra edebi yoğunluk tamamen kayboldu ve benim de okuma keyfimi, konsantrasyonumu büyük ölçüde baltaladı. ​Yazarın bu felsefi anlatım kaygısı, karakterleri adeta iki farklı kampa bölerek kategorize etme takıntısında da kendini hissettiriyor. Kutsal metinlerdeki Kabil (Cain) ve Habil (Abel) mitolojisini hikayeye uyarlayacağım diye karakterleri daha doğdukları an isimlerinin baş harflerine göre iki zıt gruba ayırmış. İsimleri "C" harfiyle başlayanlar (Charles, Cathy, Cal) doğuştan karanlık tarafa, yani "Kabiller" grubuna; "A" harfiyle başlayanlar ise (Adam, Aron, Abra) saf ve aydınlık tarafa, yani "Habiller" grubuna yerleştirilmiş. ​Bu durum sembolik olarak güçlü görünse de insanları daha yolun başında, bu kadar keskin şablonlarla
Cennetin DoğusuJohn Steinbeck · Sel Yayıncılık · 201711,5bin okunma
Puan vermedi·656 syf.··
2026 8. kitabı
“Bugüne kadar yazdıklarım, bu kitap için bir hazırlık niteliğindeydi,” demiş Nobel Ödüllü yazar John Steinbeck “Cennetin Doğusu” adlı romanı için. Yazarın okuduğum dördüncü kitabı. Gazap üzümleri kitabını da çok beğenmiştim ama favorim bu kitap oldu. Bu kitabın bana kazandırdığı kavram "Timshell" kavramı oldu. Kitabın ana felsefesi olan İbranice "Timshel"(sen muktedirsin/seçebilirsin) kelimesi,insanın günahın üstesinden gelebileceğine dair özgür iradesini vurgular. Okurken yazarın Salinas vadisi betimlemeleri,Yaşar Kemal'in Çukurova tasvirlerini anımsattı bana. Bu yönüyle de okuması keyifli bir eserdi. Lee ve Samuel' in ufuk açan sohbetlerini de unutmayayım Yazar, Trask ve Hamilton ailelerinin üç neslinin hikâyelerini anlatır. Çoğunlukla Kaliforniya'daki Salinas Vadisi'nde geçen roman, yaklaşık 1860'tan 1918'e kadar altmış yıllık bir dönemi kapsar. Roman, iyilik ve kötülük temasına odaklanır. Tanrı'nın kendi armağanını reddedip Habil'inkini kabul etmesinin ardından kıskançlıktan kardeşini öldüren Kabil ve Habil'in öyküsünü ele alır. Kabil'in kardeşi Habil'i öldürdükten sonra Tanrı'nın huzurundan ayrılarak Aden (Cennet) bahçesinin doğusundaki Nod topraklarına yerleşmesini anlatan kıssaya atıfta bulunur. Cennetin Doğusu (East of Eden), adını da buradan alır. Yazar bize keyifli bir okuma sunarken bir taraftan da sorgulatır; Doğuştan iyi yada doğuştan kötü olarak mı doğarız? İnsan içinde ki iyiye yada kötüye hükmedebilir mi? İyilik ve kötülük bir seçim mi? Yoksa bizi şartlar mı iyi yada kötü yapar ? O halde sorgulayalım...
Cennetin DoğusuJohn Steinbeck · Sel Yayıncılık · 201711,5bin okunma
Puan vermedi·312 syf.··
2026 29. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 12 Nisan 2026 23:16
Kendimi Stanislaw Lem okumaya zorluyorum. Çünkü bişeyler var ve görmem lazım. Solaris ile yaşadığım hayal kırıklığını gelecekbilim kongresi ile toparladım. Ve sıra Aden’de.. Yabancı bir gezegene iniş yapan 6 insan ve gölge gibi onları takip eden siz. Bu bilinmezlikte sezgileriniz size ne kadar doğru söyleyebilir? İşte bu kitapta sorgulanan bu. Bilmediklerimizi bildiğimiz kalıplara sokarak yorumlarız anlamak için. Mitolojiler, masallar da böyle doğmuştur belki de.. insani vasıflar vererek kendimizle, kendi ahlaki yönlerimizle kıyaslarız ve öyle kabul ederiz gördüklerimizi. Ama “Kesin olmayan hiçbir şeyi doğru kabul etmem.” diyen Descartes ya doğru söylüyorsa? Bu yabancı gezegende siz neye inanırdınız acaba?
AdenStanislaw Lem · Alfa Yayınları · 2020570 okunma
Reklam
Reklam