Bir sahafta çalışmıyorsanız, sahaflar size, büyüleyici yaşlı beylerin kitaplıklar dolusu ciltli kitapların arasında sonsuza dek gezindiği bir tür cennet gibi gelebilir. Sahafta çalışırken beni en çok etkileyen şey gerçek kitapseverlerin ne kadar az olduğuydu.
Hayat kalabalık, güzel hava içinde olur. Kalabalık içinde yalnız yaşamak, kalabalık içinde gezip beraber bir köşeye kaçmak, işte asıl zevk budur. İnsan, kalpleri birbirine bağlayan bu rabıtaları o zaman anlar. Ben seni ne kadar sevdiğimi başka kadınları gördüğüm zaman anlıyorum. Bazen rast gelip hatta senden güzel bulduğum kadınlara bakıyorum da kendi kendime hiçbirisini senin kadar, senin gibi sevemeyeceğime yemin ediyorum. Sende bir şey var, öyle bir şey ki, hiçbirinde rast gelemiyorum. Öyle bir şey var ki, işte bütün endişelerim senin yanında mahvoluyor. Ruhuma bir şifa, bir sükûn geliyor. Dudaklarını gözlerime dokundurduğun zaman bütün canımın koşa koşa gelip toplandığını, orada sana *mülaki olmaktan mesut olarak kaldığını hissediyorum.
*(buluşan,kavuşan,görüşen)
Selim İleri'nin "Edebiyatımızda Sevdiğim Romanlar Kılavuzu" kitabında bahsettiği klasiklerimizden okumaya başladım. Sırada bu kitap var. Özellikle Can Yayınları'nı tercih etmemin sebebi açıklamalı orijinal metin olmasından kaynaklı.
Dünya klasikleri kadar değerliler hepsi...
Sabahattin Ali'nin okuduğum ikinci eseri. Herkesin tahmin edebildiği gibi birinci eseri Kürk Mantolu Madonna'ydı.
Annesi ve babası eşkıyalar tarafından öldürülmüş küçük bir çocuğun en başında bana verdiği izlenim romanın sonunda bir şekilde hasretle ve uzun uzun tefekkür ettiği dağlara doğru kaçmasıydı. Yaşar Kemal'de okuduğum eşkıyalık hikâyelerini anımsattı hafif hafif. Açıkçası Yusuf'un çok daha önceden yoksulluğa isyan edip, memurluğu bırakıp dağa kaçmasını bekledim ama düşündüğüm olmadı. Üvey kardeşine aşık olmanın, en yakın arkadaşı Ali'ye ihanet ettiği hissinim mahcubiyetini sürekli taşıdı. Tabi roman eski dönemlerde olduğu için çocuk yaşta evliliği pek konuşmuyor veya eleştirmiyoruz. Fakat üvey kardeşlerin ilişkisi açıkçası beni biraz irite etmedi diyemiyorum. Kaymakam olan babasının evin hanımı olan kadının şerrinden korktuğu için bu kaçarak evlenme olayına pek itiraz etmeyip sevindiğini düşünüyorum. Sabahattin Ali hiçbir zaman sıkmadan okutuyor kendisini. Ben romanlarını seviyorum.