Agâh Makamı

Agâh Makamı
@agahbeyoqlu
adalet şahsi bir mesele değil şahsiyet meselesidir
Adliye Memuru
İstanbul
Kambura
5 okur puanı
Ocak 2020 tarihinde katıldı
Sizce neden?
bak, sana bir hikaye anlatacağım toto. bir zamanlar krallığın birinde bir kral güzel prenses için ziyafet verir. kapıda bekleyen asker kralın kızını görür ve bir çırpıda aşık olur. fakat kralın kızının basit bir kapı görevlisiyle ne işi olabilir? en sonunda asker prensese ulaşır ve artık onsuz hayatının bir anlamı olmadığını söyler. prenses askerin aşkından etkilenir. ‘eğer balkonumun altında hiç hareket etmeden yüz gün yüz gece bekleyebilirsen senin olabilirim.’ der. asker kabul eder ve prensesin balkonun altına gider. bir gün, iki gün, üç gün, yirmi gün, otuz gün… her gece prenses dışarı bakar, ama o kımıldamaz bile. yağmurda, rüzgarda, karda… o hep oradadır. kuşlar kafasına pisler, arılar sokar, ama o kımıldamaz. doksanıncı günden sonra taş kesilmiş bir vaziyette gözlerinden akan yaşları zapt edemez. uyumaya bile dermanı kalmamıştır. tüm o günlerinde prenses onu camından seyreder. ve doksan dokuzuncu günün akşamında asker sessizce çekip gider oradan. bu hikayenin ne anlama geldiğini sorma. çünkü ben de bilmiyorum. eğer bir gün anlarsan sen bana söylersin
Edebiyat
anıların güzel olanları da, kederli olanları da insanı hep hüzünlendirir.
Edebiyat
Sülüngil, hayatının aşkıyla tanıştığında hem sevinir, hem üzülür. Sevinir, çünkü onun için bu bir başlangıçtır. Üzülür, çünkü bunun çoktan sona ereceğini biliyordur.
İlişkiler
"Ben de tavanı seyrederek insanların garipliğine kafa yordum, yorduğum kafamı taşlara vurdum, kafamı vurduğum taşları güneşe serdim, taşları serdiğim güneşe güvendim. Sen dedim ona daha batıdan doğmadın ya, umut var demek."
Çünkü aşk, insanı aklın kucağından çekip alır ve onu gerçek anlamda ayakları yere basmayan bir şeye dönüştürür..