Merhaba
Bir çocuk sahibi olmaya karar verdikten sonra psikoloji, aile - çocuk türünde kitaplar okumaya başlamıştım. Bu alanda ne kadar çok okuma yaparsam o kadar iyi bir anne olacağımı zannediyordum çünkü. Okudum da.
Fakat oğlum dünyaya geldiğinde bildiğim hiçbir şeyi hayatıma dahil edemedim. Edindiğim bilgilerin altında eziliyor bunları uygulayamadıkça da kendimi yetersiz hissediyordum.
Meğerse annelik kitaplardan öğrenimiyor; yaşayarak, görerek öğreniliyormuş. Meğerse çocukluğumda gördüğüm annelik ile çocuğuma yaptığım annelik arasında görünmez, derin bir bağ varmış. Meğerse kitaplardan öğrendiğim o anneliği uygulayabilmek için önce içimdeki çocuğun ihtiyaçlarını karşılamam gerekiyormuş.
İşte böylece oksijen maskesini neden önce kendimize sonra çocuğumuza takmak gerektiğini zor da olsa, acı da olsa tecrübe ettim.
Bu aydınlanma sonrasında artık "ne yapılması ya da yapılmaması gerektiğini" söyleyen kitaplar değil; nasıl yapılacağı konusunda yol gösteren, destek olan kitaplar okuyorum. Bu bakış açısına sahip psikologların, uzmanların sözlerine kulak veriyorum. Çünkü bence aldığımız bilgiyi yorumlayıp hayatımıza dahil edecek duygusal alt yapıya sahip değiliz.
İşte Zor Bir Ailede Büyümek kitabı tam da içimizdeki çocuğun ihtiyaçlarını karşılayacak bir kitap. Öncelikle belirtmeliyim ki bu bir ebeveyn kitabı değil. Bu toksik anne-babalara sahip herkesin yaşadığı travmaları ele alan ve geçmişin yaralarını sarıp daha anlamlı bir hayatı kazanmanın yollarını gösteren bir psikoloji kitabı.
Yazar Susan Forward yetersiz, aşırı kontrolcü, alkolik ve sözel, fiziksel, cinsel tacizci anne ve babaları "toksik anne-baba" olarak tanımlamış. Ailesinde şu özelliklerin en az birine sahip her bireyin travmatik bir çocukluğa sahip olduğunu belirtiyor. Bu da yetişkinlik hayatımızda en başta kendimizle sonra
Sefalet ve yoksulluk öyle onur kırıcıdır , insan tabiatı üzerinde öyle bir felç etkisi yaratır ki hiçbir sınıf kendi ıstırabının asla tam olarak farkına varmaz.