Gece geç saatlere kadar yürüyüp durdum Düşünüp durarak bir şeyleri, Şarkılar söyleyerek, ağlayarak... Bir ırmak donmak istiyordu kanımda, Sanki bir nar dağılmak...
Kırmızı Kedi
1000Kitap
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Bütün hayatımla öğrendiğim şudur ki Dünya bir gözyaşı damlası Ömür Hanım İnsan güzelliği bile ağlayarak seviyor
Sayfa 57 - Kırmızı Kedi Yayınevi·Kitabı okudu
Şiir
Ve bu sahnede şeytan işi timsah gözyaşları da eksik değildir. Babalarına ağlayarak gelirler. Bu gözyaşı hüznün değil, işledikleri vahşeti örtme çabasının eseridir. Suçuna kılıf arayan kişinin duygusal davranması gibi... Nasıl ki çocuk bir yaramazlık yaptığında, masum bir yüzle babasının öfkesini yumuşatmaya çalışırsa, onlar da yapay bir mahcubiyetle gelip Yakup Aleyhisselâm'ın kalbini yumuşatmayı ummuşlardır.
“Üzgün ​​değilim diyebilirim ama yalan söylemiş olurum. Sorun şu ki, dünya sonsuza dek çocuk kalmama izin vermeyecek, bu yüzden de yatıp ağlayarak vakit geçiremem.”
Manga
İnsan yaşayıp gider, bir şeylerin özlemini çeker, birileriyle tanışır, sevişir, ardından evlenir, cemiyet içinde bir kadınla aşkı, doğumu ve ölümü tadar, sonra sokakta dönüp ince bacaklara bakar, muhteşem saçlar ya da ateşli bir öpücük yüzünden mahvolur, belki burjuva yataklarında ya da o leş otellerin yatılmaktan eskimiş şiltelerinde birkaç dakikalığına doyuma ulaştığı duygusuna kapılır, bazen bir kadına heyecan verici derecede cömert davranır, bazen ağlayarak dağ başında ya da bir büyük şehirde sonsuza dek birlikte yaşayacaklarına yemin eder. Fakat sonra aradan zaman geçer, bir yıl, üç yıl ya da iki hafta –tıpkı ölüm gibi aşkın da saat ve takvimle ölçülebilir bir zamanı olmadığını fark etmiş miydin?- ve büyük plan, büyük girişim başarısız olur ya da hayal edildiği kadar başarılı olmaz. Böylece ayrılık gelip çatar, öfke ya da huzur içinde; ve her şey, umut, arayış yeni baştan başlar. Ya da insanlar pes eder, ayrılmayıp birbirlerinin yaşama sevincini ve hayat enerjisini emerler, hasta olurlar, birbirlerini öldürürler, ölürler. Peki acaba gözlerini kapadıkları o en son anda anlamışlar mıdır? Birbirlerinden ne istemişlerdir? Onların tek yaptığı, emrini aşkın nefesi vasıtasıyla hayata geçiren büyük, kör bir kanuna boyun eğmektir; verilen emir de çiftleşerek türün devamını sağlayan erkek ve kadınlar yardımıyla dünyanın yenilenmesidir.