Cep Boy

Beyaz Geceler

Fyodor Dostoyevski
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

8/10
·88 syf.··
2021 10. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 16 Ocak 2021 15:44
Dostoyevskiye karşı nefret biriktirdim içimde. Nastenka umarım gözünü her seferinde büyük bir pişmanlığa açarsın. İnsan kafasındaki düzeni daha iyisi olsa dahi değiştiremiyor anlaşılan
Beyaz GecelerFyodor Dostoyevski · Karbon Kitaplar · 2019102bin okunma
Puan vermedi·88 syf.··
2021 57. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 09 Aralık 2021 17:53
Kalbimin bir yarısını bıraktığım, adını bile bilmediğim bir karakterle incindiğim bir kitap okudum. Geçen her an Beyaz Geceler için kayıptır diyorum artık
Beyaz GecelerFyodor Dostoyevski · Karbon Kitaplar · 2019102bin okunma
10/10
·88 syf.··
Beğendi
·
2021 14. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 01 Haziran 2021 14:20
Son zamanlarda okuduğum, inceleme yapmak istediğim nadir kitaplardan birisi oldu. Kısa öz ama içinde dünyaları barındıran bir kitaptı. Hayallerin ne kadar iyi hissettirdiğini ve bir o kadarda gerçeklerin nasıl insanın canını acıttığını anlatıyor. Kitap St. Petersburg’da geçmektedir. Başkahramanımız asosyal yalnız ve hüzünlü biridir. Nastenka’ya duyduğu umutsuz aşk konu olarak işlenmektedir. Son bölümde yaşanan acı ve hayal kırıklığını uzun süre üzerimden atabileceğimi sanmıyorum. Keyifle bir solukta okunan bir kitaptı, okumanızı tavsiye ederim.
Beyaz GecelerFyodor Dostoyevski · Karbon Kitaplar · 2019102bin okunma
8/10
·88 syf.··
2020 79. kitabı
Ahh Nastenka sana ne diyeyim bilemiyorum, oldumu şimdi, birine bir anda umut veripte nasıl vazgeçilir. Kitap harikaydı, hiç bir şeyi olmayan genç bir adam, sadece hayallerine tutunarak yaşar, aşkı, mutluluğu, hatta ayrılık acısını sadece hayallerinde yaşar ve bir gün gerçek bir kadınla karşılaşır, ona öylesine naif öylesine sevecen davranır ki kadın bundan çok etkilenir ama kalbi bir başkasına aittir. Dostoyevski her zaman olduğu gibi bu kitapta da kalemini konuşturmuş. Klasik sevenlere kesinlikle tavsiye ederim. Sağlıklı ve kitapla kalın:)
Beyaz GecelerFyodor Dostoyevski · Karbon Kitaplar · 2019102bin okunma
Puan vermedi·88 syf.··
2021 4. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 23 Ocak 2021 23:15
Bu eseri yeni okuduğum için çok pişmanım. Kurgusuyla, anlatım diliyle beni sarıp sarmalayan çok kısa bir öyküydü. Spoiler konusunda hassas birisiyseniz, bu satırları okumanızı tavsiye etmem. Kitabın sonu benim için hayal kırıklığıydı. Kitabı bir kenara koyup düşündüğümde ise Nastenka'ya olan kızgınlığım çabucak kayboldu. Bir yıl boyunca gelip gelmeyeceği bile belli olmayan birini beklemek onun için hiç de kolay olmamıştır. Ninesinin ona hissettirdiği baskı belki de onun böylesine büyük bir karar almasına neden olmuştu. Baş kahramanımızın aşkı ise çok derindendi. Yaşadığı hüsran karşısında bile olgunlukla karşılaması, Nastenka için mutlu olması; kalbinde ne denli saf bir sevgiye sahip olduğunu kanıtlar niteliktedir. Sözlerimi kitaptan bir alıntıyla bitiriyorum: "Gökyüzü senin için her zaman açık, tatlı gülümsemen parlak ve kesintisiz olsun, mutluluğunu hiç yitirmesin. Yapayalnız yaşayan, sana karşı minnetle dolu bir yüreğe verdiğin mutluluktan ötürü seni hep iyi hatırlayacağım."
Edebiyat
Beyaz GecelerFyodor Dostoyevski · Karbon Kitaplar · 2019102bin okunma
Puan vermedi·88 syf.··
2021 8. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 26 Şubat 2021 18:21
Dostoyevskinin bu kısa hikayesinde Petersburg’da yaşayan, hayalperest ve kendini yalnız olarak tasvir eden bir adamın başından geçen 4 günü okuyoruz. Öyle yalnız ki, dışarıda gördüğü kimseyi unutmuyor, onlarla hiç konuşmadığı halde, sırf yanından geçtiler diye onları arkadaşı sayacak kadar yalnız. Ve bu durumu hiç yadırgamadan anlamış olmam biraz kalbimi kırdı. Neyse. Devam. Bir akşam, rıhtımda Nastenka adında ağlayan bir kızla karşılaşan kahramanımız çok kısa bir sürede onunla arkadaş oluyor (kezban Nastenka’nın “bana aşık olmayacaksan arkadaş olalım” şartından sonra elbette..) ve birbirlerine yaşam hikayelerini anlatıyorlar. Her gün akşam bir parkta oturup sohbet ediyorlar. Kahramanımız hemen kıza aşık oluyor fakat kızın zaten beklediği bir sevdiği vardır. Fakat onu da karşılıksız bırakmıyor. (Bu çok sinir bozucuydu) Bu evrede, günümüz aşklarını aratmayacak kadar hızlı bir aşk öyküsüne dönüşüyor hikaye. (Aşk denemez aslında, en azından kız açısından) Biraz Nastenka’dan bahsedelim şimdi. Koruyucu yaşlı ninesinin yanında yaşayan, dısarıdaki hayata karşı meraklı bir genç kız. (Yaşından ve belki de görmemişliğinden bu kezbanlığını hoş görebilirim belki de) Evlerine kiracı gelen genç bir adama aşık oluyor, adam 1 yıllığına başka şehire gidecegini, döndüğünde hala onu seviyor olursa onunla evlenmek istediğini söylüyor. İşte kahramanımız ve Nastenka’nın karsılaştıkları zaman da tam bu 1yılın dolduğu zaman. Adam gelmiş ama sesi soluğu cıkmıyor.. Nastenka, bu sohbet akşamlarında kahramanımıza dert yanıyor ve tavsiye istiyor. Neyse, kahramanımız da yüreğine taş basarak, ona yardım ediyor ve ikisini birleştirmeye çalışıyor. (Mektup ulastırır vs) Gelin görün ki adam gelmiyor. Bunun üzerine Kezban Nastenka, madem biri gitti diğerine kendimi yamayayım diyerek bir durum
Beyaz GecelerFyodor Dostoyevski · Karbon Kitaplar · 2019102bin okunma
Friendzone a girmeyin, girdirmeyin.
9/10
·88 syf.··
2020 8. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 04 Ağustos 2020 10:45
Dostoyevski. Öykü. Romantizm. Friendzone. Dostoyevski'nin, diğer eserlerinde genelde realist bir yaklaşım vardır. Bu kitapta sanki romantizm daha çok ağır basıyor. Yalnız, hayalperest, hafiften asosyal sıkıntılı bir abimiz ile ergen, histerik bir kızın arkadaş olması ve friendzone u dibine kadar köklemeleri anlatılıyor. Bunları yaptıkları bir kaç geceye de beyaz geceler demişler. Genel Dostoyevski kitaplarındaki gibi bir birleşme veya mutlu son söz konusu değil. Okunur mu? Bilmiyorum kısa bir kitap okunabilir. Okurken asosyal abimize üzüldüm.
Beyaz GecelerFyodor Dostoyevski · Karbon Kitaplar · 2019102bin okunma
Puan vermedi·88 syf.··
2022 49. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 06 Aralık 2022 23:31
Bismillahirrahmanirrahim... Dünya klasiklerinin abartılmasını bir kez daha anlayamadım. Umutsuz bir aşk hikayesinin anlatıldığı eserde adının bile anılmadığı bir adamın genç bir kıza bir kez sohbet ettikten sonra çok aşık olmasını anlatıyor ama kız ilk tanıştıklarından beri bir başkasına aşık ve adam bunu biliyor ama kız sevdiğine gidince bunalıma giriyor. Ve son.
Beyaz GecelerFyodor Dostoyevski · Karbon Kitaplar · 2019102bin okunma
Beyaz Geceler
10/10
·88 syf.··
Beğendi
·
2012 7. kitabı
·
37 günde okudu
·
Okunma: 25 Nisan 2012 22:57
Yürürken bir yandan da şarkı söylüyordum, çünkü mutlu olduğum zaman mutlaka kendi kendime bir şeyler mırıldanırım. Bu, sevincini paylaşacak arkadaşı veya iyi bir dostu olmayan insanların alışkanlığıdır belki de.
Beyaz GecelerFyodor Dostoyevski · Karbon Kitaplar · 2019102bin okunma
Koca Yürekli Hayalperest Adamın Beyaz Gecelerde Şıpsevdi Bir Kadına Tutulması
Puan vermedi·88 syf.··
2020 30. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 27 Aralık 2020 15:20
Bir Dostoyevski öyküsü olarak karşımıza çıkan bu mini kitap 4 gece ve 1 sabahı bize kalbimizi kıra kıra anlatıyor. Başkarakterimiz hayal dünyasında yaşayan ve bunu gerçek dünyadaki diğer her şeye tercih eden biri. Geceleri hayal dünyasında dolaşırken bir yandan da şehrin sokaklarında dolaşan bu adam, kanalın kenarında ağlayan bir kadına rastlar ve olaylar gelişir. Zamanla önce kurtarıcısı, sonra dert ortağı, daha sonra da aşığı olan bu adamın duygularını bir kağıt gibi buruşturup atan Nastenka'ya ben çok kızgınım. 80. sayfadan sonrasını okurken sakin kalamadım. Bir kalbi bilerek kıran bu kadın üstelik bir de özür mektubu yazmasın mı? Kalp kırıcılar işte böyledir. Son sayfalarda kederlere gömülen bu adamla beraber Rus Edebiyatı'nın inceliklerini, St. Petersburg gecelerini, aşkın tuhaflıklarını ve sevmeye devam edebilme sorgulamalarını inceledim. Kitabın içinden, kitabın tamamını özetleyen şu cümle ile incelememi bitiriyorum: "Onu daha çok sevmeme rağmen, siz daha iyisiniz."
Beyaz GecelerFyodor Dostoyevski · Karbon Kitaplar · 2019102bin okunma

Yazar Hakkında

Fyodor DostoyevskiYazar · 137 kitap
Fyodor Mihayloviç Dostoyevski (Rusça: Фёдор Миха́йлович Достое́вский) (d: 11 Kasım 1821, Moskova - ö: 9 Şubat 1881, Sankt Petersburg), Rus roman yazarı. Dostoyevski, Mikhail ve Maria Dostoyevski'nin oğlu olarak 11 Kasım 1821 tarihinde Moskova'da doğdu. Altı çocuklu ailenin ikinci çocuğuydu. Babası Mikhail, askeri cerrahlıktan emekli olduktan sonra Mariinsky Hastanesi'nde yoksullara hizmet etmeye başladı. Hastane, Moskova'nın en kötü yerlerinden birinde bulunuyordu. Dostoyevski de bu hastane de doğdu. Mikhail, alkole bağımlıydı ve evini sıkı disiplin ile yönetiyordu. Çok kolay sinirlenebiliyordu. Dostoyevski'nin annesi Maria ise bir tüccar kızıydı. Dostoyevski, çocukluğunu çoğu zaman sarhoş bir baba ve hasta bir anne arasında geçirdi. Babasının çalıştığı hastaneden bulunan hastalar ile vakit geçirmeyi ve onların hikâyelerini dinlemeyi çok seven Dostoyevski, ilköğrenimini Moskova'da yaptı. Annesi tüberküloz hastalığı yüzünden öldüğü zaman, sert disipliniyle tanınan Petersburg Mühendis Okulu'na gönderildi. Arkadaşlarının, sinirli ve aşırı duyarlı bir yapıya sahip olduğu için "Ateş Fedya" lakabını verdikleri Dostoyevski, Petersburg'ta zamanını kitap okuyarak, düşüncelere dalarak ya da kardeşi Mihail ile söyleşerek geçirdi. Babasının 1839'daki ani ölümünü burada öğrendi. Okulu başarıyla bitirdikten sonra İstihkâm Müdürlüğü'ne girdi. Bir yıl sonra istifa ederek buradan ayrıldı. Ordudan ayrıldıktan sonra edebiyata yönelen Dostoyevski'nin ilk kitabı İnsancıklar, 1846 yılında yayımlandı. Bu eserinin ardından yazdığı kitaplarla beklediği başarıya ulaşamayan Dostoyevski'nin umudu kırıldı ve politikayla ilgilenmeye başladı. 1849 yılında devlet aleyhindeki bir komploya karıştığı iddiası ile tutuklandı. On ay hapishanede kalan Dostoyevski, kurşuna dizilmek üzereyken diğer sekiz tutuklu arkadaşı ile affedildi. Cezası dört yıl kürek, dört yıl da adî hapse dönüştürüldü. Cezasını çekmesi için Sibirya'da bulunan Omsk Cezaevi'ne gönderildi. Burada geçirdiği dört yılın ardından er rütbesi ile hizmete verildi. Subaylığa kadar yükseldi. 1857 yılında Maria Dmitrievna Isayeva ile evlendi. Beş yıl boyunca görev yapan Dostoyevski, 1859 yılında özgür bırakıldı ve Petersburg'a yerleşti. Petersburg'a döndükten sonra Ezilenler (1861) ve Ölüler Evinden Anılar (1862) adlı eserleri yazdı. Kardeşiyle birlikte iki dergi çıkardı. 1862'de arzuladığı Avrupa seyahatini gerçekleştirdi. Sara nöbetleri ve kumar bağımlılığı yüzünden maddi açıdan darlığa düştü. Bu dönemde Yeraltından Notlar (1864), Suç ve Ceza (1866), Kumarbaz (1866), Budala (1868), Ebedi Koca (1870) ve Ecinniler (1872) gibi eserleri yazdı. Eşinin ölümünden sonra sekreteriyle evlendi. Yeniden borçlandı ve kumarhanelerde gezmeye başladı. Kızının ölümünün ardından büyük bir sarsıntı geçirdi. Delikanlı (1875), Bir Yazarın Günlüğü (1876) ve Karamazov Kardeşler (1879) adlı eserlerinde yazarlık hayatı boyunca konu edindiği temaları yeniden ele aldı. Karamazov Kardeşler adlı yapıtını üç yılda bitiren Dostoyevski, bir ciğer kanamasıyla yatağa düştü ve 9 Şubat 1881 tarihinde öldü. Dünya edebiyatını en çok etkileyen ve en çok okunan yazarlardan biri olan Dostoyevski'nin eserleri birçok 20. yüzyıl düşünürünün fikirlerini derinden etkiledi. İlk yazarlık dönemi Ordudan ayrıldıktan sonra kurgusal roman yazmaya başladı. Dostoyevski'nin ilk kitabı olan İnsancıklar (Bednye Lyudi) ilk olarak 1846 yılında yayımlandı. Dostoyevski, toplumunu acımasız kurallarında yaşlı bir adamın öksüz bir kıza duyduğu sevdayı iç dünyasındaki derin çatışmalarla işledi. Halkın sıcak ilgisiyle karşılanan bu kitap, eleştirmenlerden de övgüler aldı. Ünlü eleştirmen Belinski, romanı okuduktan sonra Dostoyevski'ye gelecekte büyük bir yazar olacağına dair övgü dolu sözler söyledi. Şair Nikolay Neksarov, Dostoyevski hakkında "Yeni bir Gogol doğdu" diye konuştu. Yazarlıkta ün sağladıktan sonra 1846 yılında Gogol esintileri bulunan kitabı Öteki (Dvoynik) yayımlandı. Yazar bu romanda, kendini ortadan kaldırmaya çalışan benzeriyle sürekli çatışma halinde bulunan bir memurun hikâyesini anlattı. Bu romanda ele aldığı çift kişilik temasını daha sonra bazı romanlarında kullansa da roman, Belinsky dahil hiçbir eleştirmence beğenilmedi. Eleştirmenler romanı sıkıcı buldu ve alay etti. 1847 yılında ise Ev Sahibesi (Hozyayka) isimli romanı yayımlandı. Dostoyevski bu eseri ile de beklediği övgülerin aksine olumsuz eleştiriler aldı. Dostoyevski, ruhsal çöküntüye düştü ve üzüntüden hasta oldu. Ancak yazarlığı bırakmayan Dostoyevski, 1848 senesinde Beyaz Geceler (Belıye Noçi) ve Bir Yufka Yürekli (Slaboye Serdtse) adlı kitapları yayımlattı. Bir Yufka Yürekli, yazara itibarını yeniden kazandırsa da beklediği başarıyı elde edemeyen Dostoyevski'nin umudunu kırdı. Yazarlıkta umudunu kırılan Dostoyevski, politikayla ilgilenmeye başladı ve genç liberallerin (Tetrashevski) grubuna girdi. İkinci yazarlık dönemi 1859'da ordudan terhis edilerek Moskova dışında küçük bir yerde kalmaya zorlanan Dostoyevski, özgürlüğüne kavuştuktan sonra Petersburg'a döndü. Kardeşi Mihail ve arkadaşı N.N. Strahov ile birlikte Vremya (Zaman) ve sonra da Epoha (Dönem) adlı dergileri hazırladı. Bu dergilerde Slavcı düşünceyi savunduğunu belirten yazılar yazdı. Ezilenler (Unijenniye i Oskorblyonniye) ve Ölü Evinden Anılar (Zapiski iz Mertvogo Doma) ile kendinden söz ettirdi. 1863 yılında arzuladığı Avrupa seyahatini gerçekleştirdi. Sara nöbetleri ve kumar borçları yüzünden sıkıntıya düşen ve yayımcılardan yazmadığı romanların avanslarını alarak yaşayan Dostoyevski, Yeraltından Notlar adlı yapıtı 1864 yılında yayımlandı. Romanda bir zihnin derinliklerine indi. Suç ve Ceza (Prestuplenie i Nakazanie) ve Kumarbaz(İgrok) adlı yapıtları 1866 yılında yayımlandı. Dostoyevski, Suç ve Ceza'yı 1858 yılında Semipalatinsk'te bulunduğu zaman Roussky Slovo dergisi için uzun bir hikâye olarak tasarlamıştı. Bunun nedeni, Sibirya'dan ayrılana dek roman yazmama kararı almasıydı. Dostoyevski, kardeşi Mihail'e gönderdiği bir mektupta kitap hakkında: “ ...Konusu gerçekten çok güzel. Kahramana gelince, bugüne kadar hiç denenmemiş bir kişi. Ama bugünün Rusyasına bakacak olursak, böyle bir kişi karşımıza sık sık çıkmaktadır. Bu sonuca halkın kafasını yeni fikirleri anlayarak vardım. Öyle hissediyorum ki, yeni fikirler ve görüşlerle döndüğüm zaman, romanımı genişletmekte başarılı olacağım. Kişi aceleye gelmemelidir dostum. Ve insan iyi olanın dışında hiçbir şey yapmamalıdır... ” diye yazdı. Dostoyevski, bu eserinde bir Rus aydını olan Raskolnikov'un kendi doğrusu adına işlediği cinayetleri ve vicdanıyla hesaplaşmasını konu edindi. Yazar, küçük bir otel odasında ve kötü bir ekonomik durumla yazdığı Suç ve Ceza'yı 1866 yılında tamamlamıştı. Dostoyevski'nin yazdığı Budala (Idiot) eseri 1866, Ebedi Koca (Veçnıy Muj) 1870, Ecinniler (Besı) 1872 yılında yayımlandı. Bütün bu başyapıtlar birbirinin izledi. Karısı öldükten sonra sekreteri Anna Grigoriyevna Snitkina ile evlendi. Yeniden borçlanan ve kumaranelerde dolaşmaya başlayan Dostoyevski, bir kız çocuk sahibi oldu. Ancak kızı fazla yaşayamadı ve doğduktan kısa süre sonra öldü. Dostoyevski de bu yüzden büyük bir sarsıntı geçirdi. 1875'te Delikanlı (Podrostok), 1876'da Bir Yazarın Günlüğü (Dnevnik Pisatelya)[ ve 1879'da Karamazov Kardeşler (Bratya Karamazovi) adlı romanları yayımlandı. Hayatı boyunca eserlerinde işlediği temaları yeniden ele aldığı, insan duygularının derinliğine inen eserler yazan Dostoyevski, Karamazov Kardeşler'de Ivan ve Alyosha Karamazov adlı karakterler için filozof Vladimir Sergeyevich Solovyov'dan ilham aldı. Zosima ve Alyosha'nın öne çıkacağı Bir Büyük Günahkarın Yaşamı adlı eseri tamamlayamadı. 1881 yılının Ocak ayında bir ciğer kanaması geçirerek yatağa düştü ve 9 Şubat 1881 tarihinde öldü. Dostoyevski için yapılan cenaze töreninde yaklaşık otuz bin kişi tabutunun arkasında yürüdü. Dostoyevski, beğeniyle karşılanan ilk romanı İnsancıklar'dan sonra yazdığı Öteki ve Ev Sahibesi ile olumsuz yorumlar aldı ve depresyona girdi. Ancak yazar, kendisini ruhsal çöküntüye götüren düşüncelerden uzaklaşmayı bildi. Dış dünyadan kopan zihninin parçalanışını kendi çözen yazarın eserlerindeki ruhbilimsel açıdan en zengin tema da çift kişilik temasıdır. Kendini ortadan kaldırmaya çalışan benzeriyle sürekli çatışma hali içerisinde bulunan bir memuru anlattığı Öteki adlı yapıtında daha sonra da işleyeceği bir tema olan çift kişilik temasını işlemişti. Ellili yaşlarında içine bazen bir karamsarlık ve ağırlık çöken Dostoyevski, bu durumu ikinci eşi Anna Grigoriyevna Snitkina’ya "Sanki bir suç işlemişim gibi bir çeşit sebepsiz hüzün ve keder içindeyim" diye açıklamıştı. Ecinniler'de Stavrogin'i bir çocuğa tecavüz ettirmiş olması yüzünden de kendini hep suçlamıştı. Dostoyevski kendi çocukluğunda, annesine acı çektirmesinden, sürekli sarhoş olmasından ve hizmetkârlara kötü davranmasından dolayı babasından nefret ediyordu. Eserlerinde kullandığı, kaderine boyun eğen ve uysal kadın örneğini kendi evinde; annesinde gördü. Kadının alttan alması, erkeği daha da kızdırmaktan başka bir işe yaramayacağını görmüştü. Çok duyarlı biri olan Dostoyevski, bu yüzden babasına kin besliyordu. Babasının ölümünü haber aldığında, "Babamın ölümünde benim hiçbir suçum yok, ama bu öldürmenin kefaretini ödemeye hazırım, çünkü içimden onu öldürmek geçiyordu" diyerek Karamazov Kardeşler adlı romanında yer alan Dimitri Karamazov'un tepkisinin benzerini gösterdi. Dostoyevski, babasının ölümünü istediğini düşünerek depresyona girdi. Bazı yazarlara göre de ilk sara nöbetlerine de bu düşünce sebep oldu. Sigmund Freud ve birçok psikanalizci, babaya duyulan bu nefrete ve bunu izleyen suçluluk düşüncesine dayanarak Dostoyevski'nin hastalığının sinirsel kökenli olduğunun ortaya çıkardı. Andre Gide, Ezilenler adlı romanın, aşağılanışın insanı cehennemlik ettiği, alçakgönüllüğünse kutsallaştırdığı fikriyle dolu olduğunu söylemişti. George Steiner ise Charles Dickensvari bir havanın olduğunu söylediği Ezilenler'de bulunan temanın Ebedî Koca'da, Ecinniler'de ve Karamozov Kardeşler'da da yer aldığını söyledi. Nicholas Berdyaev, Dostoyevski'nin bütün yaratıcı gücünü insana ve insanın kaderi temasına adadığını, bunun da onu ölümsüz kılmaya yettiğini belirtti. Devlet aleyhinde bir komploya katıldığı iddiası ile tutuklandıktan sonra sekiz ay hapisanede kalan Dostoyevski, suç ve ceza kavramlarıyla en yoğun şekilde burada karşılaştı. İdam edilmek üzereyken affedildi. Cezası dört yıl kürek ve altı yıl adî hapse dönüştürüldü. Dört yılın sonunda er rütbesi ile kışlaya verildi ve 1859 yılında terhis edildi. Suç ve Ceza adlı eserini 1858 yılında oluşturmaya başladı. Bu eserinde ahlak kavramını ve siyaseti harmanladı. Dostoyevski, bu romanda sadece Rus halkını değil, tüm insanlığı tehdit eden bir kısır döngüden kurtulmanın gerçekleşebileceğini vurguladı. Yazar, John Stuart Mill'in ekonomik refah için bireysel bencilleşmeyi öneren kuramını Semyon Zaharoviç Marmeladov'un ağzından eleştirdi. Dostoyevski, düşünce ve sanat deneyimini sürekli olarak arttırdı. Tanrı'dan, ateizmden, kötülükten, özgürlükten söz eden roman karakterleri, gerçekte aynı bilincin farklı anları gibidir. Bu karakterler aracılığıyla Dostoyevski, cinleri ruhundan uzaklaştırır. Bakış açısı değişmekle beraber eserleri, gerçeğin hep aynı çoşkulu ve acı veren arayışı içerisindedir.