Avare dolaşıyorsun ama kalabalık artık seni sürüklemiyor, gece artık seni korumuyor. Hâlâ ve durmadan yürüyorsun, yorulmak bilmez, ölümsüz yürüyüşçü. Arıyor, bekliyorsun. Fosil şehirde avare dolaşıyorsun.
''Ama onların öldüğünü söylemekten, söylendiğini işitmekten korkmuyorlar mı?''
-Hayır, niçin korkacakmışız? Tersine yatıştırıcı geliyor bu.
''Onların tasasızlıklarını, sınırsız uçarılıklarını kanıtlıyor bu.''
-Ama ölüm tam da budur, hafif olmaktır.