Mü’min, oturup kalktığı her yerde,
*kendi kıymetini, kendi kadrini bilmek suretiyle,
*Allah’ın onu nasıl konumlandırdığını ve nereye koyduğunu bilmek suretiyle,
*nasıl bir adese ve nasıl bir mercek olduğunu göstermek suretiyle ve
*kendini doğru okumak suretiyle ancak tekvinî emirleri de doğru okuyabilir.
Hatta Kur’an’ı da o zaman doğru anlayabilir; dahası öteleri de doğru görebilir ve ona göre de hazırlanabilir. O mahiyette yaratılmış bir varlıktır insan.