📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"Irmaklar taşmak ister..."
Ordu hep bir ağızdan devam etti :"Kanla!"
"Taşlar , göğsüne kazınacak kahramanlık ister..."
"Pusatla!"
"Tamunun karanlığı dolmak ister..."
"Başla!"
"Soğuk toprak ısınmak ister..."
"Canla!"
"Erlik Han zincirlerini şakırdatır..."
"Çoga'yla!"
Çoga gülümseyerek kollarını açtı.
"Ve Aslanlar haykırır..."
"Ur Ah! Ur Ah!Ur Ah!"
…Niçin o daima böyle idi? Dünyada durgunluk ve rahatın hep kuruntu olduğunu görüp kendini üzen şeylerin de hep kendi hayalinin, dileğinin icatları olduğunu düşünerek, kendisine, ruhuna karşı bir şey yapamadığından, deliren bir hiddet ve öfke duyuyordu. Önce yerden havalanmak için gökyüzünü yeterli bulmayan bir güzel hülya, yüksek bir emel, bir temizlik isteğiyle boğulur, o zaman bir hiç için canını verecek duruma gelirdi. Fakat sonra yine o hiçlerden biriyle bütün havalanarak yükselme hevesi yaralanır, her güzeli bir yara haline koyan incelme duyguları uyanır, hayatın, dünyanın, insanların, ruh ve kalbin ne olduğunu soğukkanlı, kendine karşı bile düşmanca bir şiir damlasına yenilmeyerek, arzularının ne iğrenç, emellerinin ne gülünç, başarıların ne miskin, bütün mutlulukların, neşelerin, ne kadar süslü olursa olsunlar ne kötü olduğunu düşünmekten doğan karamsarlık ve bezginlik ile harap olur;sisli, küflü kalırdı. Ah, ara sıra ruhunu heyecanla ürperten o masum gözlerle görseydi... Hayat onu kollarının arasına alıp tırnaklar, dişleri ile paralayarak bu hale getirmemiş olsaydı…
Sayfa 53 - Oscar yayınları/Türk klasikleri·Kitabı okuyor
Narkissos öldüğünde kır çiçekleri çok üzülmüş, onun ardından ağlayabilmek için nehirden su damlaları istemişler.
“Ah!” demiş nehir, “Her damlam gözyaşı olsa Narkissos’unun ardından ağlamama yetmez; ben ona aşıktım!”
“Ah!” demiş kır çiçekleri de, “Nasıl aşık olunmaz Narkissos‘a. Öyle güzeldi ki!”
“Güzel miydi?” diye sormuş nehir.
“Senden iyi kim bilebilir? Her gün üzerine eğilip senin sularında kendi güzelliğini seyrederdi uzun uzun…”
Nehir cevap vermiş: “Ben ona aşıktım; çünkü sularıma eğildiğinde, onun gözlerinde sularımın yansımasını görürdüm.”