Ben, babam gibi olmayacağım.”
Bir çocuk bu cümleyi kurduğunda dünya gerçekten değişir mi? Yoksa akrep ile yelkovan, zamanın o acımasız kadranında hep aynı kavgayı mı sürdürür?
Bugün sizi temeli çatlamış bir evin, suskun duvarların ve birbirine düşman saatlerin hikayesiyle; Cemile Kurtaş’ın sarsıcı romanı Değiştir ile baş başa bırakmak istiyorum.
Roman; alkolün buğusunda eriyen bir evde, erkekliğin ezberine karşı susarak direnen kadınların sabrına ve en çok da baba gölgesinde ezilen çocuk kalplerine ayna tutuyor. Agâh’ın kalabalık yalnızlığından Ezel’in çamurdan yaptığı babaya kadar her karakter, içimizden bir parçayı paramparça bir yankıyla yüzümüze vuruyor.
Kuşaktan kuşağa devredilen o görünmez yangını söndürmek, geçmişin zincirlerini kırıp gerçekten "değişmek" mümkün mü? Yoksa sadece kaderimizi tekrar mı ederiz?
Zamanı geri sarmak değil, zamanın ritmini kökten değiştirmek isteyenlerin mutlaka okuması gereken, derin ve iz bırakan bir kurgu. Şiddetle tavsiyemdir