Boş kitap sıralamasında 1. Kitabımız
Puan vermedi
Bir de hayata bir pezevengin gözünden bakalım diye okumaya başlayacağınız okudukça ben ne okuyorum aw diyeceğiniz(yalnız sarıyor) ama okudukça kendinizi türlü entrika ve monaconun ihtişamlı yaşamı ve hayat kadınları arasında bulacağınız bir kitap kendisi. Buna ayıracağınız vakti bi hızlı ve öfkeli filmi izleseniz çok daha karlı çıkarsınız çünkü hemen hemen benzer işler ve geriye kalan zamanla efenime söyliyim size kalır. Ağğ kendisi yaklaşık 500 sayfa , eğer ağaç olsaydım ve bu kitap için harcanacağımı bilseydim buna yanardım yani öyle söyliyim neden paylaştın diye soracak olursanız; böyle boktan kitaplarda var bilginiz olsun , alacağınız kitabı bence okumaya başlamadan önce bi inceleyip ve tartmalıyız diye düşünüyorum, öyle yani
İnceleme
Bir Pezevengin NotlarıGiorgio Faletti · Pegasus · 2017331 okunma
Puan vermedi·372 syf.··
2026 120. kitabı
Bugün sizlere sevdiğim bir yazarın ikinci kitabıyla geldim. Serap Tiryaki ’nin Camlı Teras serisinin ikinci kitabı Ağaç İncir Kuşu, okuyucuyu ilk sayfalardan itibaren nostaljik ve sırlar örümceğiyle kaplı bir atmosferin içine çekiyor. İlk kitabın bıraktığı o derin boşluktan beslenen bu yeni macera, sadece çözülmesi gereken bir gizemi değil, karakterlerin içsel kırılmalarını da ustalıkla işliyor. Hikaye, Sofia’nın ansızın ortadan kayboluşu ve uçurumun kenarında bulunan fularıyla başlayan büyük bir belirsizlikle açılıyor. Bu kaybın ağırlığıyla kabuğuna çekilen Ali’nin derin hüznü ile adaletin peşini bırakmayan Kürşad Komiser’in mücadelesi kurgunun temelini oluşturuyor. Kürşad’ın yurt dışı yolculuğunun ardından yeniden İstanbul’a dönmesiyle, yıllardır titizlikle saklanan sırlar nihayet gün yüzüne çıkmaya başlıyor. Yazar, polisiye ritmini korurken arka plana 1960’lardan 2000’lere uzanan, Yeşilçam tadında naif bir aşk hikayesini de ilmek ilmek işliyor. Kitabın asıl gücü, İstanbul’dan Paris’e uzanan bu su gibi akıp giden polisiye örgüsünün ötesinde, kalbe dokunan duygusal katmanında saklı. Son ana kadar eksilmeyen gizemi ve bıraktığı vurucu etkisiyle Ağaç İncir Kuşu, hem iyi bir polisiye hem de yüreğe dokunan bir edebi yolculuk arayanlar için harika bir seçenek. İyilikle ve kitapla kalın.
Ağaç İncir KuşuSerap Tiryaki · Mavi Nefes Yayınları · 202538 okunma
Reklam
Puan vermedi·93 syf.··
2026 9. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 17:08
Yaşar Kemal’in Hüyükteki Nar Ağacı romanı, ilk bakışta iş arayan birkaç köylünün hikâyesi gibi görünür. Ancak aslında insanın değişen dünya karşısındaki çaresizliğini, eski hayatın yavaş yavaş yok oluşunu ve modernleşmenin bedelini anlatan oldukça hüzünlü bir eserdir. Romanda Çukurova’da yıllardır ırgatlık yaparak yaşayan beş arkadaşın hikâyesini okuruz. Traktörlerin ve makinelerin yaygınlaşmasıyla birlikte insanların emeğine duyulan ihtiyaç azalmıştır. Daha önce yüzlerce kişinin yaptığı işi artık birkaç makine yapmaktadır. Bu yüzden kahramanlar köy köy, çiftlik çiftlik dolaşarak iş ararlar. Fakat gittikleri her yerde aynı gerçekle karşılaşırlar: Dünya değişmiştir ve onlar bu yeni dünyada kendilerine yer bulmakta zorlanmaktadır. Yolculuk ilerledikçe mesele sadece iş bulmak olmaktan çıkar. Kahramanlar aslında farkında olmadan kaybettikleri dünyayı aramaktadırlar. Eskiden insanların birbirine daha yakın olduğu, emeğin değer gördüğü, toprağın ve insanın daha farklı anlamlar taşıdığı bir düzen artık geride kalmıştır. Yaşar Kemal bu değişimi ne romantik bir nostaljiyle ne de kör bir ilerleme övgüsüyle anlatır. O, modernleşmenin getirdiği kazanımların yanında insandan neleri alıp götürdüğünü göstermeye çalışır. Traktör tarlayı daha hızlı sürmektedir ama bir insanın ekmeğini de elinden almaktadır. Verim artmaktadır fakat insanların birbirine olan bağı zayıflamaktadır. Roman boyunca kahramanlar umutla yollarına devam ederler. Belki bir yerde iş vardır, belki bir kapı açılır diye düşünürler. Ancak her yeni durak onları biraz daha hayal kırıklığına uğratır. Bu yolculuk aslında dışarıya yapılan bir yolculuktan çok iç dünyaya yapılan bir yolculuğa dönüşür. İnsan, hayatını anlamlı kılan şeyleri kaybettiğinde ne yapar? Kendini nasıl tanımlar? Çalışamadığında, üretemediğinde ve
Hüyükteki Nar AğacıYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 20186,2bin okunma
8/10
·208 syf.··
2026 35. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 06 Mayıs 2026 14:09
Kiraz Ağacı ile Aramızdaki Mesafe – Paola Peretti Kiraz Ağacı ile Aramızdaki Mesafe, ilk bakışta çocuklar için yazılmış gibi görünse de aslında her yaştan okura dokunabilecek bir hikâye. Kitabı okurken beni en çok etkileyen şey, ana karakter Mafalda’nın yaşadıkları karşısındaki cesareti ve hayata tutunma çabası oldu. Mafalda, görme yetisini yavaş yavaş kaybedeceğini öğrenen bir çocuk. Bu konu tek başına oldukça ağır olabilecekken yazar hikâyeyi umutla, sıcaklıkla ve samimiyetle anlatmayı başarmış. Bu yüzden kitap insanı üzse de karamsarlığa sürüklemiyor. Tam tersine, hayatın küçük güzelliklerine daha dikkatli bakma isteği uyandırıyor. Kitap boyunca Mafalda’nın kiraz ağacına olan sevgisi ve onunla kurduğu bağ beni çok etkiledi. Kiraz ağacı sadece bir ağaç değil; onun korkularının, umutlarının ve hayallerinin sembolü gibi duruyor. Özellikle ağacın tepesine çıkma hedefi, hikâyeye çok anlamlı bir derinlik katıyor. Yazarın dili oldukça sade ve akıcı. Buna rağmen duyguları güçlü bir şekilde aktarabiliyor. Bazı bölümlerde gözlerim doldu çünkü anlatılan şey sadece görme yetisini kaybetmek değil; değişen bir hayata uyum sağlamaya çalışmak, korkularla yüzleşmek ve umudu koruyabilmekti. Kitabın en sevdiğim taraflarından biri de karakterlerin gerçekçi olmasıydı. Mafalda’nın korkuları, öfkesi ve zaman zaman yaşadığı hayal kırıklıkları çok doğal hissettiriyor. Bu yüzden onun yaşadıklarına üzülüyor ama aynı zamanda gücüne de hayran kalıyorsunuz. Kiraz Ağacı ile Aramızdaki Mesafe, bana sahip olduğumuz şeylerin değerini çoğu zaman onları kaybetme ihtimali ortaya çıktığında fark ettiğimizi düşündürdü. Ama bunun yanında, insanın en zor koşullarda bile umut bulabileceğini de hatırlatan bir kitaptı. Bittiğinde içimde hüzün vardı ama bu ağır bir hüzün değildi. Daha çok hayata,
Kiraz Ağacı ile Aramızdaki MesafePaola Peretti ·  Genç Timaş Yayınları · 202015,7bin okunma
7/10
·192 syf.··
2026 13. kitabı
·
22 saatte okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 18:56
Uyanan Güzel kitabını okudum bitti. Yazarın ilk tanıştığım kitabıydı. Vahide menopoz dönemlerinde olan bir kadın. Babası Azim Bey yatalak hasta ona bakıyor. Babasıyla arası çok kötü. Sevgilisi Sedat’ın siyasi olaylara karışması babasının onu ihbar etmesi,onun ölümüne neden olduğu düşüncesiyle babasından nefret ediyor. Küçüklüğünü babası tarafından hep ezilerek geçirmiş resim yapması engellenmiş. Deniz, Vahide’nin yeğeni. Sevgilisi Arda’yla ayrılmış genç bir kız. Leman Deniz’in annesi Vahide’nin kız kardeşi kötü bir şekilde bir şeylerden kaçarken ölmüş ancak nasıl öldüğü ile ilgili ayrıntılı bilgi yok. Memo Deniz’in babası hayatta değil. Vahide, sokak sanatçısı akordion çalan, Bosna savaşında bir ayağını kaybeden Adrian’a aşık oluyor. Geçmişte yaşayamadığı ertelediği şeyleri yaşıyor. Ancak Adrian memleketine dönüyor. Güzel geçirdiği günler kısa sürüyor. Kitap sonunda Vahide, kendini bulmuş gibi anlatılıyor ancak Adrian’ın gelme umuduyla hala. Kitabın adına bakıldığında güzelin uyanması için daha farklı bir son beklerdim açıkçası. Evet gençliğinde babasının istemediği resim yapma işine yeniden başladı dışarı çıkmaya başladı ama eksik bir şeyler var gibiydi. Kitap gri şehirde geçiyor. Gri şehir dediği İstanbul ancak İstanbul’un adı hiç geçmiyor. İsimler geçmiyor ama olayların Beyoğlu çevresinde geçtiği hissediliyor, ağaç kesme olayları yüzünden insanların sokağa dökülmesi gibi siyasi olaylara da yer veriyor. Bunun dışında gri şehirde yaşanan ileri derece felaketler iklim krizleri insanların bir yerlerde mahsur kalmasına neden olacak seviyeye gelmiş durumda. Şehirdeki deprem sorununa da vurgulama yapılmış. İlerideki İstanbul sorunlarını düşündürüyor. Gri şehirle ilgili anlatılanların olduğu kısımlar şiirseldi masalsı dil çok hoşuma gitti. O bölümler hiç bitmesin
Uyanan GüzelJale Sancak · Sia Kitap · 202612 okunma
TÜRKAN 'TEK VE TEK BAŞINA
Puan vermedi·344 syf.··
2026 9. kitabı
·
26 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 18:26
SPOLİER İÇERİR! Türkan Saylan'ın değerli mektuplarıyla hayatına daha yakından bakmamıza vesile olan Yazar Ayşe Kulin'e teşekkür ederim. Türkan Saylan, kelimenin tam anlamıyla Cumhuriyet Kadını. İdealin, azmin ete kemiğe bürünmüş hali. Yaşamını idealine ve mesleğine adamış elleri öpülesi kadın.Çocukluğunun ilk yıllarından itibaren kafasına koyduğu doktorluk mesleğini ölüm anına kadar layıkıyla terine getirmiş bir Cumhuriyet Kadını. Kitabı okurken, hayatının her alanında azimli durulunu görebiliriz. Okurken evlenen; çğrencilik yükünün üzerine aile, eşlik ve annelik yükünü yükleyen, taşadığı hastalık yüzünden 13 ay boyunca yüzüstü yatan, eşinin tahsilini bırak evine çocuğuna bak dayatmalarına boyun eğmeyen, gencecik yaşında kanser illetini yenen güçlü kadın. Kitabı okuduktan sonra Türkan Saylan aklımda, güçlü, azimli, kararlı, başarılı, tuttuğunu koparan bir kadın olarak kalacak. Kelimenin tam manasıyla bir Türk Kadını. Kitap boyunca cesaretiyle ve inancıyla beni büyüledi; kimsenin yaklaşmaya cesaret edemediği cüzzamlı hastaları korkmadan, çekinmeden tedavi etmesi, tiksinmeden ya da geri durmadan sofralarına kadar oturması , kararlı tutumuyla Lepra Hastanesi'ni kurması ve sürdürmesi, şehir şehir ,mezra, taşra demeden yurdun dört bir yanıan gidip cüzzamlılara umut olması Türk Hekimi'ne yaraşır bir hareketti. Yaşamındaki tüm olumsuzluklara rağmen umuda tutunacak bir dal muhakkak bulması insanın içini ısıtıyor. Bu kadar umut dolu olması insanı bir yandan şaşırtırken diğer taraftan da güzel yarınlar için güdülüyor. Kardelenler Okula Projesi, cüzzamlı insanları hayata karıştırma çabası, kendini çalışmalarına ve bilime adaması ve arkasında gözaydınlığı evlatlar ve insanlar bırakması da Türkan Saylan'ın yarına olan inancını gösteriyor. Meyve
TürkanAyşe Kulin · Everest Yayınları · 20186bin okunma
Reklam
Reklam