Muhammed'in siyaset icabı olmak üzere yeryüzü yoksulluklarını fazilet ve meziyet şeklinde tanımlaması, kendisinden sonra gelen yöneticiler ve varlıklı sınıflar tarafından gelenek haline sokulmuştur. Ebu Bekir ya da Osman bin Affan gibi ilk halifeler, oldukça varlıklı bulunmakla beraber, yoksulluk felsefesini işlerlerken ticaretle uğraşmayı ve varlıklarını çoğaltmayı ihmal etmemişlerdir. Daima beraber bulundukları yakın dostları ve akrabaları da kendileri gibi varlık içinde yüzmekle beraber, yoksulluk ve mahrumiyet içindeki yaşamları yüceltmişlerdir.
Büyüklük dünyâda dört şey ile olur. Âhıretde de dört şey ile olur.
Dünyâda hüsn ve cemâl ile olur. Sehâvet ve mal ile olur. Aşîret ve Âl [yakınlar] ile olur.
Âhıretde iyi sünnet ve iyi ibâdet ile, iyi huy ile ve iyi sîret ile olur.
Emîr-ül mü’minîn Osmân bin Affân “radıyallahü teâlâ anh” hazretlerinde, bu sekizi de mevcûd idi. Mal ve cemâl sâhibi idi. Resûlullahın “sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem” yakın akrabâsından idi.
Abdullah bize, Ahmed b. İbrahim h. el-Muhacir, Süleyman b. Davud, İsmail b.
Ca'fer, Halid h. İyas b. Sahr b. Ebü'l-Cehm el-Advi ve Süleyman b. Müslim h.
Cemmaz vasıtasıyla şöyle dediğini rivayet etti:
Medineliler, Osman b. Affan'ın mushafında yazılı olan on iki adet okuyuş biçimine muhalefet ediyorlardı. Bunların bazısına ilaveler yaparak, bazılarından da eksilterek okuyorlardı.
İbn Abbas'ın şöyle dediği rivayet edilmiştir: Osman b. Maz'ûn vefat ettiğinde hanımı "Cennet sana mübarek olsun ey İbn Maz'ûn!" dedi. Bunun üzerine Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem öfkeli bir şekilde ona baktı ve "Nereden biliyorsun (cennetlik olduğunu)? Vallahi ben, Allah'ın Resûlü olduğum hâlde bana -Affân'ın rivayetinde: ve ona- nasıl muamele edileceğini bilmiyorum" buyurdu. Osman b. Maz'ûn'un hanımı "Ey Allah'ın Resûlü! O senin süvarin ve sahâben idi" dedi. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem'in, Osman b. Maz'ûn hakkında öyle demesi ashâbı derinden sarsmıştı. Çünkü Osman b. Maz'ûn, aralarında hayırlı kişilerden sayılıyordu.