Aleyna

Aleyna
@ainesarc
yeniden iyi biri olmak mümkün

Aleyna

, bir kitap okudu
9/10
·92 syf.·
6 günde okudu
·
2020 13. kitabı
Wilhelm Schmid
7.7/10 · 6,3bin okunma
Reklam
10/10
·242 syf.··
2020 12. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 25 Şubat 2020 11:33
İmam Gazali'nin Minhacü'l Abidin adlı eserinin tercümesi olan eser temelde akabe akabe ilim ve ibadette doğru yolda ilermeye teşvik eden ve bunları adım adım açıklayarak önce kendinizi sorgulamanızı,sonrasında nasıl bu durumları düzelteceğinizi açıklayan devasa bir reçeteydi benim için. Arka kapak yazısında "salih kulların hayat ve ibadet ölçüleri olarak da adlandırılabilir" diyor.Ne kadar da doğru,tam da böyle bir eser. Her bölüm belli bir konuyu ele alarak,ilim akabesiden,tevbe akabesine,oradan arızalar akabesine ve sonuçta kavadih akabesine ulaşan bir zinciri izliyor,sonucunda hem öğreniyor hem de hayatımızda uygulama adına adımlar atma yolunda bir adım atıyoruz inşallah.Tevekkül,kadere iman,ahiret ve dünya dengesi,takva hali gibi meseleler ince ince işleniyor. İmam Gazali eserlerinde en sevdiğim olaylardan biri verdiği konu veya kıssayı ayetlerle,hadislerle,sahabe sözleri ve alim görüşleriyle destekleyerek,bizi ilmi açıdan doyurması ve farklı bakış açıları göstermemize imkan tanıması.Hal böyle olunca insanın bir oturuşta sayfalarca okuyası geliyor.Şimdiden bu eserlerini bitirip İhya'sına başlamaya niyetlendim. Kesinlikle öneriyor,her evin kitaplığında yer alması gereken,feyz almamızı gerektiren güzide eserlerden biri olduğunu düşünüyorum.
Abidler Yoluİmam Gazali · Çelik Yayınları · 20192,249 okunma
9/10
·496 syf.··
2020 10. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 16 Şubat 2020 19:16
Spoiler olabileceği için direkt olarak kitap hakkındaki düşüncelerime geçiyorum.1.kitap gerçekten oldukça can alıcı ir noktada bitmişti.Bu kitapta tam kaldığımız noktadan devam ettiğini sanki diğer bölümmüş gibi yazarın bir boşluk bırakmadığını ve yer yer minik hatırlatmalarla bizi oluşabilecek kurgusal boşluk hissinden kurtardığını görüyoruz. İlk kitaba kıyasla çok daha hareketli,bir geçiş kitabıydı.Bu belenir bir durum çünkü ilk kitapta evreni tanıdık,karakterler hakkında fikir sahibi olduk,hislerini ve düşüncelerini anlamaya çalıştık.Bu kitaptaysa artık daha fazla olay ve adeta her bölümün sonunda vurucu bir son görüyorduk. Kitap boyunca beklediğim bazı şeyler gerçekleşmiş olsa da hiç beklemediğim ve beni gerçekten şaşırtan olaylar da oldu.Bunun dışında karakter gelişimi bakımından en sevdiğim karakter Laia.Başından sonuna kadar mükemmel olmayan,olması gerektiği gibi ve bazı serilerdeki o mükemmel karakter imajı çizilmeden oluşturulmuş ve zaman içinde gelişen bir karakter ,bunu ilk kitap yorumumda da dile getirmiştim.Ayrıca bu kitap da Helene için daha fazla alan oluşturulması ve bazı şeylerin onun gözünden görmemiz ve yaşadıklarına tanık olabilmemiz benim için harikaydı çünkü ilk kitaptan beri sempatimi kazanan ve merak ettiğim bir karakter olmuştu. Bununla beraber kitap boyunca yine İmparatorluk'un acımasızlıklarını sayfa sayfa işlemişti yazar.Zaten seri konu itibariyle oldukça acımasız.Acımasız işkenceler,duygusuzca işlenmiş cinayetler,insafsız cezalar ve hapis yöntemleri derken okuduğum en acımasız kurgulardan.İyisi mi bir karaktere çok fazla bağlanmayın,bir iki sayfa sonra ölmüş bulabilirsiniz. Bu kitapta serinin biraz daha genişlemesi ve belli konulara dallanma yapılabilecek birçok detay fark ettik,öğrendik ve ilk kitaptan kalan bazı soru işaretleri
Gece ve AteşSabaa Tahir · Epsilon Yayıncılık · 2018219 okunma
9/10
·154 syf.··
Beğendi
·
2020 9. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 14 Şubat 2020 08:45
Kitab-ül Hiyel sevgili yazardan okuduğum dördüncü kitabımdı ve anladım ki bulabildiğim eserlerinin tümünü okumadan bu serüveni bitiremeyeceğim.Çünkü dostlarım,yazarın farklı,çok farklı ve özgün,adeta sihirli bir dili var ve sizi hikayenin içine dahil ediyor.Dönemin İstanbul'unda ara sokaklarda oynayan çocuklar oluyorsunuz,kayıkçılardan biri haline geliyor,kahramanların konuşmalarına kulak kabartan bir esnaf oluveriyorsunuz bir anda.Bu şu ana kadar okuduğum tüm eserlerinde kendini hissettiren ve benim çok nadir yazarda hissedebildiğim bir duygudur.Ayrıca yazarın kullandığı anlatım dilini bazen anlamıyor gibi hissetseniz de anlıyorsunuz aslında.Bu çok tuhaf ama benim için gerçekten doğru bir durum.Özellikle Puslu Kıtalar Atlas'ında bunu net bir şekilde yaşamıştım.Ama bu kitapta genellikle teknik dil kullanıldığı için bazı kısımları anlamakta zorlandığımı söylemeliyim. Eski zaman mucitlerinin hikayeleri bir Hileler Kitabı'nın içine sığdırılıyor ve biz 3 kuşak mucidin öyküsünü,aralarındaki iletişimi,usta-çırak ilişkisini,devralma süreçlerini de işlenen şekilde okuyor ve izliyoruz adeta.Yafes Çelebi'den,Kara Calud'a,oradan Üzeyir Bey'e,aradaki Uzun İhsan Efendi detaylarına dek tam tamına bir İhsan Oktay Anar kitabıydı.Kitap mucitlerin eserlerini betimlemenin yanında bir çizim olarak sunma konusunda oldukça başarılıydı.Numaralı gösterimlerle icadın belli noktalarını size açıklıyor,adeta bir sunum haline getiriyordu.Devasa korkutucu bir denizaltının ayrıntılı bir biçimde parça parça açıklandığını düşünün.Gerçekten oldukça iyi olduğunu söyleyebilirim. Sadece bir iki sevmediğim noktayı belirtmek istiyorum.Kitapta beni bazen gerçek anlamda yoran bir teknik anlatım gözle görülüyordu ancak bu kitabın konusuyla bağdaştırılacağı için benden kaynaklı bir durumdu.Artı olarak Kara
Kitab-ül Hiyelİhsan Oktay Anar · İletişim Yayıncılık · 20205,8bin okunma