Aleyna

Aleyna
@ainesarc
yeniden iyi biri olmak mümkün

Aleyna

, bir kitap okudu
10/10
·520 syf.··
Beğendi
·
2020 37. kitabı
Jack London
8.9/10 · 135,1bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
10/10
·536 syf.··
Beğendi
·
2020 36. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 11 Ağustos 2020 19:46
“Bu kadar zaman yetiyor ona güvenmem için. Çünkü sevdim ve ben kalbiyle yaşayanlar zümresindeyim.” Tebriz'li bir halı tacirinin deli fişek oğlu Settarhan ve Trabzonlu inci tanesi Zehra diyor kitabın arka kapağında karakterler için.Balkan Savaşı yıllarının birbirine sürüklediği iki hayat ve o ırmakların kavuşma serüvenini izleyen,izleyip de sesini duyuramayan,duyurmaya çalışsa da o resim karelerinde kaybolan bir kadının,bir torunun hikayesi bu.Belki sadece o kadının belki de bu iki karakterin.Nazan Bekiroğlu'nun eserleri öyle ki kitaptaki her karakter bir anlığına öykünün içinde ana karakter konumuna geliveriyor,siz onu izliyorsunuz o kendini anlatıyor cümlelerinde. Bense bu eserde pek çok karakter tanıdım.Fedakarlığı tanıdım Büyükhanım'ın satırlarında,Mirza Han'ın satırlarında bastıramadığı hırçın duygularının ardında yatan baba şefkatini,Sofya da safi bir aşkı,Azam'da da bir kaybolma arzusunu,İsmail'in gerçeklerinin arkasında sakladığı ve sabırla büyütttüğü hayallerini,Settarhan da yeni başlangıçlara dair duyduğu umutların aslında kendisini nereye götürdüğünü bilmediği o meçhul karmaşayı okudum,Zehra da uzun bir yolculuğun onda yeşerttiği genç bir kadın suretini. Yıllardır gelmeyen ve aslında geleceği anı özenle seçen bir mektupla başlıyor kitabımız.Tam da roman gibi diyor ellerinde zarfı tutarken,tam da roman gibi ya dalıp gidiyoruz onun serüvenine.Yollar,insanları,resimler,yılları kovalıyor ve biz bir bir karakterleri,yaşananları öğreniyor ve bu uzun yolculuğun sonunda bu iki hayatın kesişme noktasını sabırsızlıkla öğrenmeyi bekliyoruz. Sanki bu onca savaş,bu uzun yolculuklar,acılı bekleyişler,yitip gitmeler,kendini kaybedişler ve yeniden buluşlar sadece o nihai buluşma anı için olmuş derken buluyorsunuz kendinizi.Dile kolay Tebriz'i,Taht-ı
Nar AğacıNazan Bekiroğlu · Timaş Yayınları · 202534,1bin okunma
10/10
·582 syf.··
Beğendi
·
2020 35. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 11 Ağustos 2020 16:34
Asıl adıyla Mükaşefetü-l-Kulub olan Kalplerin Keşfi,temelde İslamı hayatlarımıza sevk etmeyi,tam anlamıyla bir İslami yaşamı hedefleyen ve bu yolda tavsiyelerle,kıssalarla,hadislerle ve nice alimin sözleriyle size yol göstermeyi amaçlayan bir kılavuz kitap,bir kalpleri ihya kitabıydı.Aklıma gelen gelmeyen pek çok konunun incelemesini başlıklar halinde sunduğunu gördüğümde çokça faydalanacağım bir kitap olduğunu anlamıştım,yanılmadım. Tasavvuf kalp ile meşgul olan bir ilimdir.Malumdur ki,kalp nasıl olursa dış aza ve yaşayış da ona uygun bir manzara arz eder diyor kitabın arka kapağında.İşte bu düsturla iyiye,güzele ve fıtri uygunluğa göre yazılmış,ince ince işlenmiş kitap.Kitap kendi deyimiyle tasavvufta amellerin zuhur mahalli olan kalbi ele alıyor.Manevi yönden hastalıklarımızı tespit ediyor ve İslami çerçevede bu hastalıkların ilacını bir reçete usulüyle bizlere sunuyor. Sanıyorum kitapta en ilgimi çeken noktalar okuduğum diğer İmam Gazali eserlerinden farklı olarak çok sayıda alimin kıssasına hikayeleştirme usulüyle yer vermiş olmasıydı.Neredeyse her bölüm sorunu tespit ediyor,ince ince ayetlerle sizlere nakşediyor,hadislerle destekledikten sonra bir kıssayla bitiriyordu.Bölümler kısa kısa işlenmiş olsa da siz genel manasıyla olayı kavramış oluyorsunuz.Kitabın bu kadar kısa olması beni üzen tek şey sanırım.Keşke dedim iki üç cilt olsaydı da bölümler uzun uzadıya işlenseydi.İşte bu noktada da İmam Gazali'nin İhya'sını okuma kararım pekişmiş oldu. Eser baktığınızda anlaşılır cümle ve kelimelerle oluşturulmuş,ancak her bölüm sizi bir tefekkür sürecine sokuyor,haliyle birkaç günde bitecek kitap benim için bir haftaya kadar yayıldı.Bu türde bir kitap okuyor olsaydım şikayetlenebileceğim bir durum olabilecekken bu kitap için tam aksi bir durum oldu.Okuyanlar ne demek
Kalplerin Keşfiİmam Gazali · Çelik Yayınevi · 20159bin okunma
9/10
·331 syf.··
2020 34. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 27 Temmuz 2020 11:21
"Duyguları ifade edecek kelimeleri kullanmamak, yaşamda yavaş yavaş kör olmak değil midir zaten?" Körlük'ü herhangi bir kitabı almadan önce yaptığım rutin konu,inceleme,alıntı okumalarını es geçerek aldım.Yıllardır duyuyordum,o sarı kapaklı kitabı her yerde görüyordum ama bir şekilde alamıyor,bir çeşit ön yargı besliyordum.Sonrasında tüm bu ön yargılarımı yıkarak bir adım attım ve elime aldığım gibi okumaya başladım. Herhangi bir ülkenin,herhangi bir şehrinde ve o şehrin herhangi bir caddesinde bekleyen herhangi bir araçtaki herhangi bir adamın kırmızı ışıkta beklerken aniden kör olmasıyla başlıyor hikayemiz.Bunun ardından olaylar tabiri caizse çorap söküğü gibi ardı sıra geliveriyor ve biz de bu tuhaf bir şekilde gerçekçi dünyanın içinde kayboluyoruz karakterle beraber.Her karakter kendi öyküsünün içinde bu değişik salgının içine çekilirken bir an önce rutin yaşamlarının içinde bir parçayken bir an sonra adeta farklı bir düzenin içinde ortada kalışlarını,o çaresiz kalakalışları her sayfada hissettiririliyor ve bizler adını bile bilmediğimiz karakterlerle empati kurmaya çalışıyor ve bir gece yarısı körlerle dolu bir odada bir kör olarak uyanıyoruz. Kitap bende pek çok değişik his uyandırdı.Öyle ki bir sayfa önce hüzün iliklerime işlemişken,bir sayfa sonra derin bir tiksinti duygusu bedenimi ele geçiriyordu ve ben tam da bu yüzden Saramago okuyabileceğimi anlamıştım.Konudan bağımsız,yalın,duru ve sizi anda yaşatan gerçekti bir anlatım.Aynı zamanda bambaşka bir konuyu,size yaşatırcasına,sanki bir gün sonra uyandığınızda böyle bir durumla karşılaşabilecekmişsiniz bilinci uyandırırcasına veriş,okuyucuyu olayın içinde hissettirme.Alışageldiğimiz karanlığın içine düşme hissiyatlı bir körlükten ziyade,sanki bir süt denizinin içinde gözlerini açıyormuşsun a dönüşen bir
KörlükJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınları · 2022132,1bin okunma