Ne gamsız bir günüm ne de hâbım var
İçimi kemiren bir iztırâbım var
Dünyâya değişmem bir parçasını
Aşk denen haşmetli bir azâbım var
Okudukça artar hayretim hâlâ
Kâinât adında bir kitabım var
Varlığım vehimdir gördüğüm hayâl
Benim ne vücûdum ne türâbım var
Gören kim seven kim sevilen nedir
İçinden çıkılmaz bir hesâbım var
Gündüz hayâlimde gece düşümde
Meftûnu olduğum âfitâbım var
Göz gördü beğendi gönül de sevdi
Bunda ne günâhım ne sevâbım var
Aynada gördüğüm vechim değildir
Yüzümde sûretten bir nikâbım var
Hiki ine dâir suâl sorulsa
Sükûttan ibâret bir cevâbım var
Bir günüm benzemez diğer günüme
Maddede mânâda inkılâbım var
Açılur senden yana her gün gözüm nergisleri
Afitabım hânenin camı güne karşı demek
( Çavuşoğlu, s.42)
Benim nergis gibi gözlerim, her gün senin güneşine karşı açılır. Bu doğaldır çünkü evlerin pencereleri güneşe karşı olmalı