Selamlar arkadaşlar herkese keyifli okumalar. Kitabımız Osmanlı’nın Çöküşü. Osmanlı bir imparatorluktu tabiiki kurulması ne kadar zorsa yıkılmasıda öyle parça parça adım adım gerçekleşiyor. Yazarımızda bu çöküşü tarih olarak yeri gelip 1700 lerdeki Kırım Hanlığı tarihinden yeri gelip 1950 sonrası Kıbrısın ahvalinden ancak çoğu zaman bir asrın anahtarı olan Abdülhamit’in devrilişiyle ve başa gelen ittihatçıların çaresiz çırpınışlarıyla doğan inkılaplar dönemine mıhlanarak izah ediyor; yer olaraksa malum Viyana’dan Kafkasya’ya Hicaz’a ve Kuzey Afrika’ya kaybedilişin öyküsünü anlatıyor. Kitabı tavsiye ediyorum arkadaşlar. Koskoca Osmanlı imparatorluğu ne Gazi Osmanın İznik Bilecik’e gitmesiyle kuruldu nede Mustafa Kemal’in Samsun’a çıkışıyla yıkıldı. İnsan bu aşamaları görerek ufkunu açmalı. Akıcılığı güzel, kitap konu konu denemeler tarzında yazılmış. Keyifli okumalar.
Herkese selamlar arkadaşlar. Kuşatma 1453. İstanbul’un fethi. Belki tarihin akışında bir zelzele belki bir volkan patlaması olan ve asırlardır İslam coğrafyasının koca hayali, eline kılıç alanın uğruna serdengeçtiği İstanbul. Kitabı okurken fethin ihtişamına (mücadelenin veriliş şekline) kapıldıkça bu ihtişamın yeterince hak ettiği kadarıyla anlatılamıyacağı vehmine kapılışlarım...
Kitap yaklaşık 60 günlük kuşatmanın akışı içerisinde genel olarak 3 ağızdan aktarılıyor; Sultan Muhammed Fatih, Çankırılı bir Türk olan Azaplar birliğinden Ali Haydar ve XI. Konstantinus doğu roma imparatoru. Kitapta her üç karakterin bakış açısıyla İstanbul’un gergine tanık oluyorsunuz. Anlatım dehşet, akıcı ve anlaşılır. Kitap gayet sürükleyiciydi kesinlikle tavsiye ederim keyifli okumalar.
İlk incelememle tüm 1000kitap ailesine selamlar arkadaşlar :) Ayşe Şasa ismini dahi bilmeyen ben kapaktaki Bir Ruh Macerası ismini görünce uzun zamandır arzuladığım insanın ruh dünyasını anlatan hayatın anlamını irdeleyen kitap arayışımla kitabı okumaya aşırı iştah ve arzu hissettim.
Kitabı açtığım an aaa bir biyografik türle karşı karşıyayız derken satır satır içimde coşkulu bir mana tufanı hissettim. Kitap Ayşe Şasanın ruh yolculuğu adeta; Zengin bir ailenin evinde doğup yahudi protestan mürebbiyelerin elinde yetiştirilen Ayşe Şasa nın yaşadığı yok oluş ve yok oluş sonrası ulaştığı gerçek madde ve mana alemi.
Biyografi türünde bir kitap olsada çoğu roman hikayeden çok daha akıcı ve kurgu olmamasına rağmen birçok romandan daha sürükleyici.
Kesinlikle okunmasını tavsiye edeceğim kitaplara biri daha eklenmiş oldu. :)
Ancak bir ayrıntıyı zikretmeden geçemiyecem tabi sayfa 127 deki “Ben gizli bir hazineydim bilinmeyi istedim” sözünün hurafe bir hadisi kutsi olduğu bilinmektedir. Keyifli okumalar kitapla kalın :)