Puan vermedi·194 syf.··
2026 6. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 22:05
Bu kitabı öğretmen olarak okumak hep hayalimdi. Öğrenciyken filmi çok kez izleyip kitabı atandığımda, atanmış bir sınıf öğretmeni olarak okuyacağım diyordum. Şimdi o gündeyim. İsmet Özel'in dediği gibi "üzerime yüreğimden başka muska takmadan konuşmak istiyorum." Filmi öyle çok kez izledim ki, kitabı da Genco Erkal'ın sesiyle okudum. Film, eserin aslıyla yarışacak kadar iyi. Film müzikleri, çekilen ortamın doğallığı, çocuklar, her şeyin olduğu gibi aktarılması... Sanki Hakkari'de olan biziz gibi. Kitaba gelecek olursam... Kendim yazmadığım için üzüldüğüm bir eser. Bence her öğretmenin böyle kendi mevsimini yazdığı bi eseri vardır. Ferit Edgü aklına, kalemine sağlık, sendeki nasıl bi his, nasıl bir kafa böyle... "Kendini ararken başkalarını bulacağım" ümidiyle yola çıkan bu öğretmenimiz, bence herkesin iç dünyasına biraz ayna tutmuştur. Özellikle itirafla ilgili söylediği sözler çok çarpıcıydı. Kimsenin değil, insanın en çok kendine itirafı acı verir, diyor kitapta. Kitapta ardı ardına ölen bebekleri öyle anlatmış ki, bebeklerin vücutlarındaki soğukluğu bile hissettim. Öğretmenin bu düzene karşı çıkışı, geç gelen yardıma karşı koyduğu sert tepki de o döneme ve yaşananlara bir eleştiri niteliğinde olmuş. Benzer bir durum İnce Memed romanında da vardı. Zeki öğretmenin sıtma hastalığı karşısındaki duruşunu hatırlattı bana okurken. Ah portakal sahnesi.... Bu sahneye diyecek bir söz bulamıyorum. Hayatında hiç portakal görmeyen bir çocuk, portakalı eline alınca nasıl hisseder? Ve bir çocuğun hiç portakal görmemiş olması... Kitabın sonunu okur okumaz tanıdım. Genco Erkal filmde burayı değiştirmeden okumuş. Kitabı okurken çocukların konuşma bitince dahi sınıftan çıkmaması, sonra bahçede birlikte fotoğraf çektikleri an gözümde canlandı. Kitap bitince her yerini çizdiğimi, her
Hakkari'de Bir MevsimFerit Edgü · Sel Yayınları · 201713,9bin okunma
Puan vermedi·464 syf.··
2026 46. kitabı
Bir sonnn… Ah canım “CARTON..” “Onca kalabalığa rağmen bu nasıl bir yalnızlık…” “Dayanamadığım bir şey varsa o da şu belirsizlik…” “Ne çok insan ve ne büyük ıssızlık…” Daha nice anlamlı sözleri içinde barındıran mükemmel bir eser… Kesinlikle herkese tavsiye ederim… Herkesin hayatında mutlaka okuması gereken bir başyapıt… Fedakarlık, Aşk, Dostluk,… herşeyi barındırıyor… Çekilen acılar öyle güzel dile getirilmiş ki… Ben bayıldım… Araya biraz zaman girmesine rağmen güzel akan, anlaşılır bir dil, üslup,… Biraz edebi yönü ağır olan bir kitap olsa bile buna değer…
Düşünce
İki Şehrin HikâyesiCharles Dickens · Can Yayınları · 202376,6bin okunma
Reklam
O kadar güzeldin ki
10/10
·184 syf.··
2026 6. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2026 16:08
Ah Zezem yıllar sonra seninle tekrar bir araya gelmek o kadar güzeldi ki ... dünyanın "hassas kalpliler için bir cehhenem olduğunu " iliklerime kadar hissettirdin bana. Bu kitabı okurken hep şey derim herkes anne ve baba olmamalı bir çocuk her ne kadar yaramaz olursa olsun böyle bir muameleyi hakketmez. O yüzden herkesin okuyup ders çıkaracağı bir kitap olduğunu düşünüyorum. ,Zeze ailesinin taşınmasından dolayı mutsuz olur ve yeni evlerindeki bahçesinde bir şeker portakalı fidanına "Xururuca" arkadaşlık kurar, hayal gücünü de kullanıp gün içinde olanları anlatır. Yaptığı yaramazlıklarıyla tüm mahallede adını geçirmiş ve bir gün yaptığı bir yaramazlık sayesinde Portuga ile tanışır, gün geçtikçe bağlanır babası gibi görmeye başlar. Ve kitabın devamında ise Zeze' nin yaşadığı derin acılar, küçücük bir çocuğun kocaman yüreğiyle dünyaya fazla geldiğini anlatır. Okumayan kalmasın Zeze'yi :)
Şeker PortakalıJosé Mauro de Vasconcelos · Can Yayınları · 2022275,3bin okunma
10/10
·416 syf.··
2026 95. kitabı
#artemisaşkına Canım kankim geceye1kitap_ okuyunca dayanamadım, dedim Muzo reyiz bu kitabı sevdiyse ben de severim. Çünkü zevklerimiz aynı ve kankama güveniyorum, çoğunun aksine asla sallamaz. Kovboy hikayesi ilk kez okudum ve çok beğendim. Aslında 90ların çocuklarından biri olarak klasik pazarları babasının zoruyla kovboy filmleri izleyen tayfada ben de varım. Ama ben o filmleri gerçekten severdim. Benim için bir nevi nostalji oldu. Çünkü 22 senedir zorlayan o kişi yok. Esas kıza sanırım bu yüzden bir yakınlık hissettim. Fazla anlam yüklediğimi düşünmeniz umrumda değil. Bir hikayeyi okumak başka bir şey, hikayedeki küçük benzerlikler yaşayıp başka bir açıdan okumak ayrı bir şey çünkü. Neyse... Kızımız küçükken anne babası ayrılıyor ve annesiyle şehre dönüyor. Babayla araları hiç düzelmiyor. Özlemden kaynaklı Kırgınlığı, gençlik zamanımdan kalma pişmanlığı var. Ah o keşkeler... Hiçbir şeye adım atamadan baba ölüyor. Ve kıza büyük bir miras kalıyor. Ancak bu mirasa sahip olabilmek için de 1 yıl boyunca o yıllardır gitmediği çiftlikte yaşamak, orayı yönetmek zorunda. Bu kolay bir şey değil. Detay vermicim. Burada asıl sorun, seksi ustabaşı kovboy ile miras yüzünden arasındaki düşmanlık. Ağzımdan kesinlikle laf alamazsınız Cash'e başta sinir oldum ama satorikitap 'ın dediği gibi sevdim keratayı. Romantik kitap olmasına rağmen hüzünlendim, gözyaşım pıt pıt oldu Bi ara küçük detaylar yüzünden. Duygular gerçekçi hissettirdi belki de nostalji duygusındandı, bilmiyorum... Sevdim ikinci kitaba haftaya başlayacağım çünkü eğlenceli bitti umarım serinin diğer kitapları hemencecik çevrilir. Epope dehşet ve ibretle tavsiye eder! Not: azcık YETİŞKİN İÇERİKLİDİR
CashJessica Peterson · Artemis Yayınları · 202650 okunma
10/10
·448 syf.··
Beğendi
·
2026 85. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 12:40
꧁༺ 𝐒𝐞𝐝𝐚 𝐋𝐞𝐧𝐚 ☆𝐓ı𝐥𝐬ı𝐦 𝐯𝐞 𝐒𝐢𝐬 ༻꧂ Selamlar... bugün sizlere çok severek okuduğum bir fantastik serinin ilk kitabı paylaşımı ile geldim. Yazarın kalemiyle tanışma kitabım oldu. Akıcı ve kolay anlaşılır dili, içine çeken kurgusu ve bunun yanında ilgi çekici karakterleri ile su gibi akıp gitti. İlk kitap olması sebebiyle evreni ve karakterleri iyice tanıdığımız bir okuma oldu. Birde sessizce slowburn ilerleyen bir aşkımız var. Kim ne derse desin daha kollarına düştüğü an bence kalbine de düşmüş bir kızılı vardı As Valor Jarlan ın ! Haydi sizleri merakta bırakmadan hemen kısaca konusuna geçelim. Larina mutlu bir ailede yaşıyordu. Babasının ölümünün ardından şifacı olan annesinin geçinmek için bir miktar ücret talep etmesi tüm dostlarını düşman etmiş bu olay en sonunda onları cadı ilan etmelerine kadar varmıştı. Ateşlere atılan Larina kulağında annesinin son sözleri ile kendini kaybettiğinde, bambaşka bir evrende simsiyah gözleri olan ve huş ağacı kokan bir adamın kollarında buldu. Bulduğu gibi de kendini kaybetti çünkü yoğun işkence ve yanıkları vardı. As Valor Jarlan, yıllar önce kaybetiği krallığını geri kazanmak ve üzerindeki lanetten kurtulmak için mücadele ediyordu. Vurulmak üzereyken üzerine düşen bu kız ile hayatı yine kurtulmuştu. Lanetli prens ne kadar korkunç olsada ilk andan itibaren bu sessiz kızılı iyileştirmek için herşeyi yaptı. Ama gözlerinde ona dair hep daha fazlası vardı. Artık Larina ve As için hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktı.. Evren çok güzel,ben özellikle aralarındaki sırlara rağmen o çekimi net hissettim. Sonra Meliv in Larina yı koruması çok güzeldi. Ayrıca su atının kendine Larina yı seçmesi bence ayrı bir gizemin kapısı oldu. Hele de Larina nın bu kadar sabredip, annesinin konuşmama sözünü tutmuşken As Valor Jarlan ı kurtaracağını düşünerek
Tılsım ve Sis 1Seda Lena · Guardian Yayınları · 2025108 okunma
Puan vermedi·76 syf.··
2026 234. kitabı
Didem Madak, Türk şiirinin en içten, en yaralı ve en ev halini barındıran bu kült eserinde; hayata, ölüme, annesizliğe ve kadınlığa dair hüzünlü bir başkaldırıyı rengarenk boncuklar, simler ve mutfak kokularıyla örüyor. Erken yaşta kaybedilen bir annenin bıraktığı o devasa boşluğu, dünyanın tüm hoyratlığına karşı bir sığınak olarak inşa ettiği çocuksu ama bir o kadar da bilgece dizelerle doldurmaya çalışıyor. Kendi içine doğru büyüyen ve dalları acıyla ağırlaşan bir "Ah'lar Ağacı" gibi, kalbinin kırıklarını ironi, mizah ve muazzam bir lirik dille birbirine yapıştırıyor. Didem Madak, modern dünyanın karmaşasına ve unutuşuna karşı; mutfak tezgahlarının arkasından, yalnız odalardan ve kadınların gizli saklı kalmış iç döküşlerinden yükselen, edebiyatımızın en samimi, en iç sızlatan ve en dokunaklı şiirsel manifestolarından birini sunuyor.
Ah'lar AğacıDidem Madak · Metis Yayıncılık · 202126,3bin okunma
Reklam
Reklam