"Kişi gerekirse, kendisi için en değerli olan o temel, en yararlı çıkarı elde edebilmek arzusuyla bütün kanunlara; yani mantığa, onura, huzura, refaha aykırı olan, hatta bütün mükemmel ve faydalı şeylerin hepsine karşı gelmeye hazırdır."
"Insanların çirkin şeyler yapmasının sebebi, kendi çıkarlarının farkında olmayışındandır..." diye ilk kim atmış ortaya, kim bunu iddia etmiş? İnsan, sıradan çıkarları hakkında bilgilense, gözleri açılsa çirkin şeyler yapmayı hemen bırakır, iyi ve onurlu birine dönüşür'müş. İlgilenip gerçek çıkarını algıladığında faydanın yalnızca iyide olduğunu görür'müş... Hepimiz biliyormuşuz ki insan bilerek kendi çıkarlarına ters düşecek şekilde davranmaz'mış. Sonuç olarak, lafın gelişi, gerekli olduğu için, iyi şeyler yapmaya başlar'mış.
Ah, çocuk! Ah, saf, masum çocuk! Bir kere, geçen binlerce yılda ne zaman insanlar sırf kendi çıkarlarına göre hareket etmiş?..."
"Keşke hiçbir şey yapmayışım tembellikten olsaydı! O zaman kendime nasıl da saygı duyardım. Kendime saygı duyardım, çünkü en azından tembel olmayı başarmış olurdum. En azından olumlu ve kendimin de inandığı özelliğim olurdu..."