Orta Asya'da steplerin ve güney dağlarının gerçek temsilcisi Kırgız'dır. Kırgız; çölü ve göçebeliği temsil eder. Kar ve kum fırtınaları içinde yaşar. Kırgız'ın yüzü daha çocukken kavurulur, buruşur. Ruhu ise bozkırın uçsuz bucaksızlığı içinde, her zaman bir afet bekler gibi mütevekkil, kendi içine sinmiştir. Bunun için Kırgız daima sessizdir.
Sayfa 242 - Remzi Kitabevi
Alıntı
Sekinet kelimesini Kur’an-ı Kerim’den öğrendim Bir afet ve felaket hâlinde verilen olağanüstü bir moral anestezi, tam bir sükûnet hâli… Bütün acıların acayip bir şekilde giderilmesi hâli…Bunlar mümine verilen mucizevî şeyler… Çok derin psikotik korkuları yenebilmek, psikozun üstesinden gelebilmek modern uygulamaların harcı değil…
Sayfa 128 - Timaş Yayınları·Kitabı okudu
1000Kitap
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Merkezî otoritenin sarsıldığı dönemde, Osmanlı idaresindeki bozuklukları bize en yetkili bir biçimde yansıtan kaynak, hiç süphesiz, adâletnâme'lerdir. Adâletnâme, devlet otoritesini temsil edenlerin, reâyaya karşı bu otoriteyi kötüye kullanmalarını, kanûn, hak ve adâlete aykırı tutumlarını; olağanüstü önlemlerle yasaklayan beyannâme şeklinde pâdişah hükümleridir. Anadolu Beylerbeyine, sancak beylerine ve kadılara 1595'te III. Mehmed'in cülûsunda gönderilmiş olan adâletnâme, ilk defa imparatorluğun içine düşmüş olduğu kargaşayı ve yaygın hale gelmiş yolsuzlukları, alışılmamış bir dille ifade eden ve aykırı hareket eden görevlileri şiddetli cezalarla tehdit eden bir adâletnâmedir. Bu adâletnâmede, I. Süleyman dönemi kanûnlarının çiğnendiği, kanûna aykırı birtakım "bid'at"lerle reâyadan alınan resim ve vergilerin ziyadesiyle artırıldığı, genel bir şekilde belirtildikten sonra başlıca yolsuzluklar şöyle sıralanmaktadır: 1. Vezirler, beylerbeyiler, onların vilâyetlerdeki ajanları olan voyvodalar, sancak beyleri, subaşılar, evkaf ve emlâki idare edenler, saray gözdelerine verilmiş köylerdeki kâhyalar, vergi toplayan emînler ve mültezimler, kadı nâipleri sık sık, 10 veya 15 atlı ile vilâyete devre çıkmakta, her indikleri köyde reâyaya kendilerini ve hayvanlarını bedava besletmekte, yetkilerini aşarak fazladan para toplamaktadırlar. 2. Vilâyetin güvenliğinden en çok sorumlu olan sancak beyleri ve subaşılar, eşkiyayı yakalayacakları yerde onlarla ortak olmaktadırlar. 3. Vilâyetlerdeki pâdişah kapıkulları veya bu adı takınmış olan bazı kimseler, gruplar halinde köy ve kasabalar üzerine gidip reâyayı soymakta, onların kaçıp dağılmalarına sebep olmaktadırlar. Adâletnâme, reâyanın bu zulümler yüzünden köylerini bırakıp dağılmış bulundukları noktasını vurgulamaktadır. Bu adâletnâme,
Sayfa 324 - İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Tarih
Her gelen afet karşısında sizin hakkınız, sadece bir anlık acı bir tebessümden ibarettir. Güler, geçer ve yeniden başlarsınız.
Sayfa 398·Kitabı okudu
"Aziz vatan, beşiğimiz sendin, mezarımız yine sen olacaksın."
Sayfa 23 - Şükufe Nihal Hanımın Nutku·Kitabı okuyor
Alıntı
Bu ülkede karın tokluğuna yaşadığı halde büyük eserler vermiş ve adlarını koca ülkede hepi topu üç beş bin kişinin bildiği ne kıymetli hocalar vardır. Onlar şöhreti afet bilerek titrek bir ışığın aydınlığına râm olmuş soylu ruhlardır…
Sayfa 144·Kitabı okuyor