Yorum
Puan vermedi
Şermin Yaşar okumak, benim için her seferinde insan olmanın o unuttuğumuz, tozlu sayfalarını yeniden karıştırmak gibi. Yazarın kurduğu her cümlede kendi hayatımdan bir iz buluyor; karakterlerin acılarını, sevinçlerini ve çıkmazlarını adeta üzerime bir hırka gibi giyiniyorum. Söyleme Bilmesinler, beni en çok o "kırılma anı" ile derinden etkiledi. Yılların biriktirdiği sırların sıradan bir günde omuzlardan düşüşünü ve ne acıdır ki bu yükler yere serilirken günahların hep bir kişinin üzerine yıkılışını izliyoruz. Aslında bazen yaptığımız hataların faturasını hayata kesiyor, bazen de bu suçluluk psikolojisini başkalarına dayatıyoruz. Emin, Ethem ve Ekrem Kitaptaki üç kardeşin trajedisi, sevginin ve sevgisizliğin insanı nasıl şekillendirdiğinin en somut kanıtı. Ethem geçmişteki bir günahın bedeliyken, arkasından gelen Ekrem de payına düşen sevgisizlik sürgününe itiliyor. Nurten, sevilmeyi hiç tadamayan Ethem’e sunulmuş sessiz bir hediyeydi. Madalyonun diğer yüzündeki Emin ise, kendini kabul ettiğini sanan Çiğdem’in rüzgârında savrulurken karşısında Hülya’nın o duvar gibi suratını buluyor. Her karakter, kendi içindeki sevgisizlik boşluğunda bir diğerini hırpalıyor. Dünyadaki en büyük erdem, şüphesiz ki sevebilmektir. Sevmek başlı başına zor bir meziyettir; fakat insanın kendine sevilmediğini fısıldayabilmesi, işte o bambaşka bir cesaret ve sarsıcı bir olgunluktur. Üstelik bu sevgisizliğin ardındaki asıl nedeni öğrenip ruhunuza binen tüm ağır yüklerin farkına vardığınızda, hayatın seyri kökünden değişir. Çünkü o andan itibaren içinizde büyüyen o tekinsiz boşluk yerini, gerçeğin çıplak ve sarsılmaz farkındalığına bırakmıştır.
Söyleme BilmesinlerŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 202524,3bin okunma
8/10
·288 syf.··
Beğendi
·
2026 36. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 00:34
Klişelerin kraliçesinden yine bir solukta okunacak kitapla geldim. Her zaman söylüyorum. Eğer beklentiniz tumturaklı bir polisiye gerilim ise bu yazara bulaşmayın. Fakat olayların etrafında bir bilinmezlikle ve kafa karışıklığı ile film tadında kitap okumak istiyorsanız bu yazar her daim hakkını veriyor. Klişeler bile elinde canlanıyor. Brooks Sullivan ebeveyinleri ölünce ve oğlu Josh okulunda zorbalığa uğrayınca doğduğu kasabaya, aile evine geri döner. Fakat bulabildiğim tek iş hapishane revirinde pratisyen hemşireliktir. Burada uyulması gereken bazı kurallar vardır. En önemlisi mahkumlarla özel ilişki kurmamak. Fakat Brooke'un da büyük bir sırrı vardır. Cezaevinin azılı ve tehlikeli mahkumu Shane Nelson. Ve onun orada olmasının sebebi on yıl önce Brooke'un verdiği ifadedir. Kısa ve akıcı bölümlerin günümüz ve geçmiş arasında gittiği bir anlatımı var. Kitabın başından itibaren bir fikir oluşuyor kafanızda. Fakat emin olmaktan çok uzaktayız. Herkes Shane'in bir manipülasyon ustası olduğunu söylüyor ama asıl manipulatör yazarımızın ta kendisi. Bizi kitap boyunca diken üzerinde tutuyor. Emin olabilecek bir done vermiyor. Herkes şüpheli bir davranış sergiliyor. Kitap boyunca asıl gerçeğin etrafında dönüp duruyorsunuz. Bazen dokunuyorsun ama asla emin olamıyorsunuz. Brooke bana sarışın, aptal, amigo kız havası verdi. Üçüncü sınıf Amerikan filmlerinde olur ya, tam olarak o. Bunun için karakteri sevmemezlik yapmadım. Kitapta az da olsa geçmiş ile hesaplaşma ve pişmanlık izleri sezilmekte. Brooke'un niye böyle bir his verdiğine gelirsek bu kitapta geçen iki konu ile ilgili. Biri oğlunun bakıcısı Margie ile ilgili. Diğeri de Shane ile ilgili. Yazarın kitapları ile ilgili hep aynı şeyi söylüyorum. Film gibi. Hiç sıkılmadan okuyorum. Sayfaların nasıl aktığını anlamıyorum.
MahkûmFreida McFadden · Olimpos Yayınları · 20242,685 okunma
Reklam
GÜZEL DE SENSİN ÇİRKİN DE
10/10
·312 syf.··
Beğendi
·
2026 30. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 01:01
Bu yazar her romanında çıtayı arşa çıkarıyor . Daha iyisi olamaz diyorum daha iyisini yazıyor . Son sayfaya kadar ters köşeler bitmiyor . Heyecan , gizem , merak hep dolu dolu oluyor . Yazarımız güvenilmez anlatıcı tekniğini kullanmış ve sırayla karakterler anlatıyor bazen geçmişe gidiyor bazen şimdiye geliyorsunuz. Kitabın yarısına kadar “masum” olduğunu düşündüğünüz ve üzüldüğünüz karakter bambaşka biri çıkıyor .Hiçbir insanın aslında tamamen iyi ya da tamamen kötü olmadığını herkesin olayları ‘kendi penceresinden ‘ anlattığını ince ince işlemiş yazar . Şu cümleler çok çok hoşuma gitmişti okurken : Hayat hem güzel hem de çirkin, bizim de madalyonun iki yüzüyle birden yaşamayı ve karanlıktaki ışığı görmeyi öğrenmemiz gerekiyor. Dünya Güzel Çirkin, ilişkiler Güzel Çirkin, insanlar Güzel Çirkin. Bunu anlamak hayatı yaşamayı kolaylaştırıyor . Ayrıca romanda erkek egemen dünya ve erkekler tarafından hayatı mahvedilmiş kadınlara da değinilmiş . İhanet , takıntılı sevgi , terkedilme , aile kavramının önemi , ölüm , yas , suç ve pişmanlık , hayattaki önceliklerimiz sıkmadan düşündürerek aktarılmış . Tam kitabın sonu istediğim gibi bitmedi derken bir ters köşe daha yaparak son kez sarstı beni :) Bu yazara ve kitaplarına bayılıyorum . Okuyun okutturun
Güzel ÇirkinAlice Feeney · Yabancı Yayınları · 20251,931 okunma
Puan vermedi·128 syf.··
2026 95. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 11:14
Kitabın adı:Küçük Şirin Evin Gizleri Yazarın adı: Nadir Gezer Sayfa sayısı 128 Ali usta çok çalışan ve çok çalıştığı için de çok yiyen tatlıya düşkün bir insandır. Hulusi Ali Usta'nın oğludur herhangi bir işi yoktur çünkü iş bulamamıştır Ali Usta'nın canına tak eder oğlum artık çalış sen de bir aile kurdun ayrıca kardeşlerin büyüdü askere gidecekler onların paraya ihtiyacı var diye söylenir iş nerededir ekmek aslanın ağzındadır ama o ekmeği aslanın ağzından da çıkarmak çok zordur çok bir sürü işsiz güçsüz insan vardır çünkü günümüzde de öyle değil mi aslanım midesinden bağırsaklarına gitti ekmek ama işte çıkarılamıyor neden? Hatta bağırsaklar düğümlendi çöz çözebilirsen.. Ali usta bir gün komaya girer hastaneye kaldırırlar ve şeker hastası olduğu ortaya çıkar. Doktor yemesi ve yememesi gereken yiyecekleri söyler Ali usta bu duramaz bir sepet üzümü yer veeee... Sonuç mu kitapta bence okuyun yazarımızın kitapları çok güzel Yalın bir dille yazılmış gerçekten çok güzel okunuyor.
Küçük Şirin Evin GizleriNadir Gezer · Kum Yayınları · 20051 okunma
Puan vermedi·104 syf.·
2026 596. kitabı
Spoiler içerir! Altın gözde yansımalar kitabı yazardan okuduğum ilk kitap oldu. Gayet sade ve akıcı bir dille kaleme alındığını söyleyebilirim. Kitapta anlatılan olaylar ABD'de bir ordugahta geçiyor. Beş karakter üzerinden ilerleyen roman, bu karakterlerin birbiriyle olan ilişkilerini, bastırılmış duygularını, psikolojilerini ve bu psikolojilerinin kişiliklerine olan yansımalarını okuyacalarına sunuyor. Kısaca hikayemiz yüzbaşı ile karısı ve binbaşı ile karısından oluşan iki aile arasındaki ilişki ve yüzbaşının karısının eşini binbaşı ile aldatması etrafında şekilleniyor. Kitabımız bu çarpık ilişkinin karakterlerimiz üzerinde oluşturduğu psikolojik durumun değerlendirilmesi üzerinden ilerliyor. Bu karakterlerimiz dışında bir de sürekli onları dışarıdan gözetleyen, içine kapanık, asosyal ve tehlikeli diyebileceğimiz Er Williams adında bir karakterimiz var. Açıkçası gerek konusuyla, gerek anlatımıyla benim için yavan kalan, çok doyurucu olmayan bir eser oldu. Fakat herkeste aynı etkiyi oluşturacak diye bir durum söz konusu değil tabiki. Okumayı düşünen herkese şimdiden keyifli okumalar dilerim...
İnceleme
Altın Gözde YansımalarCarson McCullers · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20251,276 okunma
10/10
·416 syf.··
2026 4112. kitabı
Çok samimi ve içten bir anlatı. Okurken sanki bir tarihçinin değil de annesini özlemle anlatan bir evladın hatıralarını dinliyormuş gibi hissettim. Ortaylı, annesinin hayatını anlatırken aslında bir dönemin kültürünü, eğitim anlayışını ve aile yapısını da gözler önüne seriyor. Özellikle Şefika Hanım’ın güçlü, disiplinli ama aynı zamanda zarif karakteri çok etkileyiciydi. Kitapta en sevdiğim şeylerden biri, anlatımın sıcak ve doğal olmasıydı. Büyük olaylardan çok küçük anılar, günlük hayatın detayları ve aile içindeki ilişkiler anlatılıyor. Bu da kitabı daha gerçek ve dokunaklı yapıyor. Bazen hüzünlendiren, bazen de gülümseten anılar var. “Annem Şefika”, sadece bir anne portresi değil; aynı zamanda geçmişe, aileye ve hatıralara dair çok güzel bir saygı duruşu gibi. Sade ama etkileyici bir kitap olduğunu düşünüyorum. Okurken insan kendi annesini ve çocukluğunu da düşünmeden edemiyor.
Annem ŞefikaNuriye Ortaylı · Kronik Kitap · 202666 okunma
Reklam
Reklam