Çıplak Kalabiliriz
8/10
·87 syf.··
2026 44. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 03 Haziran 2026 09:08
“Pencereler açık. Yapraklar hışırdıyor. Cırcır böcekleri hiç susmuyor. Duvarlarda ışık çisentileri. Burası neresi, bilmiyorum. Buraya nasıl geldiğimi de. Taş, toprak, ağaç. Fısıltılar. İnce, serin, sakin.” Melike Koçak, bazen bir gölgeye bazen sessizliğe dönüşen hikâyeler anlatıyor. Görünenin, aşikâr olanın yerine sezilenin peşine düşüyor. Başa ve sona hapsolmak yerine, boşluğun belirsizliğinde salınıyor. Öykülerinin gücü de buradan geliyor; okurunu metnin içine katıyor, sisi aralamak için çabalamasını istiyor. Çıplak Kalabiliriz, çağımıza, çağımızın hayatı vasatlaştıran kabullerine itirazlardan oluşan bir ses. (Tanıtım bülteninden )
Çıplak KalabilirizMelike Koçak · İletişim Yayınları · 202514 okunma
10/10
·424 syf.··
Beğendi
·
2026 105. kitabı
Sonuyla beni hüngür hüngür ağlatan o büyülü kitap. O kadar güzel bir seri ki. Kendiyle savaşında Çoban Kral’ın kayıplarını görüyoruz bu kitapta. Elsepth’in bedeninde Yew ailesine yardım etmeyi kabul etmiş olan Çoban Kral Taxus’un tek amacı sisi ortadan kaldırmak ve sisi ortadan kaldırmaktır. Ama herkesin farklı planları vardır. Ravyn, Kabus, Jespry ve geri kalanlar iki kızıl kadim ağaç kartını bulmak için yola çıkar. Bu sırada Elm ve Ione cephesinde ufak kıvılcımlar vardır. Kitabın sonunda hangi taç sahibi kazanacak. SPOILER?!?? Bu kitapta o kadar çok yerde ağladım ki anlatamam. Özellikle Kabus ve Elsepth’in vedalaşması beni üzüntüden bayıltacaktı. Bir bakıma Elsepth için kendinden vazgeçti ve ailesine kavuşmaya gitti. Ione ve Elm’in evlenmeleri kendi krallıklarını kurmalarını, kader kartlarının tek bir karta çoban kral kartına dönüşmesi. Ah o kadar güzel detaylar vardı ki anlatamam. Bu hikaye suçsuzların kendi savaşlarını anlatıyor. Hauth öldüğünde göbek attım resmen. İğrenç herif ya. Yine de seri mükemmeldiiii.
İki Çarpık TaçRachel Gillig · Olimpos Yayınları · 20241,313 okunma
Reklam
gökyüzündeki tüm yıldızlar/10
10/10
·424 syf.··
2026 15. kitabı
bu kitaptan çok bir beklentim yoktu açıkçası ama ortalarına geldigimde dedim ki: ya bu harika bir kitap? kusur bulamıyorum?? alo??? duology'nin ilk kitabından çok çok daha fazla sevdim. özetle: karakterlerle bağ kurduğum, ara ara şok olduğum, keyiflendiğim, kıkırdadığım ve bitirdiğimde ağzıma güzel bir tat bırakan bir duology oldu. spice çok tadinda( 0.5/5 filan), plot çok çok daha ön planda. ikinci kitap ilkine bin basar bence. filmi yapılsa en ön sıradan izlerim, part 1 part 2 müko olur. aşırı şairane bir kitap olduğundan geçmesi için mümkünse ingilizce okuyun derim. aşağıda spoilerlar var. !!!! highlights: -ione ve elm. o kadar harika bir slow burn, o kadar derin, o kadar kıymetli geldi ki. ilk kitabın ravyn ve elspeth faciasından sonra bu çifte bayıldım bayıldım bayıldım. -spirit'in vahşiligi. neither kin nor friend olması hoşuma gitti. -kitaptaki süprizlere bayıldım. hiç beklemediğim yerden beklemediğim olaylar kişiler çıkıp durdu -nightmare'in elspeth'in söylediklerinin hep tersini "elspeth öyle söyledi" diye söylemelerine haykırarak güldüm -iki farklı mekan arasında kitabın geçiş şekli harikaydı. en heyecanlı yerinde diğer kısma geçiyor bu kez onu en heyecanlı yerinde bırakıyor vs vs elimden asla düşüremedim. -kitabın ŞAİRANEliği. kitap kesinlikle ingilizce okunmalı. ilk kitapta biraz abartılmıştı ama bu kitaptaki şairanelik seviyesi chef's kiss. normal cümleler bile içime içime aktı bayıldım. bayıldım. -aile soylarının agaç isimlerinden oluşması ve agaçların kutsallıklarının olması, two alders, spirit of tree, yews, falanı filanı... ben çok sevdim. ağaç teması harika konsept. (hangi ağaçlar olduklarına dair bir fikrim yok) -nightmare'in jespyr'i taşıma konusundaki ısrarı <3 -nightmare 'in içinden ara ara çıkan sheperd king. bir anda spoiler verip ekibi şok
İki Çarpık TaçRachel Gillig · Olimpos Yayınları · 20241,313 okunma
Puan vermedi
//KİTAP TAVSİYEM "KUZGUN YEMİNİ" //ALINTILAR #Karanlık her zaman korkutucu değildir, bazen de öğreticidir... #En büyük korku bilinmeyen değil, insanın henüz tam keşfedemediği kendi zihnidir;çünkü adalet de zulüm de önce orada başlar... #Bazı karanlıklar anlatılmadıkça büyür... #Bazı hikayeler yazılmak değil, susmamak için doğar... #Bilinmezlik kapının ardında kara bir kuyu gibi bekliyordu... #Zaman yalnızca akmıyor, insanın üstüne çörekleniyordu... #Düşünceler bazen insana bir tabanca gibi doğrulabilirdi... #Gölge karanlığı değil aydınlığı getirecek... #Bazen dönmek iyidir, nereye olursa olsun... #Doğrular acıtır... Dönüşen birinin ardından koşan herkes, bir noktada aynı karanlığa girer.. #Bazı sorular soruldukları anda anlamını yitirirdi.. #Hiçbirşey söylememek en doğru cümleydi... #Bazı mesajlar anlaşılmak için değil, uyanmak için yazılırdı... #Bir insanın içinde bu kadar karanlık olabileceğini... Sevginin bazen insanı kurtarmadığını... Geç farketmişti... #Bazı sorular insanı hayatta tutmaz;sadece daha çok acıtırdı... #Yüreğinin ortasından kırılmıştı, nasıl onarılacağını bilmiyordu... #İnsan her zaman gerçeğin iyileştirdiğine inanır... #Bir insanın sevdiği birini kaybetmesinden daha önemli ne olabilirdi? Yanılmış olmak... #Bazı anlar vardır, yaşanmasa hayat devam eder, yaşandığında ise insanın içinden bir şey kopar... #Hiçbir şey aydınlığa erişmemişti, aksine herşey karanlığa gömüldü... #Bazen doğru olan şey, insanın en büyük yanlışıydı... #Bazı pişmanlıklar ses istemezdi., sessizce insanın içine çöker orada kalırdı... #Gölgeler ölümsüzdür... #Tehlike geçmişte kalmazdı, şekil değiştirirdi... //KİTAP HAKKINDA
Kuzgun YeminiKamuran Elagöz · Edebiyatist Yayınevi · 202616 okunma
Puan vermedi·32 syf.··
2026 71. kitabı
Merhabalar değerli kitapseverler, bugün sizlere Başak Çalışkan Kabiloğlu’nun kaleminden çıkan Özgür’ün Salıncağı adlı kitabı tanıtmak istiyorum. Özgür, bir sabah köyde uyanıyor ve kızarmış ekmeğin nefis kokusu eşliğinde anneannesiyle güzel bir kahvaltı yapıyor. Bu sırada Özgür’ün köpeği Kartof, pencerenin önünde yalandığı için ona da bir parça tereyağlı ekmek veriyorlar. Kahvaltıdan sonra sürprizlerle dolu olan anneanne, torunu Özgür ile ormana gitmek için depodan kırmızı bisikleti çıkarıyor. Özgür, Kartof’un da gelmesi için anneannesinden izin isteyeceği sırada Kartof çoktan yola koyuluyor. Yola koyuldukları sırada anneanne tekrar depoya gidiyor ve elinde bir sepetle geri dönüyor. Dere kenarına geldiklerinde anneanne, bisikletin arkasındaki sepetin içinden bir ip ve tahta çıkarıp Özgür’e, “Bunlarla sana salıncak yapacağım,” diyor. Salıncak yapılacağını duyan Özgür sevinçten yerinde duramıyor. Anneanne ve torun, salıncak yapmak için uygun bir ağaç arayışına giriyorlar. Ancak erik, kestane, çınar gibi çeşitli ağaçlar salıncak yapılması için izin vermiyor. Sonra neler mi oldu? Sonrası kitapta. Anneanne ve Özgür salıncak yapmak için uygun bir ağaç bulabilecekler mi? Bu sorunun cevabı ise kitabın içinde saklı. Kitapta yazarımız; hayal gücü, sabır, çevreye duyarlılık, emek ve doğayla dost olmak gibi birçok değerli temayı ele almış. Haydi minikler, sizleri bu tatlı kitabı okumaya davet ediyorum. Yazarımızın kalemine sağlık, okuyucusu bol olsun.
Özgür'ün SalıncağıBaşak Çalışkan Kabiloğlu · Bilim ve Sanat Yayınları · 20241 okunma
Boş kitap sıralamasında 1. Kitabımız
Puan vermedi
Bir de hayata bir pezevengin gözünden bakalım diye okumaya başlayacağınız okudukça ben ne okuyorum aw diyeceğiniz(yalnız sarıyor) ama okudukça kendinizi türlü entrika ve monaconun ihtişamlı yaşamı ve hayat kadınları arasında bulacağınız bir kitap kendisi. Buna ayıracağınız vakti bi hızlı ve öfkeli filmi izleseniz çok daha karlı çıkarsınız çünkü hemen hemen benzer işler ve geriye kalan zamanla efenime söyliyim size kalır. Ağğ kendisi yaklaşık 500 sayfa , eğer ağaç olsaydım ve bu kitap için harcanacağımı bilseydim buna yanardım yani öyle söyliyim neden paylaştın diye soracak olursanız; böyle boktan kitaplarda var bilginiz olsun , alacağınız kitabı bence okumaya başlamadan önce bi inceleyip ve tartmalıyız diye düşünüyorum, öyle yani
İnceleme
Bir Pezevengin NotlarıGiorgio Faletti · Pegasus · 2017331 okunma
Reklam
Reklam