İnsan hayatında devrim değil; evrim esastır. Bu sebeple inkılaplar her zaman gürültülü ve acılı olmuştur. Bir ideolojinin eseri veya bir liderin empozesi olduğu İçin, taraftarları kadar aleyhtarları da vardır. Hatta aleyhtarları daha çoktur. Ama devrimin coşkusu içinde muhalifler bir varlık gösteremezler.
Ne kadar az korkarsak, o kadar az şüpheye kapılır ve dolayısıyla o kadar az nefret ederiz. Bu Allah dostları neden hep mütebessümdürler hiç merak ettin mi paşa?
-Çünkü Allahtan başkasından korkmazlar.
“Seni”dedi, “insanlar boyuna posuna bakarak kuvvetli bir şey zannediyorlar, oysa Andersen’in her zaman yağmur altında, yalınayak kibritlerini satmaya çalışan kibritçi kızına benziyorsun!”
Tanzimat yıllarından başlayarak kademe kademe dinden, gelenekten uzaklaşılıyor. Cumhuriyetin ilk yıllarında türeyen zümre, dini yanlarında çalışan müstahdemin, hizmetkarın bağlandığı hurafe olarak görüyor. Başörtüsü, gelenek, namaz alt zümrenin simgeleri gibi değerlendiriliyor.