Ölçüsüz miktarda yemek yemek her zaman onun tek ağlama yöntemi olmuştu, onu böylesine büyük bir acı içinde hiç görmemiştim. Hiç konuşmadan, giyinik olarak yanına uzandım, ben de kendimce ağlıyordum.
-Hepimizin zayıf anlar olur ve ağlama
yeteneğimizin olması bizim için şanstır, gözyaşları bizi çoğu kez huzura kavuşturur, ağlayamadığımız bazı
durumlarda ölecek gibi oluruz, dedi,
-Bizim için huzur söz konusu değil, diye yanıt verdi
Çocuklukta sevmek
bu ikinci elin aşkı
ay çıktığı zaman
güzelliği katedrallerden atarlar
cam gibi cam gibi
Korkunç ağlama başlar
o kadar yalnızsın
kapıyı örerlerse ne yaparsın
soyut ve zorunlu
acı çocuklara benzer
Sokaklar çok daraldı
okunacak kitap kalmamış
evde korku daha da yaklaştı
öpülen yerleri kadının
yavaş yavaş çürüyor
Gülümseyişin geçmiş şehirlere
boyalar dökülmüş
(ya bu neye benziyor).
Nisan
"Etti müthiş bir inhidamı [çöküntüyü] tamam /
Cinnetnüma [delilik gösteren] siyasetimiz /
Bize gülmek sevinmek oldu haram /
Girye [gözyaşı-ağlama] emre diyor felaketimiz."
…
"Bunlara eskiden ‘Bayramlık' derlermiş. Şiir şöyle bitiyordu:
"İsterim ben bugün bu yerlerde /
Eşk-i matemle [matem yaşlarıyla] dideler [gözler] dolsun /
Bu felaketli günde bir ferde [kişiye] /
Diyemem, İydiniz said [bayramınız kutlu] olsun."