Hiçbir şey değişmedi fakat yine de her şey başka bir biçimde var olup gidiyor. Anlatamıyorum. Bulantı'ya benziyor bu, ama aynı zamanda tam tersi: Sonunda başımdan bir serüven geçiyor. Kendimi sorguya çekince bunun, kendi kendim olmaklığım ve burada bulunmaklığım olduğunu görüyorum. Geceyi yarıp geçen ben'im. Bir roman kahramanı gibi mutluyum.
Bir kez emir verecek konuma ulaştın mı, böyle yapmak sanki doğuştan hakkınmış gibi emir yağdır onlara, onlar da alışkanlık gereği bu emirleri yerine getireceklerdir.
O kendi tuzağındaki yem. Gücün ve dehşetin hizmetkârı. Şiddetin... ilahlaştırmanın kafesinde hapsolmuş durumda. Her şeyini kaybedecek. O zaman da yıkılacak.
Her şeyin bir mevsimi vardır. Evet. Yıkmanın zamanı ve inşa etmenin zamanı vardır. Evet. Susmanın zamanı ve konuşmanın zamanı vardır. Evet, bütün bunlar. Ama başka? Başka? Bir şey, bir şey...