Affan dedeye para saydım Sattı bana çocukluğumu Artık ne yaşım var ne adım Bilmiyorum kim olduğumu Hiçbir şey sorulmasın benden Haberim yok olup bitenden. Cahit Sıtkı Tarancı
Şimdi Hz. Osman (r.a.) ın gözlerinde ve kulaklarında kaynaşan çizgiler ve sesler. Hadis: -Hayâ imândandır. Ümmetimden en çok hayâsı olan Osmandır. -Biz, Osman'ı babamız İbrahim Aleyhisselâm'a benzetiriz! -Her Peygamberin Cennette bir arkadaşı vardır. Orada benim arkadaşım Osman İbnî Affan'dır! Hadîs: -Gerçekten Osman bir mevkiden diğer bir mevkie geçer de Cennet ondan dolayı aydınlanır! Hadîs: -Osman bana uğradı. Yanımda bir topluluk vardı.Şöyle dediler: -O, ümmî olanlardan bir şehîddir. Kavmi onu öldürecektir. Biz ondan istihya ederiz! Hz. Osman ( Radıyallahu Anh )
Haya...
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Bana Yakın Ol!
Sahabilerden Ebû Karfese (r.a.) rivayet ediyor: Bir gün Allahın Resûlünün mescidine gittim. Bir müddet sohbette bulundum. Hz. Osman (r.a.) de Peygamber mescidine geldi. Bir köşeye oturdu. Kâinatın Efendisi onu görünce dediler ki: - Yâ Osman! Bana yakın ol! - Peki, ey Allahın Resûlü! Hz. Osman (r.a.) Âlemlerin Tacına biraz yaklaştı. Peygamberler Peygamberi: - Yâ Osman, dedi. İyice yanıma gel! Hz. Osman (r.a.) iyice yaklaştı. Dizi Allahın Resûlünün mukaddes dizine değiyordu. Hz. Osman'ın yakasının bağı açıktı. Resûl-i Ekrem (s.a.v.) mübarek eliyle bağladı. Ve Hz. Osman'ın îmân aynası berrak yüzüne baktı, mübarek gözlerinden billûr billûr yaşlar aktı: Yâ Osman, dedi. Önünde büyük işler olacağını bil! Kıyamet günü benim havzıma en önce sen gelirsin. Damarlarından kan akar. Rengi kan rengi, kokusu misk kokusu gibidir. Allahın Peygamberi olarak ben, sana "Sübhanellah, seni kim böyle yaptı?" derim. Sen falan, falan dersin. O zaman Arşın içinden bir nida gelir. "Biliniz ki, Osman Bin Affan her sürülmüş üzerine emîr ve pâdişâhtır," der, sonra Hak Tealâ ile senin arandan perde kalkar. Sana tecellî eder. Cenâb-ı Hak sana "Ya Osman! Seni şehid edenler hakkında ne düşünüyorsun?" buyurur. Sen de: "Yâ Rabbi! Eğer sen onları muaheze edersen, ben de azarlarım. Eğer sen avf edersen, ben de avf ederim," dersin... Hz. Osman ( Radıyallahu Anh )
1000Kitap
Bismillahirrahmanirrahiym*
Ya settaru ya settar* ya azizü ya ğaffar* ya celilü ya cebbaru ya mukallibel kulube vel ebsar Ve ya müdebbiral leyli ven nehar* Hallısna min azabil kabri ven nar* İlahi üstür uyubena* Vağfir zünubena Ve nevvir kuburana ve tahhir kulubena* Vesrah sudurana* Ve keffir anna seyyiatina* Ve teveffena meal ebrar Vahşürna meal ahyar Sübhaneke ma arafnake hakka ma'rifetike ya ma'rufu sübhaneke ma abednake hakka İbadetike ya ma'bud* Sübhaneke ma zekerna hakka zikrike ya mezkur* Sübhaneke ma şekernake hakka şükrike ya meşkur* Fadlen minallahi ve rahmeten şükran minellahi ve ni'meten lillahil hamdü vel minneh* Elhamdü lillahi alat taati vet tevfiykı ve nestağfirullahe min külli zenbin eznebnahü amedin ve sehvin ve hatain ve nisyanin ve nuksanin ve taksıyr* Allahümme lekel hamdü hamden yüvafi niamike ve yükafi mezideke nahmidüke bi cemi mehamidike ma alimna minha ve ma lem na'lem ve ala külli halin ya mühavvilel hali havvil halena ila ahsenil hal A'dadtü li küllin hevlin la ilahe illellahü ve li külli nı'metin elhamdü lillah*
Tanrı dağlarının ak bilgesi Bir şiir yaz ki… Gecenin en derin yerinde yankı bulsun Öyle bir şiir olsun ki, Okuyan kendi kalbinin kapısını aralasın, Ve hafifçe sarsılsın, Ali Rıza Coşkun Çok sonradan öğrenecektimki babam rahmetli annem üzülmesin diye annemin hastalığını bizden saklamış annemin gözleri gülsün gecesine yankı olsun diyerek ağzımdan mektuplar yazıyordu Oğlunun kokusunu alan bir anne hiç mümkünmü hasta olsun hani hasta olsa bile bir anneyi oğlundan gelen güzel bir haber mutlaka ayağa kaldırır babam isa beyde bu gayrette bu minvalde çalışmış demekki öyle şiirler yazmıştıki ağzımdan annem annem elinde mendil halay çekip çiftetelli bile oynamaya başlamıştı o mutlu gecelerde babamla annem sahte bir umuda tutunup vals etmeye bile başlamışlardı biz ise tanrı dağların soğuk ve ayazında dağların göz yaşı döktüğü bir mevsimdeydik ırmaklar buz tutmuştu yani ırmağa bassanız karşı tarafa yürüyerek geçebilirdiniz ırmaklar üzerinde buzdan köprülerde çocukların sevincini görmeliydiniz affan dededen çocukluk yıllarını satın almış gibi ellerinde kızak abi kızağımızı çekermisin diye soruyorlardı dedem nefsani de kızak çeken o küçük çocukların arasındaydı bu dağlarda öyle güzel bir şiir yazan dedem canını bu dağlarda verdi masum anadolunun saf çocuğu ilk önce atı donarak öldü sonra kendisi ancak tanrıdağının piri ak dağların evliyası olarak anılmaya başlayacaktı
Edebiyat
SUFİLERİN ZİKİR TELKİNİNİN DELİLİ
Öncelikle "La ilahe illallah" zikrinin müritlere telkin edilmesinin delili ve bunun ehemmiyetinden bahsedelim. Allah sana acısın, şunu iyi bil ki Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) "La ilahe illallah" zikrini cemaat olarak ve tek tek olarak as-habına telkin etmiştir. Ve her biri de bu telkini cemaatlere yaymış ve silsile oluşmuştur. Ahmet b. Hanbel, Bezzar, Taberani ve diğerleri hasen bir isnadla rivayet etmişlerdir ki: Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve sellem) bir gün ashabı ile bera-ber toplanmıştı. Ashabına sordu: "Aranızda garip (yabancı, yani ehl-i kitab) var mı ?" Dediler ki: "Hayır ya Rasulallah." Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kapıyı kilitlemelerini emretti ve şöyle buyurdu: "Ellerinizi kaldırın ve 'La ilahe illallah' deyin." Şeddad b. Evs (Radıyallahu Anh) diyor ki: "Ellerimizi bir müddet kaldırdık ve "La ilahe illallah" dedik. Sonra Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Ya Rabbi. Beni bu kelimeyle gönderdin ve bana bunu emret-tin. Onunla bana cenneti va'd ettin. Sen sözüne muhalefet etmez-sin." Sonra Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): "Dikkat edin, sizi müjdeliyorum ki Allah (Celle Celalühü) sizi mağfiret etmiştir" buyurdu."(14) Bu hadise, Rasulullah'ın (Sallallahu Aleyhi ve sellem) bu zikri ce maate telkin etmesinin delilidir. Teker teker telkinini ise müttali olduğum hadis kitaplarında görmedim(15). Fakat Seyyidim Yusuf Acemi ki silsiledeki şeyhlerdendir-Risale adlı eserinde Hz. Ali (Radıyallahu Anh)'a ulaşan bir hadis riva-yet etmiştir. Bu hadis-i şerifte Hz. Ali (Radıyallahu Anh), Rasulullah'a (Sallallahu Aleyhi ve sellem): "-Ya Rasulallah, kulları Allah'a ulaştıran en yakın, en kolay ve en faziletli yolu bana öğret" dediğinde Efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): "-Ey Ali, gizlice ve açıktan
İslâm Dini