Yazar kitabını güzel bir anlatım tarzı seçerek sohbet tarzında otobiyografiyle biraz eleştiri biraz siyasi çerçevede anılarla süsleyerek eserini oluşturmuş. Yazar için de güzel bir deneyim olduğunu düşünüyorum. Hikayeye girişi biraz uzun sürüyor. Anlatımı kitap yazacak yazar adaylarına yol gösterebilir okunmasını tavsiye ederim.
Kitabı çok beğendim başlarda zihnimde sarsıcı bir his bıraktı etkilendim ve ara verdim sonra başka bir okurun tavsiyesiyle devam ettim sonu sürpriz olarak bitti. Yazarın kullandığı dilin yanında çevirmenin bazı kelimeleri olduğu gibi metinde geçmesi çok hoş olmuş tavsiye kitap olarak bulunacak. Çevirmenin diğer kitaplarını da merak etmeye başladım.
George Orwell düşünde ütopik bir dünya kurmuş ve bu dünyada tarihin, bilimin, sanatın, özellikle de edebiyatın olmadığı karanlık bir çağdan bitmeyen savaş ve sebeplerinden, okumayan, yazmayan bir toplum ve bu toplumun kolay yönetilebilirliğinden bahsetmekte. Dilimizin önemi yenisöylemde kısaltmaların artması ve farklı anlamlardaki kelimelerin kullanımdan kaldırılması. Çevrenin toplumla ilişkisi, doğanın karanlık bir çağda var olmaya devam etmesi. Sonuç olarak ağır bir kitap. Her şeye rağmen okurların okumasını tavsiye ederim.
Kürek mahkumu olan Jean Valjean'ın rastladığı din adamının hayatını değiştirmesi. Bir hata sonucu tanıdığı kızı gibi sevdiği Cosette, Marius ve Thenardier sarmalında. Sefillerin hikayesi.
Kitap bazı yerderde yavaş bazı yerlerde hayata dair örneklerin olması sebebiyle akıcı yazar ünlü bir psikolog en dikkat çeken yeri dinlemenin ne kadar önemli olduğuyla alakalı. Sözsüz iletişim olan beden dili ve geri bildirimleri karşımızdaki insanın bedeni tepkilerini öğretiyor. İletişim sıkıntısı yaşayan yaşamayan çalışan çalışmayan herkes okumalı. Belki o zaman birbirimizi daha çok dinler ve daha az tartışırız.