Günübirlik Hayatlar
Puan vermedi·208 syf.··
2026 3. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 12 Mayıs 2026 18:09
Irvin Yalom ile dolayısıyla Günübirlik Hayatlar ile lise üçüncü sınıfta matematik öğretmenimin bana önerip, bu kitabı ödünç vermesiyle tanıştım. Normalde okuduğum bir kitabı tekrar okumak gibi bir düşüncem olmamasına rağmen 9yıl sonra bu kitabı tekrar okumak istedim. Bu okuyuşumda o liseli kızdan farklı bir bakış açısıyla, notlar alarak okudum. Irvin Yalom’un akıcı ve herkesin anlayabileceği şekilde anlaşılır dilinin yanı sıra hasta-doktor ilişkisini belli bir seviyede tutarak ve terapi yöntemlerini tam anlatmadan okuyucunun hayal gücüne bırakması benim bakış açımı epeyce değiştirdi. Kitabın ilk bölümlerinde “ -eee nasıl bir yöntem izledi, nasıl bu sonuca ulaştı?” diye düşünüp yer yer yazara kızarken, ilerleyen bölümlerde “acaba bu soruna nasıl bir yöntem uygulanır?” diye düşünmeye başladım. Kitapta bizden ya da birbirilerinden farklı ırktan hastanın günübirlik sıkıntılarının olduğunu, bu sıkıntılarımızın evrensel olduğunu ve kitapta gördüğümüz gelişim yöntemlerini kendimize de uyarlayabileceğimizi fark ettim. Kısacası iyi ki bu kitabı tekrar okumaya karar vermişim. Bana yıllar sonraki bakış açımın nasıl değiştiğini gösterdi. Ve en sevdiğim alıntı kitabın son sayfalarından; “O halde sana ait olan bu ufak zaman diliminde Doğa ile uyum içinde geç ve memnuniyet ile tamamla yolculuğunu. Tıpkı olgunlaşan bir zeytinin düşerken kendisini yaratan doğaya ve üstünde büyüdüğü ağaca şükran duyması gibi.” Herkese iyi okumalar. Günübirlik Hayatlar Irvin D. Yalom
1000Kitap
Günübirlik HayatlarIrvin D. Yalom · Pegasus Yayınları · 201616,3bin okunma
Bitmez Bu Dağlar'ın Öyküsü, Bitmez!
9/10
·438 syf.·
2026 6. kitabı
Toroslar'dan kurşun yağar İnce İnce, Memed gibi Dağlar az eşkıya görmüş İnce Memed, Memed gibi... Karacaoğlan şiirini uyarlamaya çalıştım, ama galiba olmadı. :D İnce Memed'in hikayesine bir asker anımı anlatarak başlamak istiyorum. En yakın asker arkadaşım sınava girecek, tabi genel kültür bölümü de var. Arkadaş bir tane soruyu İnce Memed'in hikayesini anımsayarak çözmüş. Bana da uzun uzun kitaptan bahsetti ve ben o zaman haberdar oldum İnce Memed'den. Yaşar Kemal gerçekten Nobel ödülüne aday gösterilmeye aday bir yazarımızmış, bunu da kitabı okuduktan sonra fark ettim. Köy hayatını, dağları, dereleri, bitkileri nasıl bu kadar güzel anlatabilirsin yaşatırcasına, gerçekten inanılmaz. Hele o betimlemeler ve köy ağzı, o memleketin şivesi... Aman Ya Rabbi! Kendimi kah Toroslar'da dolaşırken, kah çiçekler arasında gezerken, kah köyde köylülerle sohbet ederken buluyorum. Dahası, bunu basit ama sıkmadan büyük bir edebî titizlikle yapıyor Yaşar Kemal. İtiraf edeyim, İnce Memed'i okumadan önce gerçekten ön yargılıydım. "Abi, köy hayatı işte, eşkıya var, ağaya direniyor" vs. Ama kitap o kadar sürükleyici ki, üzüntü-sevinç-heyecan-kahkaha iç içe. Ve ben, ilk defa bir kitabın bölümünde kendimi tedirgin olurken buldum. Kısacası, kitap başyapıt gerçekten. Beğenirsin, beğenmezsin ama bu kitap gerçekten Türk edebiyatının en nadide eserlerinden birisi, bu net. Çoğu kişinin söylemediği şeyden de bahsetmeden geçmek istemiyorum: Yeşilçam filmlerinde, özellikle Cüneyt Arkın ve Kemal Sunal'ın köy hayatını anlatan filmlerde, Yaşar Kemal'in etkisi gerçekten hissediliyor bence. Mesela, Salako (miahî yönü ağır bassa da esintiler var), Kibar Feyzo (ağa tiplemesi), Yanaşma (İnce Memed'inkine benzer bir direniş), Toprak Ana (ana-oğul-ağa üçlüsü arasında geçen toprak kavgası)... Listeyi
Edebiyat
İnce Memed 1Yaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202374,5bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Evet Atatürk suçludur.
Puan vermedi·360 syf.·
2025 708. kitabı
"İki nedenden dolayı"Kemalizm" sözcüğünü "Atatürk" sözcüğüne tercih etmek daha doğru olur. Atatürkçülük yıpratıldığı için, bir; Kemalizm uluslararası dile girdiği için." Yazının tarihi: Ağustos 1993 Siyasete şööle bir göz ucuyla bakıp çıkalım. AKP, bütün kavramların içini boşaltt halk nezdinde. Sağcı, sağcı değil solcu, solcu değil. Sevindiğim taraf, Türk genci Türkçülüğü, bozkurt işaretini MHP'den, bilmem kaç yüzlülerden söke söke aldı -299 öğrenci hâlâ tutuklu- Velhasılı Cemil Meriç'in çok duyduğumuz sözüne geldik: ”Artık sağcı, solcu kalmadı.. Elimizde bir vatan kaldı, bir de vatan hainleri!” İbret alınsaydı tekerrür eder miydi tarih? Bu incelemede altı ilkenin hepsini tek tek açıklamayacağım, kendimce ve çoğunlukta gördüğüm çok önemli yere sahip olan birtakım noktalara değineceğim. Çayınızı kahvenizi hazır edin, başlıyoruz. Mustafa Kemal Gibi Düşünmek "Norveç dilinde 'Mustafa Kemal gibi düşünmek' diye bir deyim vardır... Herhangi bir problem karşısında, çö-zümü imkânsız olduğu düşüncesiyle hemen kestirme-den teslim olma eğiliminde olan, ne yapıp edip bir çö-züm üretmek için yaratıcılığını zorlama zahmetine katlanmak istemeyen ruh ve zihin tembeli kişilere söylenir bu söz... Bu tip insanlara derhal, 'Hayır, yanılıyorsun bu problemin mutlaka bir çözümü olmalı, biraz da Mustafa Kemal gibi düşün' deriz... Laiklik Laiklik, "Aklın iman karşısında" özgürleştirilmesidir. Bugün şeriat isteyenler kendi özgürlüklerini değil bizlerin özgürlüksüzlüğümüzü istiyorlar. Türkiye Cumhuriyeti'nde herkes dinini özgürce yaşayabilir, yaşıyor -Atatürk sayesinde- ama dinsizliğini? Daha doğar doğmaz kimliklerimize dinimize İslam ibaresi konuluyor. Nice dinsiz, fikrini özgürce belirtemediği için zoraki "iki yüzlü" yaşamak zorunda bırakılıyor. İstemiyor ama ölünce mezara gömülüyor.
Kemalizm Laiklik ve DemokrasiAhmet Taner Kışlalı · İmge Kitabevi Yayınları · 2007218 okunma
6/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2026 6. kitabı
Ölüm temalı bir kitap. Yazarın da ölüm korkusunun olduğunu yer yer görüyoruz. Çeviriden kaynaklı duygunun pek geçmediğini düşünüyorum ki insan "Bunlarınki de dert mi?" diyor. Belki kendi dilinde okuma şansım olsaydı daha derin hissedebilirdim. Öte yandan farklı şehirlerden Yalom ile görüşebilmek için şartlarını zorlayan danışanları görüyoruz. Yalom'un ücret ve zaman konusunda ne kadar titiz olduğunu da gözlemleyebiliyoruz. Hayatta her insan için bir dönüm noktası vardır. Burada beni etkileyen altıncı bölümde Justin'in Astrid'e deli gibi kızması hatta dişlerini sıkarak arada fısıltı gibi bir konuşmayla," Hiç değilse çocukların için toparlan," sözüyle onu hayata bağlaması Astrid için bir dönüm noktasıdır. Sonrasında yaşama tutunamamış olsa da o anda tutunacak oradan kalkacak gücü bulabilmiştir. Justine ise bu yaptığının farklında değildir çünkü hastanedeyken ona çok kızmıştır. "Her şeyi vardı. İyi bir kocası,parası vs. Ama o mutlu olmuyordu. Çok kızmıştım,delicesine kin duymuştum," der. Marcus Aureliun'dan çok bahsetmiştir. Sonlarda kendisi için şu bölümü seçmiştir. "Doğayla uyum içinde ol ve memnuniyetle tamamla yolculuğunu. Olgunlaşan bir zeytinin, düşerken kendisini yaratan doğaya ve üstünde büyüdüğü ağaca şükran duyması gibi."
Günübirlik HayatlarIrvin D. Yalom · Pegasus Yayınları · 201616,3bin okunma
10/10
·512 syf.··
2025 2. kitabı
Rus kazakları ilə mübarizənin aparıldığı, keçmiş bəylik dövrü, ailə münasibətləri və bir çox digər məqamların təsvir olunduğu təsirli bir roman. Və əsərin qəhrəmanı-ədəbiyyatımızın ən ziddiyyətli obrazı Cahandar ağa! Cahandar ağa paradoksal bir obrazdır. Həmişə əxlaqdan, namusdan danışan Cahandar ağa başqasının arvadını qaçırır, öz etdiyi hərəkəti oğlu edəndə onunla düşmən olur, bir tərəfdən təhsili, maarifi dəstəklədiyi halda insanlara qarşı sinfi ayrı-seçkilik etməklə öz ağa mövqeyini büruzə verir. Ancaq məsələ burasındadır ki, bütün bunların fonunda Cahandar ağaya yaxşı və ya pis deyə bilmirik. İ. Şıxlı bu obrazı elə dolğun, elə canlı yaradıb ki, ona qəti şəkildə "yaxşıdır" və ya "pisdir" deyə bilmirik. Əsəri oxuduqca obrazın daxili aləmini, keçirdiyi hissləri elə dərindən hiss edirik ki... Məsələn, Cahandar ağa özlüyündə etdiyi səhvi, bu səhvin nələrə səbəb olduğunu anlayır, peşmanlıq keçirir. Müəllif onun bacısını öldürdüyü səhnəni elə canlı təsvir edib ki, sanki həmin anda Cahandar ağanın üzündəki kədəri, qəhər hissini görə bilirik. Cahandar ağa real insanıdır, yaxşısı ilə, pisi ilə real insan. Bəlkə də bütün insanlar kimi... Əsərin ən təsirli səhnələrindən biri də Cahandar ağanın ölüm səhnəsidir. Düşmənə təslim olmasın deyə özünü Kürün sularında boğan məğrur qəhrəman... Cahandar ağa kimi əzəmətli obraza da ancaq bu cür ölüm yaraşardı.
Dəli Kürİsmayıl Şıxlı · Əli və Nino Nəşriyyatı və Qanun Nəşriyyatı · 20141,113 okunma
3/10
·416 syf.··
2025 69. kitabı
GÜMÜŞ YÜREK KAYIP DÜNYANIN BAŞLANGICI En başta dile getirmek istediğim imla hataları ve devrik cümle olacaktır. Üzgünüm ama bu gerçekten rahatsız ediciydi ben çok fazla betimlemenin yer aldığı uzatılmış cümleleri sevmem sadece sayfa doldurmaya yarar bunun dışında kitaba gelecek olursak ben baştan beri kurgunun tam oturduğunu düşünmüyorum çok fazla eksik ve soru işaretleri vardı birden bir kız çıkıyor ağaca ismini kazıdığı için hisseden bir fey var onun sayesinde bulunuyor bu arada o kıza ne oldu ? Sonra birden kızın peşine takılıp giden arkadaşlar ne çabuk bu kadar dost oldunuz doğru söylediği için bu kadar çabuk peşine düşülür mü bir insan ayrıca o ? Feyler kaçak ama onları arayan kumandanın evine gidecek kadar cesartliler o zaman neden o kadar süre kaçmışlar ? Zaina o eve gitmekten saçları yüzünden vazgeçiyor her işi beraber yapan arkadaşlar asla ayrılmazlar ama o arkadaşlarını yüzüstü bırakıyor ? Bence çok ucu açık daha bir sürü şey yazabilirim basitti düşünülmemişti kurgu yaşanmıyor maalesef daha iyi olabilirdi üzgünüm ama beğenmedim. 1- ve 2 almıştım mecburen 2 yide okuyacağım umarım ikinci kitap daha iyi olur .
Gümüş Yürek 1D. N. Archeron · Guardian Yayınları · 20241,692 okunma