6/10
·184 syf.··
2026 32. kitabı
Çok tatlıydı... Ağır konuların arasında boğuşurken yavaşlamamı sağlayan bir kitap oldu. Ölmek üzere olan bir adamın karşısına şeytan çıkıyor ve yaşayacağı her bir gün için dünyadan bir şeyi eksiltebileceğini söylüyor. Böylece şeytanla anlaşarak kendine bir hafta daha kazandırıyor. Bu arada telefonlar, sinema, zaman derken dünyadan bir şeyler siliniyor. Yalın bir anlatımla hayatı sorgulamaya itiyor bizi. Elimizdekileri görebilmemiz için minik minik dürtüyor. Asla sarsmıyor... Tam tersine, yavaşlayarak yaşamanın önünü açıyor kitap. Bu yüzden nefes alabildiğim bir durak oldu benim için. Ah, asıl bölüm kedisiz bir dünyanın nasıl olacağına dair olandı. Pek anlatmak istemiyorum; okuyacak olanlar iyice etkilensin diye bu kısmı gizli tutacağım. Gözlerimin dolduğu yerler oldu. “Ben ne yaşıyorum ya?” ya da “Ben gerçekten yaşıyor muyum?” diye sorguladığım anlar da... Kitabı bitirince pişmanlıklarımı da kucakladım. Bana engel olmalarına izin vermeden adım atmaya devam edecek güce sahip olduğum için kendime aferin dedim. Duralım, yavaşlayalım, nefes alalım, heyecanlanalım, üzülelim. Yaşamaya devam edelim arkadaşlar; ne zaman öleceğimiz belli değil!
Bir Gün Kediler Dünyadan Yok OlsaydıGenki Kawamura · Dex Yayınevi · 20212,302 okunma
Kırım Türk'tür...
9/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2026 3. kitabı
·
36 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 19:11
Esirlikten kurtulan ama hürriyetin tadına varamayan, ömrünü Kırım davasına adamış, vatanından ebedi sürgün, Cengiz Dağcı'yı anlatır. "Yurdunu kaybeden adam için hürriyetin bile bir manası kalmadığını şimdi anlıyorum." Bunca acı, bunca şerefsizlik. Soykırım, tecavüz. Ah be Türk. Dünyanın heryerinde ne zulümlere gark oldun. Aç gözünü, en azından oku öğren... Öldükten sonra yurduna kavuşan(hoş Kırım hala rus işgali altında) Dağcı'yı rahmetle anıyorum..
1000Kitap
Yurdunu Kaybeden AdamCengiz Dağcı · Ötüken Neşriyat · 20231,917 okunma
Reklam
9/10
·232 syf.··
Beğendi
·
2026 4. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 00:00
‘Ah seni boyun eğmez ruh. Hayatı bir arada tutan müphem sözcükler ve muğlak düşüncelerdir. Dikişleri sökülene dek her bir ifadede ısrarla kusur bulmanın manası nedir?’ . 2019’da Bin Yıllık Dua ile tanımışım Yiyun Li’yi. ‘Öykülerin her biri iz bırakan türden.’ yazmışım. Sonra Akıl Ermeyince çevrilmiş ve onu da sevmişim hatta ‘empati kurmaktan korktuğum ancak şiirsel diliyle de hayran kaldığım bir eser’ demişim. Kazkafanın Kitabı durur mu? Hemen edinip onu da içercesine okumuşum. Çünkü kayıpları okumak dokunuyor bana. Cümlelere o kayıpların kokusu sinerse daha bir sarılıyorum kitaplara. Mutluyken Başka Adlarımız Vardı tam da böyle bir eser. Yas tutma, ebeveyn olma, yaşamın devamı için ufak detaylara tutunabilme gibi konulara hüzünlü ama bir o kadar da ümitli bir yerden yaklaşıyor. Kendisi intihara teşebbüs etmiş, iki oğlunu intihardan kaybetmiş bir yazar Li. Bu acıların izlerini Çarşamba Çocuğu’nda görüyoruz örneğin. Mutluyken Başka Adlarımız Vardı’da da. Umuyorum ki yazmak iyi geliyordur Yiyun Li’ye, en az onu okumanın bana iyi geldiği kadar ~ . Nuray Önoğlu çevirisiyle~
Mutluyken Başka Adlarımız VardıYiyun Li · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20262 okunma
4/10
·216 syf.··
2026 23. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 16:03
Erkeğin azıcık zillisi makbuldür, çok kastın sende Werther :) Kitabı okurken kafamda hep Güllü’den “Gitme gitme ayrılma bendennn” şarkısı çaldı :))) Bana arabesk dinletmiş bu hayat, sana neler yapmaz aslan parçası dedim ah ah. Birkaç sene önceki Alev okusaydı bu kitabı oturur ağlardı muhtemelen de bende hiç bir iz, acı, keder bırakmadı. Duygusuzluğumun zirvesindeyim… Neyse şaka bir yana, Werther duygusal yoğunluk ve idealizasyon, ruminasyon ve karşılıksız bağlanma ve aşırı odaklanmadan muzdarip bence. Üstüne bir de romantik melankoli ve aşırı duygusallık var. Bunların neticesinde kaçınılmaz son intihar… Lotta ise ilgi bağımlısı, soğuk, sınır koymayı bilmeyen bir kadın. Fark ettiği an uzaklaştırmış olsaydı genç dostumuzu, işler bu raddeye gelmezdi bana göre… Kısacası çok fazla romantizme edilmiş, gereksiz abartılmış, insana bir şey katmayan bir kitap. Şimdi “çok boloyorson son yoz bor kotop gorolom” diyenler olur; onlara da nanik yapmakla yetiniyorum :)
Genç Werther'in AcılarıJohann Wolfgang Von Goethe · Panama Yayıncılık · 2019150bin okunma
Puan vermedi·160 syf.·
2026 47. kitabı
O kadar icine ceken bir romanki.. Kısa olmasına rağmen etkisi büyük.. Kahraman gibi bende kendimi aç hissedip.. Günler sonra biftek yeyince.. Midesi kaldirmazki dedim.. Ve artik gururu biraksa ah dedim.. Öyle içine çekiyor..
AçlıkKnut Hamsun · Varlık Yayınları · 201735,7bin okunma
Saatleri Ayarlama Enstitüsü
Puan vermedi·382 syf.··
2026 24. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 09:22
Ah ahh diyorum ‘50 lerde ‘60 larda yazılmış bir kitap düşünün, bugün bile bazı kurumlarda ve bürokrasinin işlediği hallerde halen sancılarının çekildiği pek çok konuya eleştirel ve mizahi bir dille aktarılmış olup ve pek çok kusurun devam ettiğini gözler önüne seriyor. Ahmet Hamdi Tanpınar’ın kalemi ile tanışma kitabım oldu. Kalemi çok zengin öğeler içeriyor. Bazılarımız için zorlayıcı bile olabilir. Yayınlandığı zamanda gereken ilgiyi görememiş bu eser iyiki okumuşum dediklerimin içeni giriyor.
Edebiyat
Saatleri Ayarlama EnstitüsüAhmet Hamdi Tanpınar · Dergah Yayınları · 202353bin okunma
Reklam
Reklam